Irak'ın işgali ve Manet tabloları

Salı günü gazetelerin birinci sayfalarında Irak'ın işgalinin dört yıllık bilançosu ortaya kondu. "Irak'a demokrasi götüreceğiz" ve "Irak'ta kitle imha silahları var" yalanlarıyla yola çıkan Bush, yıldönümü konuşmasında işgalden vazgeçmeyeceklerini açıkladı.
Haber: ESRA ERCAN BİLGİÇ / Arşivi

Salı günü gazetelerin birinci sayfalarında Irak'ın işgalinin dört yıllık bilançosu ortaya kondu. "Irak'a demokrasi götüreceğiz" ve "Irak'ta kitle imha silahları var" yalanlarıyla yola çıkan Bush, yıldönümü konuşmasında işgalden vazgeçmeyeceklerini açıkladı. Aynı günün sabah saatlerinde Taha Yasin Ramazan idam edildi. Dört yıldır süren ve ne zaman biteceğini şimdilik bilemediğimiz işgal, tarih sayfalarına Saddam Hüseyin'in cep telefonu ile çekildiği düşünülen idam görüntüleri ile geçeceğe benziyor.
Saddam Hüseyin'in 30 Aralık 2006'da gerçekleşen idamından yaklaşık on gün sonraydı.
New York'taki Museum of Modern Art'ta (MOMA) Manet ve Maximilian'ın Kurşuna Dizilişi adlı sergiyi ziyaret edenler, sergide yer alan tablolar ve Hüseyin'in idam görüntüleri arasındaki tarihsel parallellikleri tartışıyorlardı. Nitekim serginin küratörü John Elderfield, 6 Ocak 2007 tarihinde Guardian'da yayınlanan yazısında, aynı paralleliğe dikkat çekerken "Askeri müdahale ve rejim değişikliğinin, işgal edilen ülkenin kültürü dikkate alınmadığı için daha da kötüleşen meşum sonuçlarından" bahsediyordu.
Elderfield'ın MOMA'daki sergi için hazırladığı kitapta ise yalnızca Manet ve tabloları değil, aynı zamanda Meksika'nın İngiliz, Fransız ve İspanyol askerleri tarafından Ocak 1862'de işgal edilişinin hikâyesi de anlatılıyordu. Kitabın giriş bölümünde Elderfield, "19. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı İmparatorluğu nasıl Avrupa'nın hasta adamı idiyse, Meksika da Güney Amerika'nın hasta adamıydı" diyordu. Meksika'nın işgal edilmesinin nedeni ülkeyi yöneten Benito Juarez'in dış borçları ödemeyi reddetmesiydi. İngiliz ve İspanyollar kısa süre sonra başarısız olacaklarını görüp çekilmeye karar verirlerken, Fransa'nın başka niyetleri olduğu anlaşılmıştı. Meksika'nın yeraltı zenginliklerine göz diken III. Napolyon, Meksika'da rejim değişikliği yapmayı hedefliyordu. Başarılı olursa Fransa'daki prestiji de artacaktı. Ancak Meksikalıların bugün hâlâ kutladıkları bir zaferle Fransızlar 5 Mayıs 1862'de bozguna uğratıldılar.
Resme yansıyan öfke
III. Napolyon vazgeçmemeye kararlıydı, alınan yenilgiye rağmen ikinci bir girişimle Avusturya Prensi Maximilian'ı, Habsburg İmparatorluğu ile kurulacak ittifak karşılığında Meksika imparatoru olmaya ikna etti. Maximilian 1864'te Meksika'ya geldiğinde umduğu gibi karşılanmadı. Juarez'i destekleyen halk, Fransız askerlerinin geri çekilmesini sağladı, Juarez koltuğuna döndü, 35 yaşındaki Maximilian ise 19 Haziran 1867'de kurşuna dizildi.
III. Napolyon, prestijine zarar vereceği düşüncesiyle Meksika'da olup bitenlerle ilgili sıkı bir sansür uyguluyordu. Bu nedenle Paris'e Fransızların uğradığı bozguna ilişkin haberler zar zor ulaşıyordu. Fransız ressam Eduard Manet, Fransız hükümetinin emperyalist politikalarına ve Meksika'da oluşturulmaya çalışılan kukla rejime duyduğu öfkeyi resimlerine yansıtmaya karar verdi. Edindiği sınırlı bilgilerle Maximilian'ın kurşuna dizilişini anlatan dört ayrı tablo yaptı. Son tabloyu yaparken, görgü tanıklıklarından ve kurşuna dizilişin gerçekleştiği mekânın fotoğraflarından yararlandığı için, en gerçekçi detayları bu son tabloda verebilmişti. Manet'nin tablolarını sergileyebilmesi uygulanan sansür nedeniyle mümkün olmamıştı. Ölümünden sonra mirasçıları ikinci tabloyu parçalara bölüp her bir parçayı ayrı ayrı sattılar. Parçalar 1992'de birleştirilerek Londra'daki Nartional Gallery'de sergilenmeye başladı.
Manet'nin tabloları, Meksika'da gerçekleştirilmeye çalışılan rejim değişikliği çabasının başarısızlığa uğradığını gösteren tarihe mal olmuş kanıtlar adeta. Yüzyıl önce sanatçılar tarihe ışık tutmayı sağlayacak eserler bırakırken, acaba bugün bu işlevi cep telefonları mı yerine getiriyor? Irak'ta üst düzey Baas yetkililerinin ardı ardına idam edilmelerinin nedeni, ABD'nin güdümünde Irak'ta gerçekleşen rejim değişikliğinin başarılı olduğu mesajını vermek mi? Irak'ta ölen sivillerin her gün gazetelere yansıyan görüntüleri, ABD'nin Irak'a getirdiği demokrasinin kanıtları mı? İşgal sonlandığında, tarihe mal olacak yeni görüntüler acaba neyi haber verecek? Rejim değişikliğinin zaferini mi yoksa yenilgisini mi? MOMA'daki sergide bu sorular soruluyordu. Yanıtları Irak halkı verecek.

ESRA ERCAN BİLGİÇ: Bilgi Üni., öğr. gör.