İzlanda'dan sessiz bir çığlık

If İstanbul Bağımsız Film Festivali kapsamında bugün gösterilecek 'Çığlık Çığlığa Başyapıt' (yön.: Ari Alexander Ergis Magnusson) adlı belgesel
İzlanda müzik piyasasının bugününe bakıyor.
Haber: ÖZGE ÖZDÜZEN / Arşivi

If İstanbul Bağımsız Film Festivali kapsamında bugün gösterilecek 'Çığlık Çığlığa Başyapıt' (yön.: Ari Alexander Ergis Magnusson) adlı belgesel
İzlanda müzik piyasasının bugününe bakıyor. İzlanda müziği Viking mitlerinden, şiirinden, pagan inancından bağımsız düşünülemeyecek bir müzik. Onun hüzünlü ve romantik yapısı, İzlanda'nın farklı unsurlar barındıran geçmişiyle ve kışın en uzun sürdüğü ülke olmasıyla alakalı. Bu coğrafyadan Mum, Slowblow, Johann Johannsson, Björk gibi müzisyenlerin müziğinin, ülkenin baş pagan rahibinin betimlediği İzlanda insanı karakterine benzediği söylenebilir. Ona göre ülke insanı sert, inatçı ancak doğayla kurulan bağ sebebiyle romantiktir. İzlanda müziği de aynı şekilde romantik ve durgundur ancak bir o kadar çığlık çığlığa ve inatçıdır. Doğaya rağmen varlığını sürdürür.
Film uçsuz bucaksız İzlanda buzdağlarından bir görüntüyle açılır. Fonda ise postrock akımının temsilcilerinden Sigur Ros'un minik melodilerini duyarız. Bu melodiler İzlanda'nın tüm içine kapanıklığını ve yalnız kalmışlığını yansıtır. Sonrasında duyduğumuz gruplar arasından tek kişilik bir proje olan Bang Gang'in mimarı Bardi Johannson, sadece 300 bin nüfuslu adadan elektronik, caz, postrock gibi farklı akımlardan özgün müzikler çıkmasının sebebini bir cümleyle özetler: "Burada kimse çok satmak için müzik yapmaz, çünkü herkes bilir ki yapılan albüm 200'den çok satmayacaktır." Dolayısıyla adadan çıkan projelerin ortak noktası müziğin para getirecek bir iş olmaktan çok, buralılar için dünyaya küçük ve sessiz de olsa bir selam gönderme anlamı taşıdığının kabul edilmesidir.
Belgesel sadece kulağa hoş gelen tınılar sunmaz, standart Batılı bir perspektifle İzlanda'ya bakılamayacağını dile getirir. Burada Batılı toplumlarda yerleşmiş, siyasi liderlerin halktan kopukluğu ve kahramanlaştırılması gibi anlayışlar kök salmamıştır. Bir rock grubunun
İzlanda Başbakanının şahsi konutunda müzik yapması ve Başbakanın onlarla birlikte dans edip eğlenmesi bunu kanıtlar niteliktedir. Ayrıca film toplumun yerleşik din inancından ne kadar uzak olduğunu da anlatır. Mugison adlı akustik projenin mimarı, rahibinin tatilde olduğu ve çoğunlukla kimsenin uğramadığı kiliseye gidip oradaki piyanoyu dilediği gibi çalabilmektedir. Bu bakımdan burada büyük adamların ve hatta dinin tabulaşmadığı söylenebilir.
Orta yerde İzlanda
Filmde çağdaş klasik müziğin önemli figürlerinden Johann Johannsson,
"İzlanda kültürü ne tam bir Avrupa kültürüdür ne de Amerika" der. Tam bir İskandinav ülkesi de değildir. Orta yerde, kendi halinde durup durmaktadır İzlanda. Bu yüzden müziği evrende yankılanan sessiz ve yalnız bir çığlıktır. İzlanda ülkenin en bilinen müzisyeni Björk'ün de belirttiği gibi 1944'e kadar Danimarka sömürgesi oldu. Günümüzde burada müziğin hızla gelişmesiyse, Björk'e göre 40'lardan itibaren İzlanda insanının kimliksiz bir halden çıkıp nihayet iki kuşak sonra özgüven kazanabilmesine bağlıdır. Ayrıca 'Noi Albinoi/Buzdan Hayaller' ve 'Tutunamayanlar' filmlerinin yönetmeni, aynı zamanda Slowblow grubunun solisti Dagur Kari'ye göre İzlanda'da müziğin gelişmesinin arkasındaki bir diğer etken, grupların birbirine destek olma pratiğidir. Farklı gruplardan müzisyenler istedikleri zaman başka projelerde de yer alabilirler. Yine buradaki kültürü, yerleşik rekabetçi ve benmerkezci anlayışlar açıklayamıyor.
Müzik bu topraklarda soğuk ama parlak bir umut ışığıdır. İzlanda'nın coğrafi konumu ve soğuk iklimi sebebiyle burada oluşan yabancılaşmanın ve izolasyonun kırılma noktasıdır. Sınırların ve tabuların zorlanışıdır. Doğa güzelliklerine karşı bir saygı duruşudur, aynı zamanda doğanın meydan vermezliğine karşı bir silahtır. Ölüme, gökyüzüne, yıldızlara, yeşil tünellere, yavaş değişen iklimlere, yalnızlığa yakılan bir ağıttır.
'Çığlık Çığlığa Başyapıt' ise bu yalnız ruhlu ülkeden çıkan iddiasız ama anlamlı, huzurlu ama karanlık, depresif ama umut vaat eden müziklere kulak kabartıyor, kabartırken de bizleri İzlanda'nın hayret uyandırıcı doğası ile baş başa bırakıyor.
'Çığlık Çığlığa Başyapıt', bugün 19.00'da AFM Fitaş'ta.