Gözünü sevdiğimin dünyası

Gözünü sevdiğimin dünyası
Gözünü sevdiğimin dünyası
Müzikal olgunluk çağını yaşayan Candan Erçetin'in 'Kırık Kalpler Durağında' albümü, etkin bir yorumcunun heyecan verici şarkılarıyla dolu
Haber: CENK ÖZBAY / Arşivi

90’lı yıllarda aramıza karışan, hayatımıza giren müzisyenler, şarkıcılar içinde en eğreti duran, zamana en uyumsuz, başka bir devirden ödünç alınmış izlenimi uyandıran Candan Erçetin’di. Üstelik gününün anlamına ve havasına son derece uygun biçimde bir hayli pop, ziyadesiyle eğlenceli, fazlasıyla şımarık çıkış şarkısı Umurumda Değil’e ve tersten oturduğu sandalyeye rağmen bu böyleydi. Sanki esaslı, ciddi şarkıcıların hüküm sürdüğü, derin manalı sözlerin söylendiği bir zamandandı da, araya bir şeyler karışmış, bizlere ulaşması biraz gecikmiş, kendini ait olmadığı bir cümbüşün ortasında bulmuş gibiydi hep. Gülümsediğinde bile muadilleri gibi çocuklaşmıyor, zevzekleşmiyor, hüzünle, bilgelikle, acı acı tebessüm ediyordu. Kentli, orta-sınıf, son gençlikten orta yaşa erkekleri ve özellikle de kadınları, yarattığı bu hava ve isabetli şarkıları ile kolayca cezbetti, kendine bağladı Erçetin.
Mete Özgencil ve Gökhan Kırdar’ın işbirliği ile hazırlanan ve 90’ların en iyi ilk albümlerinden olduğu su götürmez Hazırım’ı izleyen Çapkın ve özellikle de ‘Candancı’ diye tabir edilen kemik bir hayran kitlesinin oluşmasına vesile olan unutulmaz şarkısı Yalan, Erçetin’i gerçek anlamda bir popstar mertebesine ulaştırmıştı. Arkadan gelen ve özellikle Akın Ertübey’in nefis bestesinden kuvvet alan Elbette ile yolundan sapmadan yürüyen Erçetin, bu aşamada Özgencil ile çalışmayı bıraktı, yalnız devam etmeye karar verdi. İçinde Gamsız Hayat ve Parçalandım gibi kalıcı, önemli şarkıları barındıran Neden ile yeni bir dönemeci daha savrulmadan alan Erçetin, tek başına kazandığı başarısını kutlarcasına, ticari kaygı gütmeden bir chanson albümü çıkarıyor ve yarattığı rüzgar ile pek çok Türkçe albümden yüksek bir tiraja ulaşıyordu. Bu haklı coşkuyla yeni albüm Melek’te eserlerin çoğunun sözlerini yazıp bestelerini yapan Erçetin, müzikal yükü bu kez Alper Erinç’in düzenlemelerdeki dehasıyla bölüşüyordu. Hemen ardından piyasaya verilen Aman Doktor’da ise bu kez de Türkçe ile Yunancayı birarada kullanarak dile, sese ve ezgiye hakimiyetini gözler önüne seriyordu. 

Ah bu gidiş gelişlerin
Erçetin’in müzikal kariyeri tam da onun konumundaki bir starda olması gerektiği gibi sayısız single, remix, derleme ve saygı albümü katkısı, film müziği, Eurovision dahil yarışma şarkıları, TV programları, Nükhet Duru ve Erol Evgin ile birlikte Açıkhava Tiyatrosu’nda verdiği bir konserin DVD kaydı ile dopdolu. Tüm bu başarılara Erçetin’in bugünkü konumuna kimseyi taklit etmeden, öykünmeden, himaye altına girmeden, sırt sıvazlamadan, zaman zaman hayati önemde işbirliklerine gitse de sonuçta kendine dönerek, kendine güvenerek geldiğini düşünmek bile onun son 15 yılda çıkan en kişilikli, en önemli şarkıcı olduğunu belgeler.
Erçetin’in Kırık Kalpler Durağında adlı yeni albümü geçtiğimiz hafta piyasaya verildi. Bu yapımı az biraz da olsa gölgelendiren bazı stratejik dezavantajlardan bahsetmek mümkün. Öncelikle, verilen çok uzun aranın müzik piyasasında başka isimleri, en başta da Funda Arar’ı büyüttüğü ve eskiden Erçetin’in konumlandığı yere oturttuğu söylenebilir. Şebnem Ferah ve Mustafa Ceceli gibi isimlerle aynı anda raflara çıkmak da albüme gösterilen ilgiyi bir nebze azaltacaktır. Ajda Pekkan’ın bile sadece bir şarkıyla ortalarda olduğu bir anda, tam 16 şarkılık bir albümün dinleyicinin çoğunda mevcut olmayan bir takati talep ettiğini öne sürmek de güç değil. Son olarak, Esmeray’ın marş olmuş şarkısı Unutama Beni’yi icra etmek Erçetin’e hiçbir şey ekleyemezdi, biz bu şarkıyı zaten çok seviyor, ezbere biliyorduk. Tüm bu detayları, tali hataları bir kenara bırakırsak, karşımızda adıyla sanıyla olgunluk çağını yaşayan, etkin bir yorumcunun pek çoğu heyecan verici şarkılarla dolu yeni albümü var. Erçetin, kırgınlıkla umut, dertleşmeyle coşkunluk, yalnızlıkla biraradalık, hevesle doygunluk, toylukla tecrübe arasında kusursuzca işleyen bir dil oluşturmuş yazdığı şarkılarda. Kendisinden beklenen kimi Rumeli-Balkan tonlarına, Erinç’in zayıf melodileri bile şaha kaldıran düzenlemeleri ve Erçetin’in en zor sözlerin, en dik çıkışların altından rahatça kalkabilen şarkı söyleme tekniği eklenince sürenin uzunluğunu ve 16 şarkının getirdiği yorgunluğu unutturan bir müzik şöleni çıkmış ortaya. Geçtiğimiz yılın en iyi şarkılarından Ben Kimim’in cazibesi ve tesiri zaten hepimizin malumu. Yeni şarkılardan da özellikle Git, Yalvaramam ve Gözler’in öne çıkacağı, Erçetin klasikleri arasına gireceği muhakkak. O, böyle özgürce hissetsin, sakınmadan yazsın, cesurca söylesin ve cömertçe paylaşsın bizimle. Ona hep ihtiyacımız var.
Candan Erçetin/Kırık Kalper Durağında/Pasaj