Nerede o eski cinsel tacizler?

"Ahlaksızca, uluorta veya gizlice söz ve davranışlarla karşı cinse eziyet etme, tedirginlik ve sıkıntı verme". Türk Dil Kurumu'na (TDK) göre "cinsel taciz" tanımlarından biri. Ne kadar muğlak!
Haber: AHU PARLAR / Arşivi

"Ahlaksızca, uluorta veya gizlice söz ve davranışlarla karşı cinse eziyet etme, tedirginlik ve sıkıntı verme". Türk Dil Kurumu'na (TDK) göre "cinsel taciz" tanımlarından biri. Ne kadar muğlak!
Yaşanan bir olayın cinsel taciz olup olmadığına bu tanım üzerinden karar verebilir miyiz? Maalesef hayır. Baudrillard'ın sözcükleriyle "cinsel işaretlerin makineleştirilerek nesnelleştiği günümüzde" TDK'nın veya başka kurumların tanımları çokça eksik, bulanık kalıyor. Sanki bir şeylere neredeyse "cinsel taciz" teşhisi koyulamaması için yapılmışlar. Modernitenin değişen koşulları karşısında etkisini yitiren bu tanımlar, aynı zamanda konuyu "cinsiyetle" sınırlıyor. Halbuki mevki sahibi modern insanın iktidar bağımlılığını gözönüne aldığımızda ve bunu örtük bir şekilde nasıl da pervasızca tatbik ettiğini düşündüğümüzde, aslında tacizin, hegemonya kurmak için kullanılan bir yöntem olduğunu söyleyebiliriz.
'Cinsel taciz'. Pek itici bir tamlama!? Cinselliğin pornografik bir rahatlıkla yaşandığı bugün dahi, bu iki sözcük biraraya geldiğinde bir çeşit çarpan etkisi yaratıyor ve konu oldukları topluluklarda anlık ve hayali bir kaçışma sahnesine neden oluyor. Bunun nedeni ise 'cinsel' sözcüğünün tacizin önüne geçmesi. İfadenin kendisi çok önemli bir şeyi kaçırmamıza neden oluyor: Şiddet içeren tarafı 'taciz' iken söylendiğinde herkese tedirginlik veren kısmı cinsel olanı... (TDK/Taciz = tedirginlik verme)
Eğitimli, entelektüel taciz eder mi?
İstanbul'da çalışan bir kadın olduğum düşünülürse, bunun benim için yeni bir kavram olmadığı açık... Hemcinslerimin hiçbiri için değil. Ama kısa bir süre önce fark ettim ki, cinsel tacize oldukça hazırlıksızmışım. Kadın nüfusunun geri kalanında benden çok farklı durumda olduğunu sanmıyorum. Zaten kavram da etkisini buradan alıyor.
Varlığını görüntüsü üzerinden yayan ve cinselliğin nesnesi olarak görülen biz kadınlar ne kadar yazık ki, bu yönde bir tacize hazırlıklı olamıyoruz! Halbuki farkındayız işte: (Hatta itiraz edip duruyoruz.) Bizleri birer cinsel obje olarak görüyorlar. Dolayısıyla duvarlara yazı yazan ve sokağa tüküren vandal ruhların, biz kadınlara diğer 'objelere' (!?) yaptıklarından farklı bir muamele yapmasını beklemek biraz safça kalıyor. Biz de çok şaşırmıyoruz. Biliyoruz ki onlar tüm ötekilerle ancak bu şekilde ilişki kuruyorlar. Biz kadınların payına da elleme, pandik veya laf atılması düşüyor! Konunun hazırlıklı olmadığımız tarafı şu: Vandal ruhların uyguladığı yöntemler aslında modern yani eğitimli, entelektüel, kentli ruhlarınkine oranla oldukça naif. Evet, 'modern' erkeklerin de cinsel taciz yaptığını söylüyorum! Çok da sinsi ve yıpratıcı bir şekilde.
Taciz değil karabasan
Birkaç saniyeliğine ufak bir sahne kurmak istiyorum aklınızın içine: 10 metrekare var yok bir toplantı odası. Grinin hakim olduğu modern ofis mobilyaları. Kare bir masa. Bu bir iş görüşmesi. Tam karşımdaki adam 30'larının sonunda. Eğitimli. Entelektüel. Kentli. Modern yani! Gözlüklerinin arkasından birer spot ışığı gibi üstüme diktiği bakışları ile sivri ve akıcı cümleler kurarak konuşuyor. Daha 'bu alemlerde' taze olan bendenize hayat dersi veriyor: "Bak güzelim" diyor başını hafifçe sallıyor, "Bu işler kolay değildir. Risk alabilmelisin. Yalnız ikimizin olduğu bu dört duvar arasında bile risk alabilecek özgürlükte olmalısın." O anda aklıma binlerce düşünce hücum ediyor. Risk? Yanlış mı anlıyorum? Ne demek istedi? Az önce 'ahlak kurallarının bu oda bağlamında geçerli olmadığını, soyunsak bizden başka kimsenin haberi olmayacağını' söylerken neyi kast ediyordu?
Şimdi sahneyi dondurun. Başa sarın... Cümleleri ağır çekim yeniden dinleyin, her sözcüğün kızgın yağ gibi üzerimden nasıl aktığını hissedin. Düğüm olduğumu. Elimin kolumun karıştığını, ceplerimin söküldüğünü. Ve bütün bunların ağır çekimde yaşandığını. Tıpkı bir karabasan gibi!
