Hem Türkçe hem Kürtçe

''Ayşe imam nikahıyla, ikinci eş olarak evlendirildi. Kocası, bir süre sonra ayrı yaşadığı birinci eşiyle barıştı ve birlikte yaşamaya başladı.
Haber: NAZAN ÖZCAN / Arşivi

''Ayşe imam nikahıyla, ikinci eş olarak evlendirildi. Kocası, bir süre sonra ayrı yaşadığı birinci eşiyle barıştı ve birlikte yaşamaya başladı.
'İlk eşimden intikam almak için seninle evlendim. Şimdi onunla olmak istiyorum, seni istemiyorum' diyen eşi, Ayşe'yi dövmeye başladı. Ayşe birkaç aylık olan bebeğini bırakarak evden ayrılmak zorunda kaldı. Bir kadın merkezinden yardım istedi. Eşinden şiddet gördüğü için, darp izlerini gösteren sağlık raporu alındı, şiddet uygulayan eş hakkında suç duyurusunda bulunuldu, çocuğunu geri almak için dava açtı, kısa bir süre sonra çocuğunu aldı. Eş üç gün gözaltına alında, 4320 sayılı yasa gereği evden uzaklaştırılmasına karar verildi. Ayşe çocuğuyla birlikte evine döndü."
"Hafize, Selma, Saadet bir devlet dairesinde sözleşmeli müteahhit elemanı olarak üç yıl çalıştılar. Sözleşmeleri dört yıllıktı. Üçüncü yılın sonunda sözleşmeleri devam ettiği halde, devlet kurumu o yıl aldığı bir kararla, üç yıl boyunca yaptıkları işin niteliğini değiştirip (büro elemanı iken, temizlik işçiliği yapmaya zorlandılar) işten çıkarıldılar. Hakları olan ihbar ve kıdem tazminatları ile diğer hakları, müteahhit şirketi tarafından da devlet kurumu tarafından da ödenmedi. Bir kadın örgütüne başvurdular. Kadın örgütünün hukuk danışmanı ile görüşüp, dava açıp haklarını kazandılar."
"Hatice berdel olarak evlendirildi. Kocası sürekli dövüyordu. Boşanması, berdel karşılığı evlenen kardeşinin de boşanmasına neden olacağı için, evliliğini sürdürsün diye ailesinden ağır baskı görüyordu. Yaşadığı şiddete daha fazla dayanamayıp kadın merkezine başvurdu. Üç çocuklu Hatice, vücudundaki darp izleri nedeniyle sağlık raporu aldı, sığınma evine yerleşti, dava açarak boşandı. Şimdi başka bir hayat kurmaya çalışıyor."
Yukarıda anlattığımız olayların ortak noktaları, kadınların başına gelmesi, şu anda bile güzide memleketimizin bir yerlerinde onlarca kadın tarafından yaşanıyor olması, Helsinki Yurttaşlar Derneği'nin Kürtçe ve Türkçe olarak yeni çıkardığı 'Rebera Hevwelatiya Jin/Kadının El Kitabı'ndan örnekler olması, kadınların "haklarını bilerek ya da bilmeyerek" bir yerlere başvurup bir sonuca ulaşması. Ve son olarak da, birinci örneğin kadının "bedenle ilgili hakları"ndan, ikinci örneğin kadının "ekonomik hakları"ndan ve üçüncü örneğin kadının "çocuklarla ilgili hakları"ndan ve hepsinin de yasalarla koruma altına alınmış olması. Yani bu haklar bilindiği sürece kullanılabilir ve sonuca ulaşılabilir.
