İş dünyasında kadının adı yok

Londra'daki Business Okulu'nun yaptırdığı bir araştırmaya göre, yüzde 30'unu kadın yöneticilerin oluşturmadığı şirketlerde, kadın personelin gelişmesi maalesef mümkün görünmüyor.

Londra'daki Business Okulu'nun yaptırdığı bir araştırmaya göre, yüzde 30'unu kadın yöneticilerin oluşturmadığı şirketlerde, kadın personelin gelişmesi maalesef mümkün görünmüyor. Ama, aynı araştırmaya göre, yönetim kurulu başkanlarının kadın olduğu şirketlerde, kadın personelin daha kritik projelerde görevlendirildiği ve yönetici olmak için gerekli merdivenleri rahatça tırmandıkları belirtiliyor. Araştırmayı gerçekleştiren Londra'daki Business Okulu Kadın Merkezi'nin yaptığı açıklamaya göre, kadın yöneticilerin yaklaşık yüzde 30'unu oluşturmadığı şirketlerde, gerek kültür gerekse uygulama açısından kadın personelin yükselmesi için gerekli koşullar çoğunlukla bulunmuyor.
Araştırmayı yürüten ekibin başındaki Profesör Lynda Gratton, 12 AB ülkesinde 61 şirketi (otomobil firmaları ve telefon şirketleri dahil her türlü hizmet sektörüne ait firmalar) kapsayan bu araştırmanın sonunda, şirket sahiplerine yaptığı çağrıda, kadınların yönetici olamaması sorununun acilen çözülmesini istedi. Gratton, araştırmanın sonucuna dayanarak, şirketlerin, istihdam politikalarını kadın personelin tercih edilmesi yönünde değiştirmeleri ve üst düzey yöneticilerin yüzde 50'sinin de kadınlardan oluşması tavsiyesinde bulunuyor. Şirketlerdeki kadın personelin, yönetici olmalarının teşvik edilmesi olgusu da, araştırma sonunda ortaya çıkan tavsiyeler arasında.
Kadın yöneticilerin sayısının artması için, şirketlerin iç ve dış politikalarını belirlerken bu konuyu dikkate almaları ve iç eğitime önem vermeleri gerektiği öneriliyor. Kadın yöneticilere devamlı odaklanılması gereği üzerinde de durulan araştırma sonucuna göre, AB üyesi ülkelerdeki şirketlerin kadın personeli liderliğe hazırlaması da isteniyor.
Araştırmanın sonuç bölümünde "dört dalga müdahaleden" söz ediliyor.
Birincisi, kadın personelin istihdamının artırılması ve cinsiyet farkı gözetilmeksizin eşit işe eşit ücret ödenmesi. İkinci dalga müdahalede şirketlerin, kadın personel ve yöneticilere eş ve anne olmaktan kaynaklanan daha esnek mesai saatleri uygulaması gerekliliğinden söz ediliyor. Ama araştırmada, şimdiki durumda kadın personele ve yöneticilere esnek mesai saatleri uygulanmasına giden şirketlerin yüzde 10'dan daha az olduğu belirtiliyor.
Araştırmaya göre, şirketlerden istenen üçüncü dalga müdahale, kadın personele ve yöneticilere destek olacak rehberler ve destek şebekeleri oluşturulması.
Dördüncü ve son dalga müdahale ise şirketlerin, kadın personeli lider olmaya hazırlaması.
Şirket liderliği konusunda son yıllarda yapılan araştırmaların, genellikle şirket için kritik projelerde çalışarak deneyim kazanan şirket personelinin daha sonra, şirketin lideri konumuna getirildiği gözleniyor. Oysa Londra'daki Business Okulu'nun araştırmasında, kadın personelin liderlik faaliyetlerine katılımının çok az olduğu kaydediliyor.
Araştırmaya göre bunun tek istisnası İsveç'teki Volvo şirketi. Bu ünlü otomobil firması, sadece kadınlardan oluşan bir ekipten kadın sürücülere yönelik bir tasarım istemiş.

(Bu yazı Guardian gazetesinden Nilay Karaelmas tarafından derlendi.)