Nâzım'ı kıskandıran kemancı

Nâzım'ı kıskandıran kemancı
Nâzım'ı kıskandıran kemancı

David Oistrakh, müzik dünyasının en insan ve insancıl sanatçılarındandı.

Kemancıların kemancısı David Oistrakh, doğumunun 100. yıldönümünde sanatı ve insancıl kişiliğiyle anılıyor
Haber: AHMET MAKAL / Arşivi

Büyük Rus kemancı David Oistrakh 30 Eylül 1908 günü müzikçiler kenti Odessa’da doğmuş, 24 Ekim 1974’te ise Amsterdam’da dünyamızdan ayrılmıştı. Müzik dünyası doğumunun 100. yıldönümü nedeniyle bu büyük ustayı anarken, onun kayıtlarından oluşan özel edisyonlar yayınlanıyor. Bu vesileyle, biz de Oistrakh’ın eşsiz sanatını ve hümanizmasını, siz sevgili Radikal İki okurlarıyla paylaşıyoruz.

Kemancıların kemancısı
Rus keman okulunun en iyi temsilcisi olan Oistrakh, tüm 20. yüzyılın en büyük kemancılarından biriydi. Müzikal gelişiminin erken dönemlerinde daha çok keman minyatürleri üzerinde odaklanan ve stili ağırlıklı olarak zarafete dayalı olan Oistrakh, daha sonra kendi deyimiyle ‘orkestra ile çalmayı öğrenecek ve sevecek’, zaman içerisinde kendi anıtsal stilini geliştirecekti. Oistrakh’ın sanatı, virtüözite ile müzikçiliğin kusursuz bir bileşiminden oluşuyordu. Keman üzerindeki teknik ustalığı ve güveni kusursuz olmakla birlikte, onu diğer büyük kemancılardan ayıran, sıcak ve güçlü tonu; lirik, yalın, içten yaklaşımı ve imgelem gücüydü. Oistrakh’ın yorumlarına ince bir zevk ve sanatsal soyluluk egemendi. O, birçok müzikçi tarafından, kendi kuşağının en önemli kemancısı olarak kabul edilir. Oistrakh’ı kuşağının en büyük kemancısı olarak kabul edenler arasında, gene aynı kuşaktan bir başka büyük kemancının, Yehudi Menuhin’in de bulunduğu düşünülürse, sanatçının büyüklüğüne ilişkin bu yargıdaki doğruluk payı artar. Ünlü İngiliz müzik dergisi Gramophone birkaç yıl önce, aralarında Anne-Sophie Mutter’ın de bulunduğu günümüzün önemli kemancılarına en beğendikleri sanatçıyı sormuş ve cevaplar büyük ölçüde Oistrakh üzerinde birleşmişti. Sanıyoruz ki, Oistrakh için “kemancıların kemancısı” nitelemesini kullanmakta hiçbir sakınca yoktur!
Oistrakh’ın repertuvarında Bach’tan Mozart’a, Beethoven’den Hindemith’e, farklı dönemlere, farklı okullara ait birçok bestecinin eserleri bulunuyordu. Bu repertuvarda konçertant eserler yanında, oda müziği eserleri ve solo eserler; keman dağarının klasikleşmiş eserleri yanında, çok az seslendirilen birçok eser de yer alıyordu. Oistrakh bu eserleri, yaşamı boyunca, Mravinsky’den Kondrashin’e, Ormandy’den Szell’e döneminin en önemli şefleriyle ve orkestralarıyla; Oborin’den Richter’e, Badura-Skoda’ya birçok piyanistle seslendirdi. Sanatçı, başta ülkesi Sovyetler Birliği’nin ulusal plak firması Melodiya olmak üzere, müzik dünyasının dev firmaları için çok sayıda kayıt da gerçekleştirdi. O, aynı zamanda yetenekli bir orkestra şefiydi. 1960’tan başlayarak bu alana da yönelen sanatçı, Berlin Filarmoni, Concertgebouw gibi birçok önemli orkestrayı yönetti ve geride şef olarak yaptığı kayıtlar da bıraktı. Oistrakh’ın sanatçı kimliğinin önemli bir yönü de hocalığıydı. Moskova Konservaruvarı’nda hocalık yapan sanatçı, günümüzde dinlemeye devam ettiğimiz birçok ünlü kemancının yetişmesine katkıda bulundu. Onun öğrencileri arasında oğlu İgor Oistrakh başta olmak üzere Gidon Kremer, Victor Pikaisen, Oleg Kagan gibi önemli kemancılar bulunuyor.

