Muhafazakârlar da çevreci olur

New York'luların dünyanın başkenti olarak gördükleri bu şehir giderek yeşilleniyor ama giderek de sıkıcı hale geliyor. "Herhalde Rupert Murdoch için, o artık bir ağaç kucaklayıcısı demek doğru olur".

New York'luların dünyanın başkenti olarak gördükleri bu şehir giderek yeşilleniyor ama giderek de sıkıcı hale geliyor. "Herhalde Rupert Murdoch için, o artık bir ağaç kucaklayıcısı demek doğru olur". Bu sözler şimdilerde bağımsızlığını ilan eden ve gözünü Beyaz Saray'a diken New York Belediye Başkanı Michael Bloomberg'e ait. Geçen haftalarda Başkan Bush'un Cumhuriyetçi Partisi'nden ayrılarak bağımsızlığını ilan eden New York'un milyarder işadamı Belediye Başkanı Michael Bloomberg, bu kendine özgü büyüsü olan dünya başkentini, 21. yüzyılın çevresel olarak örnek şehri haline getirmeye kararlı gözüküyor.
Projelerini gerçekleştirirken, pas attığı kişi ise New York'lu bir başka milyarder işadamı hemşehirisi. Gerçi Murdoch, Avustralya doğumlu ama Amerikan vatandaşlığına geçmiş bir işadamı. New York Post ve FOX TV'nin de sahibi. "Rupert Murdoch, New York'taki bütün şirketlerini yaşatma inisiyatifi başlattı" diyor. New York'un 2009 yılına kadar işbaşında kalacak Belediye Başkanı Bloomberg. Serveti 5 milyar doları bulan Bloomberg de tıpkı Murdoch gibi serbest piyasaya tutkulu biçimde inanıyor ama New York'u çevreci bir şehir yapma konusunda, "kudurmuş bir müdahaleci" gibi kararlı davranıyor.
Bloomberg, şehrin yeşil alanla kaplanması konusunda Murdoch'tan aldığı desteği şu ifadelerle dile getiriyor: "Murdoch, şirketlerini geniş çaplı olarak yaşatma inisiyatifine soktu. Bunun nedeni çok basit. Çünkü ileride çocuklarına bırakacağı dünyaya önem veriyor. Ayrıca, yeşilin artmasının enerjinin daha etkin kullanılması ve bunun da para tasarrufu ve kârlılığının artması olduğunu biliyor."
Belki, Murdoch da, Bloomberg'in etkisiyle New York'taki başka işadamları gibi modaya uyup çevreci olma trendini benimsemeyi imajı açısından daha uygun buluyordur. Bloomberg, bu amaçla tam 127 ayrı projeye öncülük etmiş. Bu projeler içinde, şehre 1 milyon ağaç dikilmesi ve genellikle şehre renk katan göçmenlerin sürdüğü geleneksel New York taksilerinin tümünün 2012 yılına kadar yakıt tasarruflu düzenli bir taksi filosu haline getirilmesi de var. Bütün bunlar çok olumlu elbette. Ama, New York'u böyle hayal etmek biraz tuhaf geliyor. Öyle ya, burası pırıltılı ve pis olan her şeyin vatanıydı! 24 saat yaşayan bu şehirde saat sabahın dördünde sırf bir caz bardan sigara içebilmek için dışarı çıkmak zorunda kalan, kaldırım kenarına ilişmiş birini görmek hayli irkiltici. Şehirde kamuya ait herhangi bir yerde sigara içebilmek artık söz konusu bile değil.
Başkanlık yatırımları
Köpek kakasını öylece sokakta bırakmak ya da çöplerin öğütülerek yeniden kullanılmaya hazır hale getirmeden bırakmak kimsenin aklının ucundan bile geçmiyor. Hatta o kadar, Yeşilaycılık benimsenmiş ki, öğlen yemeğinde bir kadeh şarap içene bile neredeyse kötü gözle bakılıyor artık! Manhattan'da kurulan organik sebze meyvelerin satıldığı pazarlarda ise, "biodynamic" (kozmik etkili tarım) ürünler kapış kapış satılıyor. Akdeniz'de yaşayan köylüler, bunu yüzyıllardır yapıyor.
New York'un 65 yaşındaki milyarder Belediye Başkanı Bloomberg'in çevrecilik unsurunu da 2008 yılında Amerikan Başkanlık seçim kampanyasında bir başarı olarak sunacağı düşünülüyor.
Cumhuriyetçi Parti'den iki dönem bu dünya başkentine Belediye Başkanı seçilen milyarder Michael Bloomberg, şimdilerde partisinden istifa etti ve Bağımsız olmayı yeğledi. Söylentilere göre, Başkanlık seçim kampanyası için 1 milyar doları ayırmış bile.

Bu yazı Guardian gazetesinden Nilay Karaelmas tarafından derlendi.