Hikmet Benol'dan tehlikeli bir oyun

Hikmet Benol'dan tehlikeli bir oyun
Hikmet Benol'dan tehlikeli bir oyun

?Tehlikeli Oyunlar?da ErdemŞenocak iyi bir oyunculuk sergiliyor.

Seyyar Sahne'nin 'Tehlikeli Oyunlar'ında sahnedeki iki salıncak ve bir oyuncu, izleyicinin hayalinde Oğuz Atay'ın mekânlarına, karakterlerine, yaşantılarına ve olaylarına dönüşüyor
Haber: ESRA KARACA APAYDIN - esrakaraca7@gmail.com / Arşivi

Seyyar Sahne’nin Oğuz Atay’ın aynı adlı romanından uyarladığı Tehlikeli Oyunlar, ülkemizde iyi oyun izlemeye aç tiyatrosever için, bir ziyafet sofrası. Usta bir yazarın kaleminden çıkmış ustaca bir metin, usta bir ekibin elinde ustalıkla sahnelendiğinde izleyicisine estetik hazzın doruklarında bir deneyim yaşatıyor. Tehlikeli Oyunlar niteliksiz, tutarsız, derinliği olmayan, -miş gibi yapan çağdaş eserler kirliliğinde “gerçek bir başyapıt” övgüsünü hak ediyor.
Oğuz Atay’ın okuyucuyu bir magnet gibi kendine çeken güçlü metni, oyuncu Erdem Şenocak’ın olağanüstü performansıyla birleşince üç saatlik bir zihinsel ve duyusal şölen izliyoruz. Romanın sayfaları, oyuncunun bedeninde hayat buluyor. Tehlikeli Oyunlar, tiyatroda edebiyat uyarlamalarının sıkıcı ve sönük oyunlardan öteye gidemeyeceği yargısını derinden sarsarak izleyicinin tiyatroya inancını tazeliyor. Bu misyonun deneysel tiyatro anlayışına sahip, kurumsallaşmaktan kaçınan, akademik altyapıyla beslenen marjinal bir grup tarafından hayat bulması daha da anlamlı. Çürümüş bir sistemin kurumları olan ödenekli devlet ve şehir tiyatrolarından ve tamamen ticarileşmiş, eğlence endüstrisinin bir işletmesi olarak faaliyet gösteren özel tiyatrolardan apayrı bir kulvarda var olma iddiası taşıyor Seyyar Sahne. Son oyunları Tehlikeli Oyunlar ise araştırmaya dayalı teorik çalışmaların tiyatrodan alınacak hazzı baltalamak yerine artırabileceğinin, izleyiciye düşünme eylemiyle keyif alma eyleminin aynı anda sunulabileceğinin en iyi kanıtı. 

