Kişisel ve fantastik filmlerin ustası

''Limak 18. Ankara Uluslararası Film Festivali", 12-22 Nisan arasında Kızılay Büyülü Fener sinemasında yapılacak.
Haber: S. RUKEN ÖZTÜRK / Arşivi

''Limak 18. Ankara Uluslararası Film Festivali", 12-22 Nisan arasında Kızılay Büyülü Fener sinemasında yapılacak. Festival, her yıl yaşanan ekonomik sıkıntının yaşanmaması için, bu yıl adının önüne Limak (isim sponsoru) şirketinin adını alıyor. Özellikle kısa ve belgesel film yarışmalarıyla, ulusal yarışmasıyla (tıpkı İstanbul'da olduğu gibi çok sayıda Türk filmi yarışıyor) ve uluslararası gösterimleriyle merakla beklenen festivalin çekici bölümleri arasında, Arte filmleri, Dünya Savaşıyor ve Yeni Kore sineması var.
Hemen her festivalin olmazsa olmaz klasikleri, ustalara/'auteur'lere ayırdığı bölümler vardır. Ankara Film Festivali hem tanımayan izleyiciye tanıtmak hem de tanıyıp tekrar beyazperdede görmekten mutlu olacak izleyiciler için Federico Fellini filmleri gösterecek. "Hatırlıyorum" başlığını taşıyan bu bölüm adını Fellini'nin ünlü Amarcord filminin çevirisinden alıyor.
1920'de Rimini'de doğan Fellini, 1993'te ölene dek beş kez Oscar'la ödüllendirilmiş. En iyi yabancı film dalında özellikle ABD'de gişe başarısı elde etmiş dört filmi için (La Strada/Sonsuz Sokaklar, Le Notti di Cabiria/Cabiria Geceleri, 8 1/2, Amarcord) ve bir yaşam boyu başarı ödülü.
Kariyerine, Yeni Gerçekçiliğin ustalarından Rossellini'nin senaristi ve asistanı olarak başlayan Fellini'nin Roma Açık Şehir'e katkısı da büyüktür. Ustası Rossellini'yi tek Yeni Gerçekçi yönetmen olarak görür. Film yaşamına efsanevi İtalyan Yeni Gerçekçi akımla başlamış olan Fellini'nin gerçekçi yanı özellikle ilk filmlerinde görülür. Sonra giderek törpülenir bu yan. Artık filmleri düşgücünün, fantezinin hizmetindedir. Ama zaten bakış açısı farklıdır: "Bana göre tek gerçek, gerçekçi, düşü olan, düşüncesi olan adamdır. Çünkü kendi gerçekliğinin taşıyıcısıdır" der.
İlk filmi olan Luci del Varieta/Varyete Işıkları'nı 1950'de Alberto Lattuada ile birlikte yapan Fellini'nin festivalde bu bölüm altında tek başına yaptığı ilk film olan Lo Sciecco Bianco/Beyaz Şeyh (1952) dahil, çeşitli dönemlerden yedi filmi gösterilecek: I Vitelloni/Aylaklar (1953), 8 1/2 (1963), Giulietta delgi Spiriti/Ruhların Jülyeti (1965), Fellini-Satyricon (1969), Roma (1972) ve Fellini's Casanova/Kazanova (1976).
Charles Samuels'le yaptığı söyleşide filmlerini tekrar izlemediğini söyler Fellini. Samuels de o zaman filmlerinde yinelemelerin hep olacağını, çünkü yinelenen imgelerin en derindeki ilgilerin işareti olduğunu belirtir. Evet, bir 'auteur' olarak Fellini'nin imzası tartışılmazdır. Öyle ki Varyete Işıkları'nı aslında kimin yönettiği sorusuna, bunu hatırlamadığını ama baktığında bu filmin kendi imzasını taşıdığını söyleyecektir. Beyaz Şeyh Fellini'ye göre ironik bir öyküdür, gösterime girdiğinde başarısız olmasını İtalyanların ironiyi sevmemesine bağlar.
Fellini kendine bakıyor
Ana konularından biri sanat, hatta filmin kendisidir (8 1/2, Fellini: A Director's Notebook, The Clowns, Roma ve Intervista). Bazı filmleri de büyük ölçüde film hakkındadır (The Temptation of Dr. Antonio, Toby Dammit, E la Nave Va/Ve Gemi Gidiyor). İlk gerçek film içinde film teması, The Temptations of Dr. Antonio'da çektiği bölümde görünür. Self-reflexive/öz-düşünümsel (kendi üstüne düşünen), modern sinemanın önemli taşlarından biri kuşkusuz 8 1/2'tur. Film yönetmenin sıkıntılarını yaşayan bir yönetmen üzerinedir. Dört bir yandan çevrilmiş, kuşatılmış bir yönetmen üzerine. Guido belli ki Fellini'nin kendisidir. Kişisel bir filmdir, kendi ifadesiyle fikir aklına kendini uzunca bir süre inceledikten sonra gelmiştir; "içimde çıktığım bir yolculuktu" der.
Sinema tarihine geçmiş bu unutulmaz filmin kuşkusuz yine tarihe geçmiş unutulmaz bir final sahnesi vardır. Geçmişinden ve bugününden insanlarla bir çember oluşturur Guido/yönetmen. Dans ederler. Fellini der ki: "Ölümcül bir teslimiyet değil, yaşamın olumlu bir kabulü, aşkın yeşermesidir. Guido sonunda şunu anlar: Sorunlarını asla çözemeyecektir, sadece onlarla birlikte yaşayabilir... Enerjinin neşeli bir yeniden dirilişini, derin bir duygunun dönüşünü deneyimler. Sonunda kendisiyle huzurludur. 8 1/2 için iyimser bir final".
Bu filmin ismi sinema tarihindeki en yaratıcı isimlerden biridir de. Fellini daha önce altı film yönetmiş, üç filme de ortak yönetmen olmuştu. Toplayınca ve bölümlerini çektiği filmleri yarımşardan sayınca 7 1/2 film yapıyor, bu filmine 8 1/2 adını vermesi bundan. Film düşlerden, kâbuslardan, fantezilerden, anılardan, deneme çekimlerinden oluşan sekansları içerir. Ruhların Jülyet'i ise 8 1/2'un kadın bakış açısından yapılmış hali gibidir. Kahramanın imgesel gelişimine dayalıdır, tıpkı 8 1/2 gibi.
Fellini'nin dediği gibi, kendi gerçekliğini taşımıştır perdeye. Onun "gerçekliğine", düşlerle, fantezilerle dolu bu renkli dünyaya kayıtsız kalmak pek mümkün değil.
Fellini filmleri
Aylaklar: 18 Nisan Çarş. 14.30. 19 Nisan Perş. 19.15
Kazanova: 17 Nisan Salı 21.30, 20 Nisan Cu. 21.30
Roma: 19 Nisan Perş. 12.00
Ruhların Jülyeti: 21 Nisan Cts. 21.30
Satyricon: 17 Nisan Salı 12.00, 22 Nisan Pz. 21.30
Beyaz Şeyh: 17 Nisan Salı 19.15
8 1/2: 16 Nisan Pts. 21.30
Alıntılar için bakınız:
Charles Thomas Samuels (1992). 'Antonioni, Truffaut, Fellini, Bergman'. İstanbul: Düzlem.
Frank Burke (1996) 'Fellini's Films'. NY: Twayne Pub.