Ocean'ın kadınları...

Bu hafta gösterime giren son Ocean macerası Ocean's 13'ü önceki iki filmle bir karşılaştıralım. Tabii ki en alaycı haliyle George Clooney yerinde. Ekürisi Brad Pitt'in şık kostümleri de.
Haber: ERMAN ATA UNCU / Arşivi

Bu hafta gösterime giren son Ocean macerası Ocean's 13'ü önceki iki filmle bir karşılaştıralım. Tabii ki en alaycı haliyle George Clooney yerinde. Ekürisi Brad Pitt'in şık kostümleri de. Hırslı ama sarsak Matt Damon, sürekli didişen Scott Caan-Casey Affleck ikilisi, Elliott Gould, Carl Reiner gibi emektar isimlerin canlandırdığı emektar soyguncular... Hepsi tamam. Takibi zor olsa da eğlenceli soygun planları da... Hatta kötü adam Willie Bank'i canlandırarak seriye dahil olan Al Pacino sayesinde fazlası bile var. Tek eksik, kadın yıldız.
İlk filmde Julia Roberts tarafından doldurulan kadın kontenjanına ikinci filmde Catherine Zeta-Jones takviyesi gelmişti. Ama üçüncü filmin kadını, Jones'un da Roberts'ın da bir nesil öncesinden gelen bir aktris: Ellen Barkin. Pek o ikisinin türünden bir yıldız sayılmaz. Saygın olmasına saygın. Al Pacino'yla beraber oynadığı Sea of Love/Aşk Denizi'ndeki (1989) performansı hâlâ seyredenlerin dilinde. Dennis Quaid'le başrolü paylaştığı The Big Easy'deki (1987) enerjisi dönemin eleştirmenlerini mest etmiş. Ama Julia Roberts veya Catherine Zeta-Jones gibi starlığa oynamaktansa daha garip, sıradışı, sadece onunla özdeşleştirilebilecek rolleri tercih ediyor. Bu yüzden karakter rollerine de, televizyon filmlerine çıkmaktan da gocunmuyor.
Ellen Barkin, Ocean's 13'te de farklı bir pozisyonda değil. Canlandırdığı Abigail Sponder, kötü adam Willie Bank'in sağ kolu. Yani bu sefer kadın karakter, Ocean çetesinin tarafında bile değil. Acaba, ikinci filmde Julia Roberts ile Catherine Zeta-Jones arasında koptuğu söylenen kavga mı yapımcıların çete saflarından kadınları elemesine vesile oldu? Yoksa yönetmen Steven Soderbergh, seriyi ilk bölümdeki formatına, köklerine, yani eğlenceli hırsız fantezilerine döndürmek istediği için mi kadın yıldızların ilgiyi paylaşmasına izin vermedi?
Takım ruhu
Malum Ocean's serisinin asıl meselesi muzip erkek kahramanlar. Alaycı hırsız Danny Ocean ve çetesinin muziplikleri, Soderbergh'in oyunbaz yönetimiyle, zeki soygun planlarıyla birleşince seyirci, perdede hırsızlık maceralarından beklediği her şeyi buluyor. Ama Ocean's serisinde kadın oyuncular da, alaycılığı şiar edinmiş bu erkek karakterlerin yanında yıldızlarını parlatıyor.
Aslına bakılırsa dedikodular ne olursa olsun, aralarında nasıl bir kavga koparsa kopsun ilk iki Ocean's kadını da seriye hakim olan tayfa ruhunu bozmayacak isimler. Ocean's serisi, Steven Soderbergh ile kafadarı George Clooney'nin en gözde işbirliklerinden. Onların bu yakınlığı, tüm ekibi etkisi altına almış olacak ki her Ocean's filminin çekimi oyuncuların beraber ne kadar eğlendiği haberleriyle geçiyor. (Aslında Ocean's 11'ın uyarlandığı, 1960 tarihli filmin oyuncuları Frank Sinatra, Sammy Davis Jr. ve Dean Martin'in de -namı diğer Ratpack- eğlenceleri anlatıla anlatıla bitirilemediğinden Soderbergh'le ekibinin orijinal Ocean ruhunu devam ettirdikleri de söylenebilir.)
Ocean'ın çetesine eklemlenen iki kadın yıldız da, Steven Soderbergh'in tayfasından. Yani eğer perdeye takım ruhu yansıyorsa bunda kadın yıldızların da muhtemelen büyük katkısı var. Özellikle ilk Ocean kadını Julia Roberts. Ocean's 11'da, ona Erin Brockovich/Tatlı Bela'yla Oscar kazandıran Steven Soderbergh'in ekibinde yer almaktan duyduğu memnuniyeti belli eden bir performans sergilemişti. Dahası karakteri de bu tayfa ruhuna halel getirmeyecek cinstendi. Lider Danny Ocean'ın eski karısı Tess, haliyle çetenin geri kalanıyla da göbekten bağlı bir karakter. Tess'in temel özelliği, eski kocasının umursamazlığından bıkıp usanması. Dolayısıyla onun hınzırlığının dozunu daha da artırmanın aracı oluyor. Roberts'ın sürekli canlandırdıklarına benzeyen bu sert, eğlenceli kadın karakter, tam da bir Ocean's macerasının gereksindiği türden.
Jones ve Barkin
Seriye ikinci film Ocean's 12'de dahil olan Catherine Zeta-Jones'un kariyerinde de Soderbergh'in Traffic/Trafik dolayısıyla ayrı bir yeri var. Trafik, aktrisin filmografisindeki esaslı yapımlardan. O da Ocean's serisine tıpkı Julia Roberts gibi ustası olduğu türden bir karakterle katılıyor; mesafeli ve gösterişli vamp polis Isabel. Onun da maceraya katılmasının sebebi, çeteden birinin, Brad Pitt'in karakteri Rusty'nin 'kırığı' olması. Ama Catherine Zeta-Jones'un bu uzak ve vamp hallerini hikâyeye yedirmenin zorluğundan olsa gerek Ocean's 12 bir noktada serinin kaldıramayacağı karmaşık bir yola giriyordu. Üçüncü filmde kadın yıldızlara hiç bulaşmama tercihinin sebebi buralarda da aranabilir.
Ne var ki tüm bunlar ne Ellen Barkin'i ne de karakterini küçümsemeye zemin olmamalı. Hemcins çalışanlarını birkaç kilo aldıkları ve kumarhanenin imajını bozma ihtimalleri olduğu için kovabilecek kadar zalim işkadını Abigail, Ocean's 13'ün sık sık kullandığı bir komik öğe. Ağırlığını, yolu Ocean'ın çetesine düşen diğer kadınlar gibi hissettirmiyor. Ama Ellen Barkin de Ocean kadınlığının hakkını veriyor. Zaten hafif şaka yollu bir üslupta George Clooney'yle beraber olduğunu söyleyip dedikoducuları doyurarak da serinin geleneğini devam ettirmesi de ekibe ne kadar uyum sağladığının kanıtı.