Kafanıza taş düşsün!

İSOMER adlı maden şirketi, Bursa ili Nilüfer ilçesi Fadıllı köyünde açmak istediği mermer (taş) ocağının, tüm ruhsat işlemlerini tamamlayarak (Çevre ve Orman Bakanlığı, Enerji Bakanlığı ve Akçalar Belediyesinden aldığı ruhsatlarla)...
Haber: MEHMET KARTAL / Arşivi

İSOMER adlı maden şirketi, Bursa ili Nilüfer ilçesi Fadıllı köyünde açmak istediği mermer (taş) ocağının, tüm ruhsat işlemlerini tamamlayarak (Çevre ve Orman Bakanlığı, Enerji Bakanlığı ve Akçalar Belediyesinden aldığı ruhsatlarla) geçtiğimiz aylarda faaliyete başlamıştı. Bunun üzerine, köy muhtarlığının, mahkemeye yaptığı faaliyeti durdurma başvurusu sonucunda, nöbetçi hakim ve iki bilirkişiden oluşan komisyon, köyde yaptıkları incelemeler sırasında köylünün yoğun tepkisiyle karşılaşmıştı.
Köylüler, kazı alanının bir kısmının ikinci derece sit alanı olduğunu belgelemişti. Bu belgeler, ruhsat aşamasında görüşü alınmayan Bursa Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu'na, muhtarlık tarafından ulaştırılmış ve Kurul, ruhsatın iptali yönünde görüş bildiren yazısını muhtarlığa vermişti. Bunun üzerine ilgili firma çalışmalarını durdurmuştu. Sonrasında, mahkeme, kuşların üreme mevsimi olan Mayıs ayı sonuna kadar çalışmaların durdurulması yönünde bir görüş bildirmişti. Bu görüş, ilgili firmaya, ruhsat alanındaki sit alanı içinde yer alan kısmın düzenlemesini yeniden yapmak için zaman kazandırmaktan başka bir şey ifade etmedi.
Daha sonra köylülerle birlikte Bursa kentinden çeşitli davacılar, söz konusu ocağın ruhsatının iptali ve yürütmenin durdurulması için hukuk yoluna başvurdu ve hukuksal süreç halen devam ediyor. Mahkeme henüz bir karar üretmediği gibi ilginç bir biçimde bu konuda açılan iki ayrı davayı birleştirmek gibi garip bir işlemi yapmaya çalışıyor. Dosyaları Bursa Bölge İdare Mahkemesi'ne sevk ettiği gibi, yürütmenin durdurulmasına dair davacı istemini de karara bağlamadı.
Söz konusu alan, Uluslararası Sulak Alanlarlarla İlgili Sözleşme olan Ramsar sınırları içerinde tampon bölgede ve dere yatağı içinde yer alıyor. Burada yapılacak çalışmalar derenin ekolojik yapısını bozacağı gibi şiddetli yağışlarda oluşan dere ile kimyasal her türlü atık da göle ulaşma riski taşıyor. Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği'nin, tampon bölgede uygulama esasları uyarınca bu bölgelerde maden ocakları açılamaz. (Madde 21 Bu bölgede; a) Katı atık düzenli depolama alanına, katı atık bertaraf tesislerine, bu yönetmelikle izin verilenlerin dışında maden ocaklarının açılmasına ve işletilmesine, endüstri bölgesi ilan edilmesine, organize sanayi bölgesi ve serbest bölge sanayi alanı kurulmasına ve Ek-1'de belirtilen faaliyetlerin yapılmasına izin verilemez.)
Bunların yanı sıra köyün geçim kaynağı ve ihraç ürünü olan siyah incir ve zeytin ağaçlarının yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalması gün gibi aşikâr. Halen köyde, uluslararası sertifikaya sahip 55 siyah incir üreticisi var.
20 yıl sonra ne olacak?
