Kağıt parçasından binlerce yıl

Kağıt parçasından binlerce yıl
Kağıt parçasından binlerce yıl
Sırf adımın baş harfleri tutuyor diye bunu Merkez Komite üyeliğimin kanıtları arasında saydılar ve müebbete mahkum ettiler
Haber: ARİF ÇELEBİ / Arşivi

Aralarında yazar ve gazetecilerin de olduğu müebbet üstü binlerce yıla mahkûm edilenlerden biriyim.
4 Kasım 2013’te karara bağlanan MLKP davasına ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 9 Kasım’da bir açıklama yapmak zorunda kaldı. Açıklamada özetle, benim de içinde yer aldığım kişilerin ‘MLKP yöneticisi (merkez komite) olmak üzere, kasten adam öldürmeye teşebbüs, tehdit, yağma, patlayıcı madde bulundurmak ve kullanmak’ gibi 155 değişik eylemden dolayı mahkûm olduğu, mahkûmiyetin gazetecilik ya da yazarlık faaliyetiyle ilişkili olmadığı belirtiliyor.
İddialar bütünüyle gerçekdışı. Bu dava Türkiye tarihine kapkara lekesi olarak kazınacak. Olayın gerçek mahiyeti ise özetle şöyle anlatmak mümkün: 8 Eylül 2006 tarihinde gözaltına alınan, içlerinde gazeteci ve yazarların da yer aldığı birçok kişiye MLKP 4. Kongresi’ne katılmak ve MLKP MK üyesi olmak ithamıyla dava açıldı. Kongre iddiası bütünüyle çöktü. Yedi yılı aşkın bir süre devam eden dava boyunca kongre toplandığına ilişkin tek bir kanıt bile gösterilemedi.
Merkez Komite üyeliğine gelince, buna kanıt olarak gösterilen yalnızca ve yalnızca bir kısım fotokopi kâğıdı. Bu kâğıt parçalarında hiçbirimizin parmak izi yok, el yazısı yok, altında ıslak imza yok. Bu kâğıt parçalarının hangi bilgisayarda üretilip fotokopi yapıldığı ortaya konmadı. Kısacası bu kâğıt parçalarının bizimle hiçbir illiyet bağı kurulamadı.
Bu kâğıt parçalarının kimilerinde bilgisayar dizgili çeşitli türden politik içerikli yazılar bulunuyor. Bu yazıların altında, yine bilgisayar dizgili, kişinin gerçek adı ve soyadı ile ‘MK üye’ yazısı bulunuyor. MK üyeliğine gösterilen biricik ‘kanıt’ bu.
Savcının tanımıyla ‘silahlı pratiği gelişkin illegal bir örgütün’ MK üyelerinin kendi gerçek kimlikleriyle belge hazırladıkları iddiasının saçma olduğu açık. Ama bu bir yana, bu kâğıt parçalarının polis tarafından üretildiği tarafımızca kanıtlandı. Söz konusu kâğıt parçalarındaki yazılar operasyondan altı ay önce yayımlanan ‘Partinin Sesi’ adlı derginin Mart ve Nisan 2006 sayılarındaki yazılarla birebir aynı. Polis bu dergiden indirdiği kimi yazıların altına ismimizi yazarak delil üretmiş. Bütün gerçek bundan ibaret. Siz de bu dergiyle söylenenleri karşılaştırarak kolayca test edebilirsiniz, bu derginin yayınlandığı internet sitesi herkese açık.
Mahkeme bu kâğıt parçalarını delil sayarak Merkez Komite üyeliğimize hükmetti. Öyle ki bu kâğıt parçalarının birinin altında ‘A.Ç.’ yazılıydı (elbette bilgisayar dizgili). Sırf adımın baş harfleri tutuyor diye bunu da MK üyeliğimin kanıtları arasında saydılar.
Bu üretilmiş kâğıt parçalarından yola çıkarak mahkeme bizi önce MLKP yöneticisi olarak müebbete mahkûm etti, ardından da yöneticisi olduğumuz savıyla MLKP’nin bütün eylemlerinin hesabını binlerce yılla bize kesti. Bir başka deyişle bu eylemler, patlayıcılar vb. ile doğrudan illiyet bağı kurulduğu için değil, MLKP yönetici olmak gerekçesiyle hepsi bize sayıldı.
Polis tarafından üretildiği apaçık olan ve kanıtlanan birkaç kâğıt parçasından müebbet ve binlerce yıl hapis çıktı. Ben komünist bir yazarım (Kitaplarım: Komünizmin Şafağı-2010, Marksizm Nedir? Komünizm Ne Kadar Uzakta?-2012), kimi arkadaşlarım da komünist gazeteci. Yazarlar ve gazeteciler böyle mahkûm ediliyor işte. Fakat yine de asıl önemli olan bu değil. Asıl önemli olan, bilgisayar çıktısı bir fotokopi kâğıt parçasının delil sayılarak hüküm kurulması. Kişiyle hiçbir illiyet bağı kurulmadan bir bilgisayar çıktısının hükme esas delil sayılması kendi başına dehşetengiz bir olay.
Aynı şey yarın sizin de başınıza gelebilir. Biri bilinmeyen bir bilgisayarda sizin adınıza bir belge düzenleyebilir. Çıkışı alınan bu dokümanın sizinle hiçbir illiyet bağı kurulmamasına karşın bu kâğıt parçası sırf altında adınız yazılı diye delil sayılarak hakkınızda binlerce yıla varan hapis hüküm kurulabilir.
Yazdıklarımı abartılı bulabilirsiniz. Eğer bir nebze olsun gerçeğe ulaşma arzunuz varsa konunun ayrıntılarını öğrenmek için dava avukatlarımızdan kimilerinin bulunduğu aşağıdaki adrese başvurabilirsiniz.
Ezilenlerin Hukuk Bürosu: 0212-361 68 62