Kritik dönem

Kritik dönem
Kritik dönem
2014-2015 arasındaki Ay Tutulması, Spica sabit yıldızının yanında gerçekleşiyor. Spica genellikle uğurlu kabul edilir, ancak bu kadar gerilimli bir dönemde daha ziyade karanlık yüzünü göstermesini bekleyebiliriz.
Haber: BARIŞ İLHAN* / Arşivi

2014 yılının astrolojik açıdan en dikkatle izlenen dönemine girdik. 15 Nisan’da bir Ay Tutulması, 21 Nisan’da bir büyük kare ve 29 Nisan’da bir Güneş Tutulması deneyimleyeceğiz. Güneş ve Ay Tutulmaları her yıl birkaç kere oluyor, ama böyle bir büyük kare çok sık olan bir şey değil. Üstelik bu noktaların üzerinde Mars, şimdi geri gittiği için, iki kere geçecek. Bu nedenle bütün astrologlar harıl harıl bu açı kalıbını açıklamaya çalışıyor. Aynı nitelikte olmasa da buna benzer bir şey 1999’da yaşanmıştı. O zaman Güneş Tutulması bir büyük kareye denk gelmişti, yani ikisi birleşmişti. Bir hafta sonra İzmit depremi oldu. Aslında bu, 1999-2000 yıllarında peşpeşe gerçekleşen depremlerin ilkiydi. O zamanki büyük kare sabit burçlarda olmuştu. Şimdiki kare öncü burçlarda gerçekleşiyor ve doğal felaketlere çatışma, patlama, protesto ve maddi yıkımlar gibi konular ekleniyor. Bu beklentiyle gözler, Ukrayna veya Suriye’ye çevrilmiş durumda. Her ikisinde de Rusya’nın etkisi büyük. Putin sahneyi çok işgal etmiş durumda. İlginç, çünkü Putin 1999’daki Güneş Tutulması ve büyük kareden sonra başkan olmuştu. Şimdi bir başka büyük kare ve tutulmada baş aktörlerden birisi. Ayrıca bu Ay Tutulması, Putin’in doğum haritasını tetikliyor.

1935 ve Mars
Bu göksel olaylar esnasında Mars, 2007’den bu yana dünyaya en yakın noktasına geldi. Bazı astrologlar bunu depremlerle ilişkilendiriyorlar. Nitekim San Fransisco, Antalya sallandı, Şili’de büyük bir deprem oldu. Şili depremini büyük bir yangın izledi. Mars ayrıca yangın, kaza ve kavga demektir. Yıl içinde bu açıdan dikkatli olmakta yarar var. Mars en yakın halindeyken aynı zamanda geri gidiyor. Geçmişte Mars’ın aynı derecelerden ne zaman gerilediğine baktığımızda 1935 yılına ulaşıyoruz. Mars 20. yüzyılda sadece o tarihlerde aynı derecelerde geri gitmiş. Ve şimdiki gibi o zamanda Uranüs-Pluto karesi varmış. 16 Mart’ta Hitler Versay Anlaşması’nın “haksız” maddelerine karşı çıkarak “yeniden silahlanma” modelini ilan etmiş. Bundan önce zaten Alman ordusu iki yıldır gizliden gizliye büyüyormuş. Hitler artık bunu açıklayacak kadar güçlendiğini düşünüyormuş. Böyle anons edilen silahlanma ve zorunlu askerlik, ilerleyen yıllarda II. Dünya Savaşı’na yol açmış. Şimdi 2014’te Mars geri giderken yine dünya, Ukrayna üzerinden Neonazileri ve III. Dünya Savaşı’nı konuşmaya başladı.