Kitabı hazırlayan Esra Koç ve avukat Ayşegül Kaya da tam da bunun üzerinde duruyor döne döne. Diyorlar ki, "Bilgisizlik, bir yandan gelenek dediğimiz sözlü yasaların egemenliğinin devam etmesine, öte yandan yazılı yasalardan yararlanmamamıza neden olur. Tüm geleneksel yapılara ve kurallara baktığımızda özellikle bilgiden ve öğrenmekten alıkonulduğumuzu görüyoruz. Çünkü bilmek, kendimize güvenmemize ve yaşamımızı değiştirmemize yol açar. Bilgi, zaten 'kötülüklere' gebe oldukları yıllarca önce söylenmiş kadınların elinde olursa elbette ürkütücüdür. Hani laf aramızda, bilirsek kullanacağımız da kesindir!" İşte tam da bu yüzden yazılmış bir kitap bu. Ama diyorsanız ki, bu ülkede hâlâ okumaya yazma bilemeyen yüzbinlerce kadın var, sizin tuzunuz kuru, onlara ne olacak, onlar da düşünülmüş. Hem Türkçe hem Kürtçe olarak CD hazırlanmış. Boyalı Kuş tiyatrosunun hazırladığı CD'ler bir tür radyo tiyatrosu gibi. Didaktik didaktik anlatmak yerine kadınlar, dertleşiyormuş gibi öncelikle sorun üzerinde konuşuyorlar sonra da çözüm yollarını en ince detayına kadar anlatıyorlar. Dinleyen ne yapması gerektiğini ve nasıl yapılması gerektiğini kolayca anlayabiliyor.
Neler var neler?
Hukuk dilinin ağırlığını taşımayan kitabın ilk çalışmaları 2006'nın Ocağında başlamış. Tabii ki kadının günlük hayatta karşılaşabileceği her şeyi bu kitabın içine koyalım gibi bir şey düşündükleri için başlıklar epey fazla. Ama tabii bu anlamda da iyi. Çünkü böylece sürüyle hurafeyi yıkıyor. Mesela boşanınca erkek çocuk annede, kız çocuk babada kalır yalanı. Yasa çocuğun korunması ve yetişmesi için kadının çok daha önemli olduğunu öngörüyor. Yüzde 99 çocuğun annede kalmasına karar veriyor. Velayet kadınlara veriliyor ama kadınlar bunu bilmiyor, bilmeyince de boşanmayı göze alamıyor vs. Başlıklar çeşitli dedik. Birinci bölüm olan "Bedenimiz Bizimdir"de doğurmama hakkından kürtaja, şiddetten bekaret kontrolüne birçok konu var. İkinci bölüm "Ekonomik Haklarımız". Çalışma hakkından kadınlara yasak olan iş alanları var mı, iş ilanlarında ayrımcılık yapılıyor mu, gebelik işten çıkarma gerekçesi olabilir mi, kadının çalışması kocanın iznine bağlı mı, işyerinde cinsel taciz, eşit işe eşit ücret, doğum izni, kreş ve yuva açma yükümlülüğü, ev emekçisinin sigortalanması, ev kadınının sigortalanması, boşanma durumunda kadının sosyal güvencesi bu bölümün konuları. "Mülkiyet Haklarımız" isimli üçüncü bölümde miras hakkı, evlilikte mal rejimi, boşanma durumunda haklarımız var. Bölüm dört "Aile Hukuku"nda nişanlanma, evlenme, boşanma, zina, dini nikah, başlık parası, zorla evlendirilme, boşanma davası nasıl açılır, boşanma halinde kadının hakları, boşanma davalarında yetkili mahkeme gibi bilgiler yer alıyor. Bölüm 5 "Kimlik Haklarımız". Altıncı bölüm
"Çocuklarımızla İlgili Haklarımız" yazıyor: Velayet, nafaka, evlilik dışı çocuk, babalık davası, aile düzenine karşı suçlar. Yedinci bölümden 14. bölüme kadar ise şöyle devam ediyor: "Siyasal Haklarımız", "Mahkemelerde Hak Arama", "Eğitim Hakkı", "Yerel Yönetimle İlgili Haklar", "Yerleşme ve Seyahat Özgürlüğü", "Trafikte Karşılaşılan Sorunlar ve Yasal Başvuru Yolları", "Medya Karşısında Kadının Durumu", "Tüketici Olarak Haklar". Bu bölümlerden sonra, "Kadın ve Kadın Yurttaş Haklar Bildirgesi",
"Uluslararası Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi", "Ailenin Korunmasına Dair Kanun", "Bilgi Edinme Kanunu",
"Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun" da kitaba eklenmiş. Ama en güzeli, acil durumlarda ya da yardım için gerekli olduğunda arayabileceğiniz kadın merkezlerinin adresleri ve telefonlarının kitabın arkasında olması. Ayrıca her tür dilekçe örneği de konulmuş. Kitap ve CD'ler satılmıyor ama isteyene posta ücreti karşılığı gönderiliyor.
www.hyd.org.tr
0212-292 68 42/43
Kadının El Kitabı- Rebera Hevwelatiya Jin/Helsinki Yurtaşlar Derneği/171 sayfa