Günışığına çıkan gerçek

Bursa şehrinde yaşıyorsanız, tarihin izine her yerde rastlarsınız. Yolda yürürken her an bir evliya sarığı, bir padişah türbesi, bir dede tekkesi, bir hanım ocağı karşınıza çıkar.
Haber: İKBAL POLAT / Arşivi

Bursa şehrinde yaşıyorsanız, tarihin izine her yerde rastlarsınız. Yolda yürürken her an bir evliya sarığı, bir padişah türbesi, bir dede tekkesi, bir hanım ocağı karşınıza çıkar. Ne de olsa Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluş başkentidir. İlkleri de çoktur. Balibey Han da bu ilklerden. Özelliği ise Türkler tarafından yapılan bir konaklama ünitesi, hanı, yani dönemin oteli olmasıdır. Bali Bey, l. Murat ve Yıldırım Beyazıt döneminde Rumeli'ye çıkan akıncı ailelerinden, Malkoçoğullarından geliyor. Malkoç Bey'in torunlarından Hamza Bey'in oğlu. Han, Bali Bey'in Yenişehir'deki camisine ve medresesine vakıf olarak yaptırılıyor. Ayrıca Osmanlı döneminde yapılan ilk üç katlı han olma özelliğini de taşıyor. Han, Kapalıçarşı'daki ticari faaliyet için kent dışından gelenlere hizmet etmesi amacıyla çarşının karşısına Altıparmak'tan Tahtakale'ye çıkarken Tophane sırtlarının altında kalan alana yapılıyor. 15. yüzyılda Bursa önemli bir ticari merkez olarak dünya pazarlarının göbeğinde bulunuyor. İpekyolu'nun, baharat yollarının buradan geçtiğini düşündüğümüzde, o dönem içinde kentte kiracı nüfusun olduğunu duymak da şaşırtmıyor. 15. yüzyılın dünya kenti olan Bursa'da, üç katlı bir oteli inşa etmek de Malkoçoğullarının torunu Bali Bey'e nasip olmuş. Ki buradan elde ettiği gelirle Yenişehir'deki camisini ve medresesini yapsın. 15. yüzyıl Bursa'sı, mekânsal sermaye süreçlerini okumak için de iyi ipuçları veriyor. Nereden kazanılan paranın nereye gittiği daha açıklıkla görülüyor. Bugünü çözebilmek daha karışık. Örneğin bu yapının restorasyonu için harcanan paranın 2,5 milyon YTL olduğu söyleniyor. Nereden gelen gelirin buraya aktarıldığını bilmiyoruz lakin bu restorasyon işinin neleri örtebildiğine bir bakalım.
Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün mülkiyetinde bulunan Balibey Han için, 06.03.2003 tarihinde Bursa Büyükşehir Belediyesi ile 30 yıl süreli bir protokol imzalanıyor. 2002 yılında yapının rölevesi çıkarılıyor, 2004 yılında restitüsyon projesi Koruma Kurulu'nda onaylanıyor. Ardından da 2005 yılında "turizm amaçlı restorasyon ve mühendislik projeleri" Koruma Kurulu'nca onaylanıyor. 6 Kasım 2006 tarihli gazetelere göre Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Hikmet Şahin, restorasyon uygulaması başlayan Balibey Han'da 36 dükkan ile kahvelerin yer alacağını, elişi mağazalarıyla turizme önemli katkılarda bulunulacağını ifade ediyor. Şahin, "Yeni fabrikalar, binalar ve gökdelenler inşa edebilirsiniz, ama görkemli bir tarihin izlerini kaybederseniz bir daha asla getiremezsiniz. Mazinizi bilmez, kültürünüze şekil veren eserlerinizi ve değerlerinizi koruyamazsanız, sağlam bir geleceğiniz de olamaz. Hamza Bey'in oğlu Bali Bey'in Yenişehir'deki medrese ve camisine akar olması için 500 yıl önce ilk çok katlı han olarak inşa edilen üç katlı han, uzun yıllardır kimsenin dönüp bakmadığı bir viraneydi. Han'ı aslına uygun olarak restore ettirerek Bursa turizminin hizmetine sunacağız" diye Belediye Başkanı olarak kente ve tarihe verdiği hizmeti anlatıyor. Peki Şahin'in ifade ettiği sözlerin nesnesi nerededir? Ortaya çıkan resimde, bu cümlelerin nesnesi bulunamıyor.
Metalaşma
Başkan'ın virane diye tanımladığı yapı, koruma projesi gerçekleşmeden önce bir tarihi yapı olarak görülebiliyordu. 500 yıl evvel Bursalıların ellerinden çıkan tuğlalar, o tuğlaların dizilimi, o dizilimin çıkardığı biçim, o biçimin oluşturduğu hacim görülebilir, dokunulabilir durumdaydı. Biraz etrafı temizlenerek, birkaç küçük düzenleme, biraz bakımla, üstelik tüm bu işlemler küçücük bütçeyle yapılarak 500 yıllık Malkoçoğullarının oteli, insanların bilgisine/ilgisine açılabilirdi. Ama bunun yerine Belediye Başkanı, 2,5 milyon YTL vererek, rölevesini, projelerini yaptırarak 64 odalı yapıyı yeniden inşa etti. Şimdi 500 yıl evvelki tuğlaları ve o tuğlaların yarattığı formları görmüyoruz. Bunun yerine gazlı betondan yapılmış yeni bir han var. 2007 yılında yeniden inşa edilen bu hana Balibey Han denebilir mi?
Osmangazi Belediyesi'nin, "Osmangazi'yi Anma ve Fetih Şenlikleri" çerçevesinde düzenlediği 'Fetih Yürüyüşü'ne katılan Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül'e, 6 Nisan 2007 tarihinde ÖDP Bursa il örgütü sormuş: "Balibey Han Restorasyon Projesi adı altında yapılan inşaatın önünden geçerken göreceği 'gazlı beton' yığınının altında gömülenin ne olduğunu biliyor mu? Yüzyıllardır duran taşları AKP'li belediyelerin 'koruma uygulamalarıyla' tarihe gömdüğünü fark edecek mi?"
Bir Bursalı olarak Balibey Han'ın önünden her geçişimde canım yanıyor. Bir kısım uzmanların, yerel yöneticilerin iş yapacağız hırsına kurban giden tarihin, çocukluğumun mekânı artık yok. Şahin'e kendi sözlerini hatırlatmalı: "Yeni fabrikalar, binalar ve gökdelenler inşa edebilirsiniz, ama görkemli bir tarihin izlerini kaybederseniz bir daha asla getiremezsiniz". Balibey Han'ın izleri restorasyon adı altında yok oldu. 500 yıl önceki tuğlaları, hacimleri görmek istiyorsanız, mevcutta bulunan gazlı betonların altına bakmanız lazım. Tarih sanırız ki hiç görüldüğü gibi değil, AKP'li belediyenin izlerini yok ettiği Malkaçoğullarının Han'ına bir tek ÖDP sahip çıkmaya çalışmış. Bugün Balibey Han olduğu iddia edilen yapının üzerinde Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin astığı "Balibey Han günışığına çıkıyor" pankartı bulunuyor. Gün ışığına çıkan tek gerçek kapitalizmin tarihi yapılarımızı da birer meta haline getirdiğidir.