Kanunsuza güzelleme

Bir vahşi Batı hikâyesinden ne beklersiniz? Silahlı çatışma elzem. Her ne kadar dozajı filmden filme değişse de vahşi Batı'nın vahşi Batı olduğunu silahların patladığı sahneler olmadan anlamak zor.
Haber: ERMAN ATA UNCU / Arşivi

Bir vahşi Batı hikâyesinden ne beklersiniz? Silahlı çatışma elzem. Her ne kadar dozajı filmden filme değişse de vahşi Batı'nın vahşi Batı olduğunu silahların patladığı sahneler olmadan anlamak zor. Ama bölgenin medeniyetten uzaklığını kafamıza daha da kakan bir unsur var ki o hepten vazgeçilmez: Kanunsuz kahramanlar. Bu hafta gösterime giren Andrew Dominik imzalı The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford/ Korkak Robert Ford'un Jesse James Suikasti meseleye tam ortasından dalan bir yapım.
Filmin isminin gayet ayrıntılı özetlediği gibi, taraflardan biri efsanevi haydut Jesse James (Brad Pitt), diğeri ona hem hayran olan hem de hasetlenen kanunsuz adayı Robert Ford (Casey Affleck). Dış ses sahibi Hugh Ross'un mekanik bir tarzda, sadece olguları dillendiriyormuş gibi aktardığı hikâye, bu iki karakterin birbirlerini nasıl algıladığıyla şekilleniyor.
İşlediği onlarca cinayete, soyguna rağmen kahramanlaştırılan Jesse James'in etrafını algılayışıyla, çocukluğu onun hikâyelerini okumakla geçmiş ve idolünün yerini almayı kafasına koymuş Bob Ford'un algıları bir yerde kesişiyor. İkisinin gözünden vahşi Batı aktarılırken uzun planlara ve bildik süreleri aşan sessizliklere ihtiyaç duyuluyor. Kanunların dışında kalmış alanda yaşamını sürdüren bu ikilinin gözünden Amerika, hep özdeşleştirildiği uçsuz bucaksızlık, köksüzlük ön planda tutularak perdeye geliyor.
Uçsuz bucaksız ve kanlı
Yani yurtdışındaki eleştirmenler, Korkak Robert Ford'un Jesse James Suikasti'ni Terrence Malick usulü diye nitelendirmekle gayet isabetli bir tespitte bulunmuşlar. Zaten Terrence Malick'in tarzı, böyle bir kanunsuz hikâyesini aktarmak için biçilmiş kaftan. Bizzat Malick'in elinden çıkma kanunsuz hikâyesi Badlands/ Kanlı Toprak'ta da uyum gayet belirgin. Vahşi Batı döneminde değilse de onun etkisinin hâlâ hissedildiği bir bölgede geçen Kanlı Toprak, 1950'lerde seri cinayetleriyle ünlenen Charles Starkweather-Carol Fugate çiftinin gerçek hikâyesini perdeye getiriyor. Martin Sheen ve Sissy Spacek'in canlandırdığı çiftin sebepsiz cinayetlerine Malick usululü bir atmosfer eşlik ediyor. Belirgin bir hikâye çizgisini aktarmaktansa o an içinde bulunulan haleti ruhiyeyi aktarmaya yönelik bir tarz bu. Korkak Robert Ford'un Jesse James Suikasti de bu tarza bel bağlıyor. Bob Ford ile Jesse James'in birbirlerini süzdüğü sahneler, tüm dinginliği içinde gerilimi böylece aktarabiliyor. Filmin geneline hakim dingin hava, karakterlerin varla yok arası konumlarının tamamlayıcısı.
Yollular
Malum dinginlik, yol filmlerinin de olmazsa olmazı. Bir süre sonra sadece yolu önemsemeye başlayınca varılması istenen noktaya ulaşılıp ulaşılmadığı da haliyle önemini kaybediyor. Bu amaçsızlık da dinginliği beraberinde getiriyor. Sadece yolda olmayı motto edinmiş bir kuşağın kendini Hollywood'da ilk ifade ettiği filmlerden birisinin Arthur Penn'in Bonnie ve Clyde'ı olması boşuna değil. Yine gerçek hayattan bir suçlu hikâyesini konu alan Bonnie ve Clyde, liberal Hollywood'un tahtına hem kanun dışı kahramanlara sahip olduğu hem de bu 'yolda olma' meselesini şiar edindiği için oturmuş. Filmin, devrin Hollywood'u için çığır açıcı sayılabilecek tarzıyla Kanlı Toprak ve Korkak Robert Ford'un Jesse James Suikasti arasında kolaylıkla bir köprü kurulabilir. Yine uzun planlar ve karakterler arasında en az diyaloglar kadar anlamlı sessiz alışverişler söz konusu.
Bu tarzın, gerçek suçluların hikâyesini aktarırken sağladığı avantajların bir nedeni olmalı. Olay örgüsünü önemsiz kılan uzun planlar ve her yere sinmiş amaçsızlık, kanun dışı karakterleri neyle özdeşleştirdiğimizi de gösteriyor. Toplum dışı bir hayat, sinemanın aktarmakla mükellef olduğu özgürlük hissine de imkan veriyor. İlk filmi Chopper/ Kasap'ta da bir azılı suçlunun otobiyografisini sinemaya uyarlayan yönetmen Andrew Dominik, ikinci filmi Korkak Robert Ford'un Jesse James Suikasti'nde de bu suçluya tapınma meselesini sorunsallaştırıyor. Yani bir suçluyu niye kahraman yerine koyduğumuzun ayrıntıları Korkak Robert Ford'un Jesse James Suikasti'nde. Yine gösterimdeki 3:10 Yuma'yla beraber esaslı bir vahşi Batı hikâyesi seyretme fırsatı da...