Festivalin iki yıldızı

Mephisto'nun ürkütücü derecede hırslı aktörü Hendrik Hoefgen, Albay Redl'in gözü yükseklerde subayı Alfred veya Benim Afrikam'ın ilgisiz kocası Hans...

Klaus'u bir de böyle izleyin!
Mephisto'nun ürkütücü derecede hırslı aktörü Hendrik Hoefgen, Albay Redl'in gözü yükseklerde subayı Alfred veya Benim Afrikam'ın ilgisiz kocası Hans... Tüm bu rolleri unutulmaz kılan, Avusturyalı usta oyuncu Klaus Maria Brandauer'i bu ay içerisinde sahnede izleme imkânına sahibiz.
Eğer ünlü Macar yönetmen Istvan Szabo'nun Almanya üçlemesi'ni izlediyseniz, Klaus Maria Brandauer çoktan favori aktörlerinizden birisi demektir. Szabo'ya haksızlık etmeyelim ama gerek Mephisto'nun, gerek Albay Redl'in, gerekse Hanussen'in sinemaseverlerde yarattığı etkide Brandauer'in performanslarının rolü büyüktür. Özellikle bir anda Avrupa sinemasının en bildik yüzleri arasına girmesini sağlayan Mephisto'da, gözünü hırs bürümüş aktör Hendrik Hoefgen olarak müthiştir. Sahnede Faust'u canlandıran, gerçek hayattaysa Nazi rejimiyle içli dışlı olan Hoefgen karakterini bir kez gören bir daha unutamaz.
1944 doğumlu Avusturyalı aktör, 60'lı yıllardan bu yana tiyatro sahnesinde, 70'lerden beri de beyazperdede boy gösteriyor. Uluslararası üne kavuşması 1981'de Mephisto sayesinde olmuştu. Brandauer, bu filmin başarısı ertesinde gayrı resmi Bond filmi Asla Asla Deme'deki kötü adam rolüyle Hollywood'a geçiş yaptı. Daha sonraysa Sydney Pollack'ın yönettiği Benim Afrikam'da Meryl Streep ve Robert Redford'la beraber kamera karşısına geçti. Hatta, söz konusu filmle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Altın Küre'sini kazandı ve Oscar'a aday gösterildi.
Sonraki yıllarda benzer şekilde ses getiren filmlerde yer almasa bile, kimi Avrupa ve Amerika yapımı filmlerde önemli roller üstlenmeye devam eden oyuncu, 1989'da Georg Elser-Einer aus Deutschland ile yönetmenliği de denedi. 1994'te yönettiği ikinci uzun metraj filmi Mario ve Sihirbaz ise çeşitli uluslararası festivallerde gösterildi ve başarılı oldu. Brandauer, hem yönetmen hem de oyuncu olarak tiyatro çalışmalarına devam ediyor, çeşitli sinema veya televizyon filmlerinde de seyirci karşısına çıkıyor. 35. Uluslararası İstanbul Müzik Festivali kapsamında, anlatıcılık görevini üstlendiği "Özgürlüğün Peşinde" projesi sayesinde bu büyük oyuncuyu bizler de sahnede görebileceğiz. Özellikle zamanında Mephisto'yu izleyip, kendisine hayran kalmış olanlar için kaçırılmayacak bir fırsat.
35. Uluslararası İstanbul Müzik Festivali, 20 Haziran Çarşamba akşamı saat 20.00'de Aya İrini Müzesi'nde son üç yıldır üstüste Almanya'nın Grammy'si sayılan Echo Klasik Ödülü'nü alarak ününe ün katan İngiliz kemancı Daniel Hope'un projesi "Özgürlüğün Peşinde" alanlarında son derece başarılı yedi müzisyen ile Avusturyalı ünlü aktör Klaus Maria Brandauer'i, (İş Bank ve Anadolu Sigorta sponsorluğunda) aynı sahnede buluşturuyor.
"Özgürlüğün Peşinde" ve 35. Uluslararası İstanbul Müzik Festivali'ndeki diğer konserlerin biletleri; Biletix satış noktaları; www.biletix.com ve Biletix çağrı merkezi (0216) 556 98 00 aracılığıyla ve AKM gişelerinden temin edilebilir.
Engin Ertan
www.iksv.org/muzik