Aslında tek ve doğru soru şuydu: Bu adam beni (cinsel) taciz mi ediyor?
Yanıtı nasıl bileceğim? Neye göre karar vereceğim? Kime danışacağım? Karabasan devam ediyor... Eğer küçücük bir kızken Kadıköy'ün sokaklarında dolaştığım herhangi bir gün atılan "of, yesinler" "hepsi senin mi" gibi laflardan biri olsaydı ya da dokunmaya kalksaydı, "Hah," derdim "işte bu adamakıllı bir cinsel taciz!" Ne de olsa bugüne kadar bize öğretilen cinsel taciz tarifi bu ve buna benzer şeyleri içeriyordu yalnızca. Başı sonu belliydi, içeriği netti! "Elledi mi bacım, o zaman cinsel taciz!"?!
Tacizin içselleştirilmiş dinamikleri
Haklısınız: Tu benim kalıbıma! Nasıl oluyor da bu konuşmanın gün gibi ortada bir cinsel taciz vakası olduğunu kendime bile itiraf edemiyorum? Ama işte çok yakınımdaki insanlardan bile "Odayı neden hemen terk etmedin / Niye siz ne biçim konuşuyorsunuz benimle demedin /Emin misin belki seni denemiştir" diyenler oldu. Kimseyi suçlamak için söylemiyorum bunu. Ne kadar içselleştirilmiş olduğunu ve tacize uğrayanın nasıl tek başına kaldığını anlamanızı istiyorum, o kadar.
Evet, ben o odada kısılıp kaldım. Ama iyi ki sert bir tepki vermemişim. Yoksa onun iktidarını gerekçelendirmiş olacaktım. Çünkü bu bir iktidar oyunu! Bu, kendi iktidarını ancak o şekilde tatbik edebilen adamların seçtiği bir iktidar kurma yönetimi. (İnanmayan Freud okusun!) Ödipal dönemini atlatamamış adamların bildiği tek ilişki kurma yolu belki de. İktidarını tatbik edebileceğini hissettiği an ve durumlarda (yani elinde bir mevkinin gücü varken) otomatik olarak devreye giren bir mekanizma... Dolayısıyla cinsellik sadece bir araç. En fazla kullanılanı belki ama; asıl olan iktidar duygusu.
İşin ironik tarafı kendilerinden o kadar eminler ki! Entellektüel, eğitimliler ya... Onlar öyle şeyler yapmaz. Söyledikleri hiçbir şey cinsel taciz olamaz. Ellemedi ki. Dokunmadı! "Benimle yatacaksın yoksa bu iş olmaz" gibi Türk filmlerinden kalma replikler de sarf etmedi. O zaman bu taciz değildi!?
Tacizi taciz yapan nedir?
Bir web sitesinde cinsel tacize örnek olarak şunlar sıralanıyor: "Kadını utandıracak, küçük düşürecek her türlü söz, davranış, cinsel içerikli talep, dokunma, hepsi cinsel taciz olabilir. Örneğin kadınları sürekli aşağılayan açık saçık fıkralar anlatmak..." Düşünüyorum da: İyi de bunların bir kısmı beni bazı durumlarda rahatsız eder, bazılarında etmez. Çok yakından tanıdığım bir arkadaşımsa yapan, güler geçerim belki de. O zaman tacizin tanım-sınırı nerede başlar nerede biter?
Aslında açık ve net: Cinsel taciz, gücü olanının gücü olmayanı kontrolü altına almak sureti ile cinsel mesajlara maruz bırakmasıdır. (Cinsel sözcüğünü cümleden çıkarın, hâlâ anlamlı! Ayrıca tanımı cinsellik ve özellikle kadınlıkla bağdaştırılmasından arındırabilirsek, bunu herkesin problemi haline getirebiliriz.)
Bu bir tacizdir
Özetle, modern dünyadaki anlam kaosu cinsel taciz için de geçerli. Bu yüzden onunla karşılaşanlar nerede nasıl dur diyeceğini bilemiyor ve mağdur oluyor. Samimiyet belirtisi midir? Karşıdaki kişinin karakterinin bir parçası mıdır? Benim mi içim kötü? Peki kime nasıl anlatırım? İnsanlar beni yargılar mı? Cesaret edebilir mi?
Çizgiyi kalınlaştırmanın yolu tarifi iktidar ile ilişkilendirmektir.
İktidar kimin elindeyse onun bu konuda titiz davranması gerekir. Müdür müsünüz? Yönetici? Birileri size muhtaç mı? Ya da sizden beklediği bir şey mi var? Peki acaba hiç elinizdeki bu gücü kullanarak bir kadına (/erkeğe) cinsel içerikli mesaj göndermiş olabilir misiniz? Bir daha düşünün...
Kısa bir süre önce Türkçe olarak yayımlanan Ruhun Yeni Hastalıkları kitabında Julia Kristeva, modern insanın narsistik yapısına vurgu yapıyor; çağımızda insan biçimciliğin gerilemesiyle, narsisizm ya da egoizmin doruğa ulaştığını ima ediyor.
Nereye baksa sadece kendini görmeye çalışan modern insan, iktidarının gösterişine öyle kaptırıyor ki benliğini, farkına varmıyor: Bu bir tacizdir. Ve konuşmadığımız sürece bireysel kalacaktır.