Şimdi sormak gerekmez mi, bu izinleri verenler gelip bölgeyi hiç görmemiş mi? Bakın size sadece basit bir şey anlatayım. 10 milyar lira paranız var ve araba almak istiyorsunuz. Ne yaparsınız, bir pazara gidip araçları gözünüze kestirir ve beğendiğiniz aracı önce bir kez baştan aşağı incelersiniz -bilginiz ne kadarsa- sonra aracı gözünüz tutarsa sahibi ya da satıcısı ile konuşup aracı denemek için binmek istersiniz, olmadı bir yokuşa vurup motoru test edersiniz. Araç hoşunuza gitti ise ertesi gün bir de ustaya gösterir, ondan sonra parayı ödersiniz. Sadece 10 milyara bir otomobil alıyoruz. Gösterdiğimiz özene bakın. Oysa milyarlar tutacak ciddi projeler, OSB'ler, fabrikalar, serbest bölgeler, golf tesisleri vb. için yukarıda araç alırken gösterdiğimiz özenin yüzde birini göstersek bu sorunlar olmayacak. Ama nasılsa bu evrak kâğıt kürek işlerini halledecek birileri bulunuyor.
Hemen düşündünüz dediniz ki bunları çeşitli şekillerde kayıt altına almak ve işlemler yapılırken buna uygun davranmak gerekir. Elbette haklısınız bunları maden dairesine bildirmek gerek ama yetmez, planlarda işlemek gerek ama yetmez, haritalarda göstermek gerek ama yetmez, daha bir çok şey yapmak gerek ama yetmez
Siz bu tür işleri yapanların bu bilgilere sahip olmadıklarını mı zannediyorsunuz? Bu yatırımları yapanlar bu bilgilerden haberdarlar ve daha önemlisi bölgenin Ramsar alanı olduğunu herkesten daha iyi biliyorlar. Peki, sizce neden yapıyorlar? Neden Bursa'da sayıları yüzlere ulaşan taş ocağı var?
Birçok kişi diyebilir ki, "Ocak mermer ocağı olup, sulak alanların korunması yönetmeliğine göre işletilmesinde herhangi bir sakınca bulunmuyor. Ayrıca mermer ocaklarında patlatma yapılmasına kesinlikle müsaade edilmez ve ocakta kimyasal madde kullanılmaz. Yani yasal açıdan bir problemi yok, izinleri de alındı." Ancak herhangi bir şeyin yasal olması onun doğru olduğu anlamına da gelmez!
Gidip bölgeyi gördünüz mü? Orada binlerce ağaçtan toplanacak olan incirler patlamak üzere, onları size gösterelim. Bir ay kadar sonra gelin size incir ikram edelim. O bölgede tarımsal üretimin sürdürülmesinin, sulak alanların korunmasının hesabı o bölgeden çıkarılacak olan mermerden elde edilecek gelirden daha fazla olduğu gibi, kırsal alanlarda yaşayanların köylerinden kente göçmelerini de engelleyici bir nitelik taşıyor. Dolayısıyla projenizin güzel olması, yasal açıdan sorunsuz olması o bölgede bir yatırım yapmanıza yetmez.
Gelirsiniz tartışırız bölgede gelecek 20 yılda yaşam nasıl olmalı, 20 yıl sonra bizi nasıl bir yaşam bekliyor ve bunu sağlamak için ne yapmamız gerek diye... Orada açılacak bir taşocağı-mermer ocağının sağlayacağı ekonomik yararın toplamı ile bölgenin kendi tarımsal yapısının getirdiği ekonomik ve sosyal kazançları değerlendirmek gerek.
22 Haziran 2007 günü yeniden gittik Fadıllı Köyü'ne ve gördük ki yukarıda saydıklarımızın neredeyse bir anlamı kalmamış, bölgeye firma tarafından sokulmuş bir iş makinası bölgedeki ağaç dokusunu sökmeye, zeytin ağaçlarını tahrip etmeye, mevcut bitki varlığını yok etmeye başlamış bile. Şimdi köylü ve bizler mahkemenin bir karar üretmesini bekliyoruz. Çünkü mahkeme bir karar üretmezse, köylü kendisi yeni çözümler üretmeye hazır durumda.

MEHMET KARTAL: Nilüfer Yerel Gündem 21 genel sekreteri