İki saat eğlence

Asuman Dabak Tiyatrosu, Ken Ludwig'in Moon over Buffalo (Bufalo Üzerinde Mehtap) oyununu Bu Oyun Başka Oyun adıyla oynuyor. Buffalo neresi derseniz, Amerika Birleşik Devletleri'nin Allah'ın unuttuğu bir köşesi.
Haber: AKIN EVREN / Arşivi

Asuman Dabak Tiyatrosu, Ken Ludwig'in Moon over Buffalo (Bufalo Üzerinde Mehtap) oyununu Bu Oyun Başka Oyun adıyla oynuyor. Buffalo neresi derseniz, Amerika Birleşik Devletleri'nin Allah'ın unuttuğu bir köşesi. Gezginci bir tiyatro topluluğu, parasızlıktan canını dar atmış Anadolu turnesine gibi bir şey. Eski şanlı günleri özlemle yad eden bir tiyatrocu karı-koca, canını kurtarmaya debelenen kızları, çadır tiyatrosu günlerinden kalma bir kaynana, parasını alamayan oyuncular, tiyatro tozuna bulanmış heveskârlar, marketten ödünç alınan ucuz figüranlarla minimal boyuta indirgenerek oynanan tiyatro klasikleri. Tiyatronun ezelî ve ebedî dertlerinin tümü var yani. Buna ek olarak bir de insancıl tutkuları ve yine ebedî "bir yerlerini tutamama" sorunlarını eklerseniz, oyunun örgüsü çıkıyor ortaya.
Oyun, aslında meşhur oyuncu Carol Burnett'in, 30 yıllık bir ayrılıktan sonra Broadway'a tekrar dönüşü öyküsünden ilham alıyor. Ken Ludwig, Türk tiyatro seyircisinin -eğer varsa- pek tanımadığı bir isim ama Amerikan dramasında çok iyi bilinen, -Time dergisinin tanımı ile- bir "hafif komedi toptancısı". Oyunları, müzikalleri, önemli tiyatro ödülleri var. Harvard Hukuk Okulu'nda hukuk, Cambridge Üniversitesi'nde drama tahsil etmiş parlak bir zekâ.
Oyunu dilimize Filiz Ofluoğlu çevirmiş. Düzgün ve akıcı bir sahne diliyle ve eski sahne metinlerinin özgün çevirilerine sadık kalarak. Usta tiyatrocu Haldun Dormen de yönetmiş.
Dormen'in yönetimi kendi karakteristiklerini taşıyor. Zamanlamaya önem veren hızlı bir sahne trafiği, duruş ve sessizliklerin komiği, bedenleri de bir komik öge olarak kullanma planları, çelişkilerin yükselen örgüsü ile yaratılan beklentilerin oyun sonu camborisi ile çözülmesi ve seyircide yaratılan rahatlama ve mutluluk duygusu.
Dekorda kullanılan oyun afişleri, özellikle Satıcının Ölümü, İhtiras Tramvayı, Romeo, bir özenli araştırmanın ürünü ve gerçeklik duygusunu artırıyor. Buna karşın dekorun tümünün ve özellikle çiçekli balkon sahnesinin dekorunun daha derin bir zenginlik duygusu yaratacak özen ve ayrıntıda olmasının oyunu daha zenginleştireceğini düşünüyorum. Sahnenin dekor yardımıyla biraz daha küçültülmesi de trafik hızına ve oyuncuların nefes ekonomisine yardımcı olabilirdi diyorum.
Bulvar komedisi
Oyun, deneyimli oyuncularla, Dormen'in yönetim kurgusuna uygun, tempolu oynanıyor. Brutus rolünde Atilla Irgılata, bu tür oyunlar için çok uygun bir oyuncu olduğunu müjdeliyor. Mimikleri ve beden diliyle keyif veriyor. Rozalinda rolünde Tuna Gürcoşkun, özellikle ikinci perdede iyi. Bedia Eren, deneyimli ve iyi. Hay çiftini oynayan Asuman Dabak ve Ufuk Özkan tempolu oynuyorlar ve zaman zaman komiği de çok iyi iletiyorlar. Paul rolünde Murat Ergür, başarılı bir "play maker" ve "mid-character" sergiliyor. Oyunun "vamp" olması gereken karakteri Eileen rolünde Tuna Arman pek hanım hanımcık kalmış ama fiziği ve sahne sempatisi ile ilgiyi sürdürüyor. Güvenlik görevlisinden gebe kalmış SSK sekreteri gibi değil de, patronla fingirdemiş vodvil yıldızı gibi oynasa çok daha başarılı olacak sanki. Howard rolünde oynayan Hilmi Erdem, bu rolü Broadway'de de oynayabilecek bir tipe ve performansa sahip.
"Hafif komedi" ya da "bulvar komedisi" dediğimiz tür, izleyicisini iki saat süresince dışarıdaki tüm dert ve tasasını unutturacak düzeyde yakalamak, yaşamın ezeli çelişkilerini kullanarak dudaklarında hafif bir gülücükle salonun dışına koymak amacındadır. Bu süreçte gerekli büyüyü yaratmak için biraz daha parlak ve gösterişli kostümler, daha yaratıcı dekor ve aksesuvar, daha katılımcı bir müzik gerekiyor. Bunların hepsi daha büyük bir prodüksiyon masrafı anlamına geliyor ama bu tür tiyatronun kendi seyircisini yeniden yaratmasının ve korumasının başka yolu da yok gibi.
Komedi yani güldürmek ve düşündürmek, mendilinizi ıslatmaktan çok daha zor bir iş. Sonsuz TV dizileri sizi üzerek ve gererek yeterince sinir etmiyor mu? Arada bir de bir ince zekânın humoruna takılın ve gülümseyin.
Asuman Dabak Tiyatrosu, Profilo Kültür Merkezi, 28 Ocak 2008'e kadar Pazar 15:00 ve 18:30 Pazartesi 20:30'da. 0212-217 70 97