İnsan Oistrakh
Bir sanatçının kişiliğiyle sanatı arasında paralellikler kurmak her zaman için anlamlı sonuçlar vermeyebilir. Ama, kanımızca Oistrakh’ın sanatı ile kişiliği arasında çok az sanatçıda gözlenebilen bir uyumluluk vardı. O, müzik dünyasının en “insan” ve en “insancıl” sanatçılarından biriydi. Kıskançlıkların yaygın olduğu müzik dünyasında, onun bu yönü meslektaşları tarafından da açıklıkla ifade edilmiştir. Dostu büyük kemancı Menuhin, Oistrakh’ı ‘her yönüyle insan...’ sözcükleriyle niteler. Ona göre Oistrakh, ‘insanların en zarifi, en güveniliri ve en açıkyüreklisidir’. Isaac Stern için ise Oistrakh ‘altından bir adam’dı. Oistrakh sanatı yanında, bu sıcak kişiliğiyle de döneminin birçok önemli bestecisini etkilemiş, onlarla yakın dostluklar kurmuştu. Bu etkileşim, müzik dünyasının birçok yeni eser kazanmasına katkıda bulunmuş; başta Prokofiev, Şostakoviç, Myaskovsky, Haçaturyan, Vainberg olmak üzere birçok besteci onun için eserler yazmış, bestelerini ithaf etmişlerdi. Bunlar arasında Şostakoviç’in iki konçertosu ve sonatı, Prokofiev’in sonatları ve Haçaturyan’ın konçertosu da bulunuyor.

İki büyük usta: Nâzım ve Oistrakh
Oistrakh, ülkemize gelerek Türk müzikseverler için de çalmıştı. Sanatçının 1957’de İstanbul’da verdiği konserde, dinleyiciler arasında büyük şairimiz Nâzım Hikmet’in eşi Münevver de bulunuyordu. Hayatı ayrılıkların, hasretlerin bin türlüsünü yaşamakla geçen ve otobiyografik nitelikli bir şiirinde ‘...Kimi insan otların, kimi insan balıkların çeşidini bilir, ben ayrılıkların; kimi insan ezbere sayar yıldızların adını, ben hasretlerin...’ diyen Nâzım usta, Oistrakh ustaya hitaben en güzel şiirlerinden birini yazacaktı...

David Oystrah’a mektubumdur
İstanbul’a gitmişiniz.
Konserinizdeymiş.
Çok bahtsız bir kadını bahtiyar etmişiniz.
Yağmura uzanan iki yeşil yaprak gibi gözleri bakmış parmaklarınıza.
Mektubunda: ‘Unuttum her şeyi’ diyor.
Kahırlarından başka unutacak şeyi yok.
‘Ağladım’ diyor, ‘ferahladım’.
‘Dünya’ diyor, ‘güzel, içim rahat’.
Siz kıskandığım biricik insansınız, üstat.

                                 Nâzım Hikmet

                     1 Temmuz 1957, Balçik

Ne yapmalı?
Oistrakh’ın kayıtlarını dinlemeli elbette!.. Sevgili Radikal İki okurlarına bulunabilen her Oistrakh kaydını dinlemelerini önerirken, sanatçının şu anda ülkemizdeki müzik mağazalarında mevcut CD’lerini belirtmekle yetiniyoruz. Müzik endüstrisinin devlerinden EMI’ın Oistrakh’ın doğumunun 100. yılı nedeniyle yayınladığı 17 CD’lik edisyon, sanatçının bu firma için yaptığı tüm kayıtları içeriyor. Bu set içerisinde de yer alan Prokofiev ve Brahms’ın keman konçertoları ile keman minyatürlerini içeren üç CD ise bağımsız olarak da mevcut. Rus firması Melodiya’nın 5 CD’lik Oistrakh edisyonu da sanatçının olağanüstü kayıtlarını içeriyor. Naxos etiketli bir CD’de ise Bach, Mozart ve Mendelssohn’un konçertoları yer alıyor. Kesin olan bir şey var; hangi eseri çalıyor olursa olsun, üstadın yorumları dinleyenlerin ruhunu, kalbini, tüm insanî varlığını zenginleştirecektir. Dünyanın ve ülkemizin kaotik ortamında müziğin ve Oistrakh’ın sıcaklığına, hümanizmasına her zamankinden daha çok ihtiyacımız var!