Geri dönüşsüz bir konser
Her gün şafak söker ama sadece bir kere... İşte bu sebeple, dünyanın tüm sabahlarının geri dönüşsüz olduğunu söyler bir Fransız deyişi. Bu esinle yola çıkan Fransız yazar Pascal Quignard'ın Dünyanın Tüm Sabahları isimli romanını 1991'de aynı isimle sinemaya uyarlayan Alain Corneau, bu sayede çeşitli kategorilerde çok sayıda ödülü toplarken, yedinci sanatın müzikle buluştuğu en başarılı işlerden birine de imza atmış oldu. Müzik tarihinin gizemi kendinden menkul isimlerinden olan besteci ve viola da gambacı Sainte-Colombe'un yaşamını anlatan Dünyanın Tüm Sabahları'nın müzikleri ise, gelmiş geçmiş en iyi film müziklerinden biri olarak tarihteki yerini çoktan aldı. İşte bu muhteşem müziklerin mucidi Katalan besteci, orkestra şefi, viola de gamba üstadı Jordi Savall, 35. Uluslararası İstanbul Müzik Festivali kapsamında ülkemizi bir kez daha şereflendiriyor. Hem de Dünyanın Tüm Sabahları başlıklı konser programıyla.
Konserde Savall'a Alia Vox'un müdavim müzisyenlerinden oluşan Barok topluluk Hesperion XXI, Savall'ın muhteşem sesli soprano eşi Montserrat Figueras ile Maria Cristina Kiehr ve solistler eşlik edecek... Filmin ruhunu yansıtmak için Sainte-Colombe ve Marin Marais besteleri üzerine ayrıntılı bir çalışma yapan Jordi Savall'ın Dünyanın Tüm Sabahları kaydı klasik müzik dünyası için eşi görülmemiş bir satış başarısı yakalarken bazı taşları da yerinden oynattı. Bu müziklerin uyandırdığı ilgi dünyanın birçok köşesinde pek çok sanatçıyı eski müziğe yönelik kayıtlar yapmaya teşvik ederken, irili ufaklı çok sayıda firmayı da erken dönem müziklerini yayınlama konusunda daha istekli hale getirdi. Bu anlamda dönem müziği için bir köşe taşı oluşturan olan Jordi Savall, başını çektiği Alia Vox firması ile Barok-öncesi dönem klasik müzik eserleri konusunda benzersiz kayıtlar yayınlamaya devam ediyor. Diğer taraftan dünya meseleleriyle derdini hiçbir zaman tüketmeyen Jordi Savall, şimdiye dek yayınladığı tüm kayıtlarda kültürler arası dialogun ruhların dialogu ve sanatın aracılığıyla gerçekleşebileceğini anlatma çabasından vazgeçmiyor. Jordi Savall ve topluluğu Hespérion XXI, Jean-Pierre Marielle'nin canlandırdığı, Fransız viyola yorumcusu ve besteci Sainte-Colombe'un hayatını anlatan Dünyanın Tüm Sabahları filminin müzikleri ile 21 Haziran Perşembe akşamı saat 20.00'de Aya İrini Müzesi'nde, 35. Uluslararası İstanbul Müzik Festivali'ne konuk oluyor.
"Dünyanın Tüm Sabahları" ve 35. Uluslararası İstanbul Müzik Festivali'ndeki diğer konserlerin biletleri; Biletix satış noktaları; www.biletix.com ve Biletix çağrı merkezi (0216) 556 98 00 aracılığıyla ve AKM gişelerinden temin edilebilir.
Eray Aytimur
www.iksv.org/muzik