Hopa izin vermiyor!

Geçen hafta cumhurbaşkanlığı seçimleri, 'darbe hazırlıkları' ve Kerkük tartışması arasında Hopa Belediyesi'nin "Kültürler Buluşması" projesini durdurması gözlerden kaçtı.
Haber: HAKAN TAHMAZ / Arşivi

Geçen hafta cumhurbaşkanlığı seçimleri, 'darbe hazırlıkları' ve Kerkük tartışması arasında Hopa Belediyesi'nin "Kültürler Buluşması" projesini durdurması gözlerden kaçtı. Diyarbakır Kayapınar Belediyesi'nin; Kültür Bakanlığı'nın onayıyla, AB'nin kültürel hakların desteklenmesi kapsamındaki hibe programından yararlanma isteğinin kabul edilmesiyle, 22 Aralık 2006'da proje anlaşması imzalandı. Kayapınar Belediyesi, projenin birlikte yürütülmesi için Hopa Belediyesi'ne öneri yaptı. Hopa Belediye Meclisi öneriyi, 12 Aralık 2006 tarihli toplantısında, CHP'li iki üyenin karşı oyuyla, dokuz üyenin oluruyla kabul etti.
Programa göre, "Kültürler buluşması" kapsamında, Mart ayında Hopa ve Kayabaşı'nda kokteyle proje tanıtılacaktı. Nisan ayında Hopa'da 150 kişinin katıldığı tarihi ve kültürel yerlere gezi düzenlenecekti. Hopa ve Kayabaşı'nı tanıtan çok kültürlülük paneli düzenlenecekti. Aynı biçimde Haziran ayında Diyarbakır'dan Hopa'ya gelecek 150 kişilik bir kafileye benzer program uygulanacaktı. Daha sonra her iki yerde Türkçe, Lazca, Gürcüce, Kürtçe, Hemşince açıkhava konserleri düzenlenecekti.
Programın amacının toplumsal hoşgörü, kardeşlik, dayanışma duygularının geliştirilmesini, farklı kültürlerin tanınmasını, bu toprağın zenginliklerinin kavranılmasını sağlamak olduğu çok açık. Ancak ne hikmetse bu programın hayata geçirilmesi engellendi. 6 Nisan 2007 tarihinde Hopa Belediye Meclisi toplantısında CHP, DYP ve AKP'li üyelerin iptal, üç ÖDP'li üyenin karşı oyuyla, Hopa Belediyesi "Kültürler Buluşması" projesinden çekildi. En az bu karar kadar, bu nokta nasıl gelindiği de önemli. Seçilmesinden üç yıl sonra Belediye Meclisi krizle karşı karşıya geldi. Meclis'in, almış olduğu kararı dışarıdan gelen baskıyla değiştirmek durumunda kalması, belediye başkanına vermiş olduğu yetkiyi oy çokluğu ile geri alması, yeni sorunların işareti olsa gerek.
Niçin uygun bulunmadı?
5 Mart 2007 tarihinde Hopa'da düzenlen projenin tanıtım toplantısından sonra 7 Mart'ta Hopa Kaymakamı Şahin Aslan bir toplantı düzenledi. Toplantıya ilçedeki muhtarlar, emniyet müdürü, jandarma komutanı, belediye başkanı, belediye meclis üyeleri ve sivil toplum kuruluşları katıldı. Toplantıda kaymakam Aslan'ın "Kayapınar Belediyesi'nin seçilmesi uygun değildir" diyerek projeye karşı olduğunu ifade etmesiyle tartışma başladı. Kaymakam, uygun bulmamasının gerekçesini Sabah gazetesinden Sadık Güleç'e "Amerika'da yayınlanan haritalarda Hopa'nın Kürdistan'ın parçası gösterilmesi gibi hadiseler vatandaşı rahatsız ediyor. DTP'nin il başkanlarının, belediye başkanlarının da yasal takibatları var. Bu gerginliğe gebe bir konu" biçiminde açıkladı. Bu tutum, iki belediye arasında kurulmak istenen kardeşlik köprüsünün yıkılmasına yol açtı.
CHP İlçe Başkanı Fehmi Ustabaş ise, karşı çıkmalarının gerekçesini "Kültürler buluşuyor adı altında Türkiye'de etnik gruplar birbirine düşürülmek isteniyor. Bunu yapmak için de birilerini kullanmak istediler. Türkiye'de ilkini yapmak için de Hopa'yı seçtiler. Hopa'da Atatürk ilkeleri konuşulur. Türkiye'de hiçbir bölge yok, ayrılıkçı yok, herkes birbiri ile kardeştir dedik bu şekilde karar aldık. İlk zamanda iki arkadaşımız sadece kültür dayanışması adı altında imza attı. Güneydoğu'da DTP il başkanları yargılanırken, Türkiye Cumhuriyeti'ne laf söylerken bizim Hopa'da onları ağırlama lüksümüz yok" biçiminde izah ediyor. (Cihan Haber Ajansı, 8 Nisan 2007 )
Kaymakam Aslan, seçimle gelmiş ve haklarındaki yargılama sonuçlanmamış belediye yetkililerine ilişkin hüküm verirken birkaç yanlışı birden yapıyor. Türkiye'nin yönetim yapısında belediyelerin kimlerle ne tür ilişki kuracağına karar verecek merci, kaymakamlık değildir. Yargılanan veya hakkında soruşturma açılan bir belediye başkanı, proje ise iki belediyenin tüzel kişiliğini bağlayan bir çalışmadır. Bu nedenle Kaymakam, bütün Kayapınar halkını potansiyel suçlu ilan ederek hukuku ayaklar altına alıyor ve suç işliyor. Faklı kültürler arasına düşmanlık duygusunun gelişmesine sebep oluyor. Yetkisi, görevi ne olursa olsun hiç kimse, kimseyi veya herhangi bir makamı peşinen suçlu gibi gösteremez, göstermemelidir. Kaymakamın 'Amerika'da yayınlanan haritalarda da Hopa'nın Kürdistan'ın parçası gösterilmesi gibi hadiseler vatandaşı rahatsız ediyor' gibi gerekçesine, kimseyi inandırabilmesi mümkün değildir. Bu, 7 Mart 2007 tarihinde düzenlenen toplantıya katılanlar tarafından çok açık ifade edildi ve toplantıya katılan sivil toplum örgütü temsilcilerinin ezici çoğunluğun iradesi, projenin sürdürülmesi doğrultusunda oldu. Kaymakam ve CHP İlçe Başkanı'nın açıklamaları, nasıl bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor. Bu tutum yurttaşların bir kısmını ötekileştirerek, birarada yaşamanın şartlarını zorlaştırıyor. Son yıllarda hızla yükselen milliyetçiliği kazıdığımızda altından bu tür uygulamalar ve yaklaşımlar çıkıyor. Bu sözler, farklı olanları dışlama kültürünün hangi boyutlara ulaştığını, tahammülsüzlüğün derecesini, demokrasiden, hukuktan yoksunluğumuzu gösteriyor.
Bu kültürel yapı, Çankaya kavgasını uç noktalara vardırıyor. Bu toplumsal doku 'Cumhuriyet savunusu' gibi izahı oldukça zor ortak paydada yüz binlerin biraraya gelmesini kolaylaştırıyor. Bu dokuyu ve kültürü değiştirmenin yolu, farklı kültürleri tanımaktan, anlamaktan, teneffüs etmekten geçiyor.

HAKAN TAHMAZ: ÖDP yöneticisi