Mükemmel uyum
Tehlikeli Oyunlar, hem Oğuz Atay severler hem de yazarla yeni tanışanlar için “içerik ve biçimin mükemmel uyumu”na sahip örnek bir çağdaş tiyatro oyunu niteliği taşıyor. Seyyar Sahne ekibi bu güçlü metnin kendilerine yüklediği sorumluluğun farkında olarak sekiz aylık bir yaratım süreci sonunda Oğuz Atay’a yakışan iyi bir oyun ortaya çıkarmayı başarmış. Uyarlama sürecinde “Her büyük romanda en az bir tane tek kişilik oyun saklıdır” görüşü kılavuzları olmuş. Oğuz Atay’ın romanı büyük ölçüde birinci tekil şahsın ağzından yazması, anlatıya Hikmet’in iç sesinin hakim olması aslında tek kişilik oyun fikrinin çıkış noktası. Böylece romanın sesi, oyuncunun sesine dönüşüvermiş. Oyuncu, temsilin merkezinde ve sahnede tüm imkanlarını zorlayarak performansını gerçekleştiriyor. Sahnedeki iki salıncak ve bir oyuncu, izleyicinin hayalinde Oğuz Atay’ın mekanlarına, karakterlerine, yaşantılarına ve olaylarına dönüşüyor. Erdem Şenocak’ın, oyun boyunca sesini ve bedeninin tüm elemanlarını kişileştirmesi ve salıncakları işlevsel olarak kullanması çok etkileyici. Salıncaklar bazen bir deniz, bazen bir insan oluyor. Oyuncu ayak parmaklarından başına, kollarına, ellerine hatta tırnaklarına kadar bedeninin her noktasını ustaca kullanıyor. Oyuncunun sahnedeki bu bedensel eylemleri oyunun ritmini ve iniş çıkışlarını belirliyor. Aslında oyunun bir melodisi var ve oyuncunun mükemmele yakın performansı bu melodinin akılda kalıcılığını sağlıyor.
Seyyar Sahne ekibi oyunun yaratım aşamasında klasik rolleri ve tanrı yönetmen anlayışını bir kenara bırakıp tamamen diyalog üzerine kurdukları bir sistemde çalışmışlar. Oyuncuya daha büyük bir alan bırakan bu yenilikçi yaklaşım, oyun-izleyici ilişkisine de birebir taşınmış. Çağdaş bir açık yapıtın olmazsa olmaz özelliği olan “izleyiciye yorumlama/hayal etme alanı bırakma” oyunun en güçlü yanlarından biri. Bu noktada Seyyar Sahne’nin Oğuz Atay’ın kendine has modern bir dil yaratarak kurguladığı “açık yapıtı”nı çok iyi çözümlediği ve başarıyla yeniden ürettiği söylenebilir.
Tehlikeli Oyunlar’da Oğuz Atay’ın “düşen insan”ı Hikmet Benol’un varoluş mücadelesine, kendisiyle, yaşadığı dönemle, çevresiyle ve hakim ideolojilerle “hesaplaşmasına” tanık oluyoruz. Atay’ın ana karakteri Hikmet Benol, eşi Sevgi’den ayrılarak fakir bir mahallede üç katlı izbe bir gecekonduda yaşamaya başlar. Komşuları Naciye Hanım ve Emekli Albay Hüsamettin Tambay, Hikmet’in dünyasını oluşturur. Hikmet gürültülü komşularının arasında geçmişini, kimliğini, çevresinde olan biteni sorgularken kendi geleceğine de yön vermeye çalışır. Metinde “En büyük hazinemiz aklımızdır” üzerine kurulan Oğuz Atay ironisinden herkes payını alıyor: Geç modernleşme sürecindeki Türk toplumu, ülkenin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik durum, resmi ideoloji, askeri sistem, milli edebiyat, resmi tarih, aydınlar ve sanatçılar, aile kurumu, bireyin kendisi vb.
Romanda Hikmet’e Kemalist ideolojinin kalesi olan ordunun temsilcisi “Albayım”ın eşlik etmesi, Emekli Albay Hüsamettin Tambay’ın Hikmet’i gerçekçi olmaya davet eden ‘rasyonel’ taraf olması tesadüf değil. Yazarın ustalığı, tüm resmi ideolojilere bir yandan eleştiri oklarını saplayıp bir yandan da ince bir mizah duygusunu hep korumasından gelir. Ordu içindeki hiyerarşiyle ve resmi tarih yazımındaki düzmece mantıkla inceden inceye eğlenir.
Oğuz Atay’ı farklı kılan, kendini her şeyi bilen tanrıyazar gibi görmemesidir. Taraf olmak gibi bir derdi yoktur sanki, rasyonel olanın karşısında irrasyonel, anti-Kemalistin karşısında Kemalist gibi durup karşı tarafa saldırmayı seçmez. Varoluşsal meselelerini tüm benliğiyle yaşayan, tespitlerini yapan ve bunları kendine özgü bir ironiyle dışavuran bir yaratıcılığa sahiptir. Tehlikeli Oyunlar’daki soyut isimlerin seçilişi (Hikmet Benol, Sevgi, Bilge, Nurhayat, Hidayet, Mütercim Arif gibi kahraman isimleri), Gecekondu, Son Yemek, Düşüş gibi bölüm başlıkları, ilk bölümde birinci şahıs geri kalanda hikâye dilini kullanması, tarih, sınıflararası ilişkiler, din, ordu gibi konularda doğrudan ve dolaylı yaptığı göndermeler, Oğuz Atay’ın romanı rastlantısal değil bir plan ve çerçeve içinde yazdığını kanıtlar. Hikmet Benol ismi bile tek başına bir mesaj taşır: “Hem keramet sahibi hem de birey”.
Tehlikeli Oyunlar 5, 6 ve 12 Mart’ta İTÜ Maçka Sahnesi’nde, 14 Mart’ta Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda, 15 Mart’ta Hatay Kültür Merkezi’nde ve 23 Mart’ta İzmir Bornova Uğur Mumcu Kültür Merkezi’nde. 0531-696 41 09