Köprü kurma zamanı

Soldaki partilerimizin, sendikalarımızın, kitle örgütlerimizin, derneklerimizin, irili ufaklı gruplarımızın el ele vererek en temel (ve basit) taleplerimizi savunacak ortak bağımsız adaylarla seçimlere...
Haber: SERTUĞ ÇİÇEK / Arşivi

Soldaki partilerimizin, sendikalarımızın, kitle örgütlerimizin, derneklerimizin, irili ufaklı gruplarımızın el ele vererek en temel (ve basit) taleplerimizi savunacak ortak bağımsız adaylarla seçimlere hazırlanması talebini dile getiren "Ortak Aday İstiyoruz Kampanyası"nı başlatırken kurduğumuz hayallerin bir kısmı gerçekleşti.
Ortak bağımsız adaylarımızla, 1) CHP'nin solunda kalmasına karşın başka gerçekçi alternatif göremediği için CHP'ye oy vermekte olan ya da sandığa hiç gitmeyen seçmenlere sol bir seçim alternatif yaratabilir, 2) CHP ile sosyalistler arasında kalan büyük boşluğu sandıkta ve sokakta doldurmaya aday sol bir çekim gücü oluşturabilir, 3) Türkiye solu ile Kürtler/Kürt hareketi arasında barış ve kardeşlik diyenlerin köprüsünü inşa edebilir, 4) Sağlanacak birlik sayesinde, hem soldaki parti ve gruplara hem de Kürt hareketine mesafeli duran ve sayıları bütün örgütlü sosyalistlerin toplamından daha fazla olan partisiz solcuların yeniden harekete geçmesini sağlayacak bir heyecan dalgası yaratabilir, 5) Elde edilecek başarılar sayesinde umudumuzu, güvenimizi artırarak ortak çalışma kültürünü güçlendirerek seçim çalışmasının ötesine taşıyabilir, 6) 12 Eylül mirası antidemokratik yüzde 10'luk baraj engelini aşabilir, 7) Solun ve Kürtlerin TBMM'de temsilinin yolunu açabilir, vekillerimiz etrafında yaratacağımız kampanyalarla da sokakta yeni birlikler inşa edebilmenin olanaklarını artırabilirdik.
1965 seçimlerinde Meclis'e giren 15 TİP milletvekilinin yarattığı havayı 42 yıl sonra yeniden solumanın mümkün olduğu hissi hızla yaygınlaşarak www.ortakaday.net sitesinin aşırı trafik nedeniyle defalarca kilitlenmesine neden oldu. Kendisine solcuyum, emeğin, kardeşliğin yanındayım diyen hemen her çevreden kampanyaya ciddi bir destek aktı.
Kamuoyunda tanınan imzacıları öne çıkararak 15 Mayıs'ta yaptığımız basın açıklamasında, "CHP'yi artık sol ve demokrat olarak görmeyen sosyal demokratlardan, adil bir barış isteyen Kürtlere kadar bütün sol kamuoyunca kabul edilebilecek ortak isimlerin" belirlenmesi için "Solda duran bütün parti, grup, sendika, demokratik kitle örgütü yöneticilerini üstlerine düşen fedakârlık ve sorumlulukları yerine getirmeye" çağırdık.
Bu çağrı, 15 bini bulan imzacılarının çabalarıyla muhatabı olan parti ve örgütlerimiz üzerinde arzu edilen etkiyi yarattı. Tartışma ve hareket etme ihtiyacı, yerel inisiyatifler ve forumlar aracılığıyla somutlandı.
Yaklaşık üç ay boyunca hemen her parti ve çevre bir yandan kendi içindeki tartışmaları belirli bir olgunluğa ulaştırmaya çalışırken öte yandan diğer parti ve çevrelerle görüşmeler yaptılar. Bu sancılı sürecin sonunda, 22 Temmuz seçimlerinde CHP'nin solunda, özgürlükleri, emeği, demokrasiyi ve barışı savunacak, TBMM'de bizim sesimiz olabilecek, gönül rahatlığıyla oy verebileceğimiz bağımsız adaylar çıktı: ÖDP Genel Başkanı Mehmet Ufuk Uras, DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, EMEP Genel Başkanı Abdullah Levent Tüzel, SDP Onursal Başkanı Akın Birdal, Azınlıklar Raporu yazarlarından Baskın Oran, çevreci Ali Özdemir, eski sendikacı Berkat Kar, KESK eski Genel Sekreteri Mustafa Avcı, Şair Şükrü Erbaş, 78'liler Türkiye Yürütme Kurulu Üyesi Nebi Ebci...