TutulmalarGüneş ve Ay Tutulmaları’nın işaret ettikleri olgular kendilerini bir-iki yıl içinde gösteriyor. Şimdiki Ay Tutulması ilginç. 2014-2015 yıllarında peşpeşe altışar ay arayla dört tane tam Ay Tutulması (tetrad) gerçekleşecek. Böyle bir tetrad ender görünen bir olgu. Örneğin 21. yüzyılda 8 tane tetrad olacak, ama 17., 18. ve 19. yüzyıllarda hiç olmamış. Tetrad’dan, kutsal kitap kehanetlerinde söz edildiği için bazı kesimler kehanetlerde bulunuyor. Astroloji bu tür kehanetlerle ilgilenmez, ancak bu Ay Tutulmaları’nın hangi olaylara denk geldiğinin incelenmesi astrolojinin işidir. Dolayısıyla bir göz atalım. Bu tutulmalar Yahudi bayramlarına rastlıyorlar ve dikkati İsrail’e çekiyor. Gerçekten de ilginç, çünkü böyle bayramlara denk gelen tetrad tarihleri sırasıyla 1493-1494, 1949-1950 ve 1967-1968. Birisi Yahudilerin İspanya’dan ve Portekiz’den sürülüşüne, ikincisi İsrail’in kuruluşuna, sonuncusu da bölgedeki birçok sorunun kaynağını oluşturan 1967 Arap-İsrail Savaşı’na rastlıyor. Bu durumda önümüzdeki dönemde İsrail’le ilgili haberlere kulak vermekte yarar var. Burada bir noktayı daha eklemek gerek. Ay Tutulması, Spica sabit yıldızının yanında gerçekleşiyor. Spica genellikle uğurlu kabul edilir, ancak bu kadar gerilimli bir dönemde daha ziyade karanlık yüzünü göstermesini bekleyebiliriz. Bu açıdan dünyasal olaylarda sis, duman, hava kirliliği ve suikastları sembolize eder. Ayrıca masumlara haksızlık yapan, verimsiz, vicdansız ve prensipleri olmayan bir kişiyi de gösterebilir.

Türkiye ’de olabileceklerTürkiye açısından bu göksel olaylara baktığımızda, daha önceki yazılarda da yazdığımız gibi Türkiye tarihinin belki de en önemli döneminden geçiyoruz. Bu konuda “Yeraltı Tanrısı ve Nisan” (30.12.2013 Radikal İki) yazısını okumanız önerilir. Ay Tutulması, Türkiye’nin Merkür (iletişim, düşünce, haberleşme)-Satürn (baskı, kısıtlama) kavuşumunun üzerinde gerçekleşti. 19 Ekim 2013’teki tutulma da bunun tam karşısındaydı. Sonra bu noktanın üzerinden Mars geçti ve geri döndü. 21 Nisan’da büyük karenin bir parçası olacak, sonra Merkür-Satürn üzerinden tekrar geçecek. Ekim’deki tutulmadan bu yana tapeler, yolsuzluklar ortaya çıktı, gizli haberleşmeler ifşa oldu, sonunda basına, sosyal medyaya sansür geldi. Şimdiki tutulmanın tam bu nokta üzerinde olması haberleşmeye baskının artacağının işareti olabilir. Ayrıca Satürn Türkiye’nin haritasında derin devleti, ölümü, işkenceyi, suçu, dini, yasaları, üniversiteleri temsil eden yerleri yönetiyor. Merkür de muhalefetin, inşaat sektörünün, sıkıntı ve sorunların yöneticisi. Bu açıdan bakınca Anayasa mahkemesinden tutun hapishanelere kadar geniş bir alan sorun kaynağı olarak görülüyor.

Amerika ve Türkiye
Büyük kare 13 derece Yengeç-Oğlak aksında gerçekleşiyor. Astrolog Bill Meridian bu aksın Fransız astronom LaPlace tarafından bulunan ve Charles Jayne tarafından astrolojiye uyarlanan “sabit düzlem” olarak isimlendirildiğini yazıyor. Bu düzlem bir denge noktası ve ona göre bu aks zodyakın güç noktalarından birisi. Bu aksı tetikleyen herhangi bir hareket dünyadaki dengeleri altüst ediyor. 13 derece Yengeç’te Amerika’nın Güneş’i, Türkiye’nin Pluto’su bulunuyor. Şimdi gökyüzündeki Pluto 13 derece Oğlak’tan bunlara karşıt açı yapıyor ve dengeyi iyice bozuyor. Bu durumda altüst olacak ülkeler arasında Amerika ve Türkiye de var. Gerçi biz bu altüst oluşa yabancı değiliz, bizzat deneyimliyoruz ve daha ne olabilir diye merakla izliyoruz. Tüm bunları anlatınca karşılaştığımız sorulardan birisi bunların ne zaman biteceği, güzel günlerin ne zaman geleceği oluyor. Çareyi şöyle demekte buldum: “Kışın çetin koşullarının yeni başladığı bir mevsimde bahar ne kadar sürede gelecekse, o zaman gelecek. Ama mutlaka gelecek...”

* Astrolog /
www.astrolojidergisi.com