O bizim dünyamız

O bizim dünyamız
O bizim dünyamız

Ajda Pekkan ın yeni albümü hayal kırıklığı yaratıyor.

Ajda Pekkan'ın yeni çıkan 'Collection' albümü tek bir şarkı olsun, yeni bir şey ihtiva etmiyor: Ne bir demo, ne bir deneme kaydı ne de bir remix. Süperstar için daha iyi bir şey yapılamaz mıydı?
Haber: NAİM DİLMENER - naimdilmener@gmail.com / Arşivi

Memleketin gelmiş geçmiş en büyük, en popüler star’larından Ajda Pekkan’dan, o çok parlak, o başarılarla dolu kariyerini temize çekecek, bilemediniz özetleyecek bir disk kutusu bekleniyordu. Sıkı ya da vasat her türden hayranın, yıllardır hayalini kurduğu bir şeydi bu: “Bir Ajda Pekkan kutusu çıksa, içinde ilk şarkılarından başlayarak her şey olsa. Hatta daha önce hiç yayınlanmamış, kenarda köşede kalmış şarkıları da bulunsa...” 

Hayal kırıklığı
Nihayetinde bir Ajda Pekkan kutusuna sahip olduk. DMC, Emre, İstanbul , Ossi ve Yaşar bir araya geldi, güçlerini birleştirdi ve 10 disklik bir Ajda Pekkan kutusu yayınladılar: ‘Collection’. Son derece gösterişli, albümlerin sığabileceği alanın iki misline sahip bir ambalajın içine doldurulmuş 10 (“çerçeve değil resim aranan” single’ı hesaba katarsak, aslında 9 buçuk) albümün tamamı, kutuya destek vermiş firmaların kataloğunda bulunan ve daha önce yayınlananlardan oluşuyor. Yeni kutu tek bir şarkı olsun, yeni bir şey ihtiva etmiyor: Ne bir demo, ne bir deneme kaydı ne de bir remix. Dokuz albüm ve bir single denkleştirilmiş, yeni bir ambalajla cilalanmış, piyasaya sürülmüş. Bu nedenle, en fanatik Ajda Pekkan hayranını dahi memnun edemeyecek, memnun etmek bir yana, hayal kırıklığına uğratacak “yeni bir ambalaj” bu.
Müzik dünyasına 60’ların hemen başında İlham Gencer’in önderliğinde giriş yapan Ajda Pekkan, 60’lar ortalanmak üzereyken de ilk plaklarını yapmaya başlamıştı. 1964 yılında piyasaya çıkan ve ön yüzüne Öztürk Serengil’in kurulduğu bir plak olan ‘Abidik Gubidik’, Pekkan’ın da ilk plağı oldu. Bu plağın B yüzüne yerleşmişti Pekkan: ‘Göz Göz Değdi Bana’. İşin devamı da hızlı, hatta gürül gürül geldi. Pekkan’ın Serengil Plak ile başlayan kayıt macerası Odeon, Regal ve Philips ile devam etti. Yeni ambalajda uzanılabilecek en eski nokta, İstanbul Plak’a ait karma bir albüm. Pekkan’ın o çok ama çok popüler olduğu 70’lerin ilk yarısında, ortakları arasında Orhan Gencebay’ın da olduğu İstanbul Plak’a yapmış olduğu 45’liklerden derlenmiş, karma bir albümdür bu da. Orijinal LP de öyleydi, 90’lardaki CD furyasında yapılan baskısı da, bir parça farklı olmakla birlikte, öyleydi.
İlk dönemin tamamı, hatta bütün bir 60’lar bu kutunun ilgi alanına her nedense girmemiş. Bu “yeni mal”a bakıp Pekkan’ı tanımak isteyecekler, onun 70’lerde, öylesine, bir çırpıda, kendiliğinden doğuverdiğini ya da fırladığını düşünecekler. Bir bakacaklar ki, Pekkan’ın en eski gibi görünen albümünde dahi, gürül gürül bir vokal, müthiş bir şarkı söyleme becerisi mevcut. Çıraklık yok, tecrübesizlik yok. Eh, belki de biyonik Pekkan’a yaraşan budur, diye düşündüler. Oysa bu altın kıymetindeki ilk dönem (ki “Regal Dönemi” olarak da özetlenegelir) bir başka geçmişe tutkun firmamız Odeon’un kataloğunda bulunmaktadır. Bilindiği kadarıyla da bu firma, geçmişe bir selam çakılmak istendiğinde zorluk çıkaran bir firma değildir. Muhtemelen kapılarını çalan olmadı. 

Naylon, polyester ve çamur
Olmayan bir başka şey de, Pekkan’ı bir süperstar mertebesine çıkartan ‘Bambaşka Biri’li ilk ve ikinci ‘Süperstar’ albümleri. Kutumuz ‘Hoş Gör Sen’li İstanbul Plak ile başlattığı kariyerin merdivenlerinde koşturmaya başlıyor ve 80’lerin başında, o Eurovision bozgunundan sonra yapılmış ‘Sen Mutlu Ol’ ile ‘Sevdim Seni’ye zıplıyor apansız; daha doğrusu bu iki albümden çıkarılmış ‘Unutulmayanlar’ adlı derleme albüme. 70’lerin ikinci yarısı boş, bomboş; Pekkan o aralar hiçbir şey yapmamış gibi.
Pekkan’ın Eurovision sonrası düşüşe geçmiş, daha doğrusu, Sezen Aksu’nun önlenemez yükselişi nedeniyle ikinciliğe demir atmış kariyerinde “bir tatlı huzur”a işaret eden ‘Uykusuz Her Gece ’li ‘Superstar 83’, ‘O Benim Dünyam’ olmasa ferah ferah çöpe atılabilecek ‘Ajda Pekkan & Beş Yıl Önce On Yıl Sonra’, güzel ama şanssız ‘Süperstar 4’, Pekkan’ın yeniden doğuşunu müjdeleyen ‘Ajda 1990’ ve hemen ardından gelen vasat ötesi ‘Seni Seçtim’le devam ediyor yeni ambalajın, çok fazla zorlanmış yeni diskografisi. Ve sonra bir atlama daha; Perihan Mağden’in ballandıra ballandıra klibini anlatıp hepimizi gülmekten yerlerde süründürdüğü ‘Eğlen Güzelim’li albüm de yok! Ve ardından biraz naylon, biraz polyester, biraz da çamur dönem; ‘Cool Kadın ’, ‘Aynen Öyle’ ve ’Resim’. Bu dönemin en parlak noktası ‘Sen İste’ ise yok; ki bu single, Pekkan’ın bizzat kendisinin kurduğu ve annesinin adını verdiği firmasından, NVN’den çıkmıştı.
Göründüğü kadarıyla kutuyu paketleyenler Pekkan gibi değilmiş. Onlar “resim” değil, “çerçeve” aramış ve bulmuş. Tasarladıkları kutunun yarı boyutlarındaki bir kutuya dahi sığabilecek, daha önce yayınlanmış ve büyük bir kısmı hâlâ bulunabilen 9 buçuk albüm/single!
Adama sorarlar: Cebimizdeki son kuruşlara talip olmaya niyetlendiğinizde, ki ucuz da değil, 79 lirayla sunuldu satışa, ardından da 63’e çekildi, daha iyi bir şeyler yapmanız gerekmiyor muydu?
Ajda Pekkan/ Collection/ DMC/ Emre/ İstanbul/ Ossi/ Yaşar