Gölgede ve güneşte Brezilya

Çoğumuzun albüm koleksiyonlarında özel bir yere sahip olan Amalia Rodrigues CD'leri, ülkemizde üstüste konserler veren Mariza'ya gösterilen ilgi... Portekiz'in fado müziğinin bizi böyle etkilemesi elbette ki şaşırtıcı değil.
Haber: N. BUKET CENGİZ / Arşivi

Çoğumuzun albüm koleksiyonlarında özel bir yere sahip olan Amalia Rodrigues CD'leri, ülkemizde üstüste konserler veren Mariza'ya gösterilen ilgi... Portekiz'in fado müziğinin bizi böyle etkilemesi elbette ki şaşırtıcı değil. Lizbon'daki öğleden sonralara pek de benzeyebilecek mesela bir Fethiye, bir Antalya öğleden sonrasının ardından gelen akşamda, geniş sofralara küçük tabaklar içinde zeytinyağlılar konurken, aynı nedensiz ferahlığı taşımıyor mudur, hafif hafif okşayan Akdeniz meltemindeki deniz kokusu?
Wim Wenders'in 1994'te çektiği Viagem a Lisboa/Lizbon Hikâyesi filminde rol alan, 1987'de arkadaşlarıyla kurduğu -bu filmin de müziklerini yapmış olan- Madredeus grubunun büyüleyici sesli şarkıcısı Teresa Salgueiro, geleneksel fado müziğine opera, caz ve tango unsurları ekleyerek ulaştığı özgün sound'la, bu müziğin günümüzdeki en önemli temsilcilerinden. 16 yaşında Lizbon sokaklarında ve tavernalarında fado ve Brezilya müziği bossa nova söylemeye başlayan Teresa'nın, Madredeus grubunun uluslararası ölçekte edindiği başarıdaki rolü çok büyük.
Zaman ve mekânda bir yolculuk
Neredeyse tüm röportajlarında solo albüm çıkarma konusunda sorularla karşılaşan Teresa, kısa süre önce çıkardığı Você e Eu/Sen ve Ben ile merakla bekleyenlere hak ettikleri bir albümle yanıt verdi. Brezilya'da kaydedilmiş olan bu albümde A. Carlos Jobim, Vinicius de Moraes, C. Buarque, Pixinguinha gibi çok önemli bestecilere ait 22 klasik Brezilya şarkısını seslendiriyor Teresa.
Proveta'nın klarneti ile öne çıkan Chovendo na Roseira'nın yumuşak caz melodileriyle açılan albüm, Brezilya'ya ait bir perküsyon çalgısı olan berimbau'yla dikkat çeken Na Baixa do Sapateiro'nun ardından Estrada do Sol'da João Cristal'ın piyanolarıyla caz sularında ağır ağır ilerliyor. 1954'te Rio de Janerio şehri için yazılmış hüzünlü bir valsin ardından, ansızın beliriveren neşeli sambalar daha ilk yedi şarkıda bu albümün dinleyiciyi Brezilya'nın çok farklı zamanlarında ve mekânlarında nasıl da upuzun bir yolculuğa çıkaracağının işaretini veriyor.
Fransız yönetmen Marcel Camus'nün Brezilya'da çektiği ve 1959'de Altın Palmiye alan filmi Black Orpheus'nun, bossa nova efsanesi Antonio Carlos Jobim'in yaptığı ve en az filmin kendisi kadar ilgi çeken müziklerinden klasikleşmiş A Felicidade, albümün harika bir hediyesi. Risque'nin hüzünlü piyanoları Teresa'nın sesindeki kırgınlıkla birleşince, bilinmeyen bir dilde de söylense tüm elvedaların aynı tınıya sahip olduğunu hissettiriyor dinleyene. Ama hüzne öyle fazla teslim olmak mümkün olmuyor, Brezilya müziğinin belki de önemli ismi olan Pixinguinha'nın Lamento'sunun melodilerinde dans etmeye başlarken. Inútil Paisagem'da Teresa'nın vokali ve piyanolar çelloyla tamamlanıyor, sakin bir melankoliyle. Triste'de João Cristal'in piyano doğaçlamalarıyla caz atmosferi yeniden belirginleşirken, Modinha'nın tanıdık melodileri Teresa'nın su gibi akan vokalinde hüznün hiçbir zaman çok fazla uzağa gidemeyeceğini hatırlatıyor. Pek çok caz müzisyeninin yorumlamış olduğu Insensatez'de iyice sinemaskop bir duyguya ulaşan bu hüzün, yine aşina melodilerle Meditaçao'nun hareketli bossa nova ritimlerinde biraz geriye çekilse de Valsinha'da yeniden beliriveriyor. Yine Black Orpheus filminden Orfeu'nun sambasında renklenip neşelenen atmosfer, albümün sonuna dek aşağı yukarı öyle kalıyor. Özellikle albüme adını veren Você e Eu'da ve ardından gelen A Banda'nın albümü kapatan çocuksu keyifliliğinde.
Teresa Salgueiro'nun 22 klasik Brezilya parçasını cazdan bossa nova'ya, valsden sambaya akarken o Tanrı vergisi sesini, piyanolar, çellolar, klarnetlerle süslediği bu toplama mesela Bueno Vista Social Club'ın 1997'de çıkardığı albüm gibi, Latin Amerika müziğinin olabildiğince kolay içine girilebilir biçimde uluslararası dinleyiciye sunulduğu bir albüm olmuş. Özellikle de bizler gibi Akdeniz kültüründen gelen dinleyici için Portekizli bir sesin söylediği bu Latin Amerika şarkıları, gölgede ve güneşte her daim içimizde olan hüznü, yaz güneşi altında eritmek için bu yazın şimdilik en iyi sürprizi. Şu güneş yanığı heyecanlarımızı ve melankolimizi anlatan ortak dili böyle içten ve doğal konuşabildiği için...
Teresa Salgueiro/Você e Eu/EMI