Bin umut
45 il 49 seçim çevresinde DTP, EMEP, SDP ve çeşitli sol gruplarca tam olarak, ÖDP ve başka bazı gruplarca da kısmen desteklenen bağımsız milletvekili adayları "Bin Umut Adayları" olarak kamuoyuna sunuldu.
Görüşmeler sırasında ortak adaylığı üzerinde anlaşma sağlanan ve ilk açıklamalarda Bin Umut Adayları listesinde yer alan Baskın Oran ve Metin Bakkalcı daha sonra liste dışı kaldılar. Ankara 1. Bölge'de Metin Bakkalcı yerine aday gösterilen Şükrü Erbaş tek aday olmasına karşın, İstanbul 2. Bölge'de "Solda Ortak Bağımsız Aday" olarak seçim kampanyasını başlatmış olan Baskın Oran ve Bin Umut adayı DTP İstanbul İl Başkanı Doğan Erbaş var.
İstanbul 2. Bölge'deki güçler iki aday arasında dağılmış durumda olsa da bölgenin ve adayların özellikleri nedeniyle her iki adayın da başarılı olması -zor olsa da- mümkündür ve bu hedefe uygun çalışmak gerekir.
Seçim, ABD'nin Irak batağından çıkmak için İran'a saldırı planları yaptığı, Türkiye ekonomisinin bıçak sırtı dengede bulunduğu, Kuzey Irak'a askeri operasyon çağrıları ile darbe tehditlerinin yapıldığı koşullarda gerçekleştirilecek. Düşmanlık yerine kardeşliği, savaş yerine barışı, milliyetçilik-ırkçılık yerine halkların kardeşliğini, tahammülsüzlük yerine hoşgörüyü, yasaklar yerine özgürlükleri savunanların sesini yükseltmesi ve toparlanması için seçimler iyi bir fırsat sunuyor.
Bin Umut Adayları ve Baskın Oran'ı barışa, kardeşliğe, özgürlüklere uzanan işlevsel köprüler haline getirebilir, yıllardır milliyetçilik-laik cephecilikle uyuşturulan toplumsal muhalefet yeniden canlandırıp hak mücadelelerinde yeni bir dönemin açılmasına katkıda bulunabiliriz. Kürt hareketi ile Türkiye solunun bileşik etkisi, sesimizi duymak istemeyenlerin bütün hesaplarını altüst edebilecek bir güce sahiptir; ibreyi yeniden soldan, emekçiden yana döndürebilir, önlenemez gibi görünen ırkçılığa, düşmanlığa, savaşa, neoliberalizme karşı sağlam bir set oluşturabilir. Bin Umut Adayları ve Baskın Oran'ın seçim kampanyalarında omuz omuza verenlerin, birlikteliğini 22 Temmuz'dan sonra da devam ettirmesi toplumsal mücadele açısından çok değerlidir.
Kampanyalar gösteriyor ki, en ufak bir işbirliği bile özellikle kenarda duran çok sayıda kişiyi heyecanlandırıp harekete geçirebilir. Bugün seçim için biraraya gelip hareket edenlerin darbelere, savaşlara, neoliberal saldırılara karşı 23 Temmuz'dan sonra da birlikte durmasını sağlamak, bu birlik eğilimini ve köprüleri güçlendirmek önümüzde duran esas görevdir.
Unutmayalım ki TBMM'ye göndereceğimiz her bir fazla temsilcimiz, adaylarımızın aldığı her bir fazla oy hepimizin güven ve moralini artıracak, yukarıda sözü edilen köprüleri biraz daha sağlamlaştıracak. Hayallerimizin gerçekleşmesi için, 2008 yılı 1 Mayıs ve Newroz'unu milletvekillerimizle birlikte kutlamak için, Meclis'e tünel kazmak için, TBMM'nin sol kulağını açmak için "şimdi seçim kampanyası zamanı".