Para önemli ama her şey değil

Para önemli ama her şey değil
Para önemli ama her şey değil
Erbil, Süleymaniye ve Duhok'ta tescil işlemleri tamamlanan 78 ülke menşeli toplam 2 bini aşkın firmanın yaklaşık yüzde 48'ini Türkiye firmaları oluşturuyor
Haber: AHMET ASLAN* / Arşivi

Irak Kürdistan Bölgesel Hükümeti Başkanı Mesut Barzani’nin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ’ın özel davetlisi olarak Diyarbakır’a yapacağı ziyaret, Türkiye ve Kürdistan Bölgesi arasındaki “özel ve anlamlı stratejik ilişkileri” tekrar gündemimize taşıdı.
Bu stratejik ilişkinin gelişmesinde Türkiye’nin yüzyıllık dış politika paradigmasını kırmasının yanında dünya genelinde stratejik önemi giderek artan Kürt petrol ve doğalgazının büyük etkisi var. Çok yakında dünya enerji piyasasının önemli aktörlerinden biri olmaya aday olan Kürdistan, enerji ihtiyacı her geçen gün artan Türkiye’nin hem ucuz enerjiye ulaşım hem de İran ve Rusya’ya bağımlılığını azaltıp arz çeşitliğiyle buluşmada tek aktör konumunda.

Petrol ve doğalgaz

Türkiye, 45 milyar varil petrol ve 2,8 ile 5,7 milyon metreküp doğalgaz rezerviyle uluslararası enerji piyasasının yakın takibinde olan Kürdistan’a kayıtsız kalmayarak, Merkezi Irak Hükümeti ve ABD’nin itirazlarına rağmen tarihi sayılabilecek petrol ve doğalgaz anlaşmaları yapıyor.
Eylül ayının sonunda yapımı tamamlanan ve Kürdistan’ın en önemli petrol yataklarının olduğu Teq Taq Bölgesi’nden başlayıp Haburönü’ne kadar gelen 281 kilometrelik petrol boru hattıyla günlük 200 bin varil petrolün ihraç edilmesi bekleniyor. Kürdistan Hükümeti Başbakanı Neçirvan Barzani’nin son Ankara gezisinde gündeme gelen 2014 yılı başında mevcut petrol boru hattına paralel yeni bir hattın inşasına başlanacağı sır değil. Bu hat tamamlandığında 2015’te Türkiye’ye günde bir milyon varil, 2019’da ise günde 2 milyon varil petrolün ihracı planlanıyor.
Sadece petrol değil, doğalgazla ilgili önemli gelişmelerin de yaşandığını not edelim. Uzun süren “fiyat anlaşmazlıkları”ndan sonra doğalgaz konusunda da Türkiye ile Kürdistan Hükümeti anlaşmış durumda. Türkiye’deki doğalgaz tüketicilerinin şişkin faturalarını ciddi oranda etkileyecek anlaşma ile Türkiye’ye 2014 yılı için 0,7, 2015 yılı için 1,5, 2016 yılı için 2,5, 2017-2031 yılları için 3, 2032 yılı için 3,1 ve 2033 yılı için 3,2 milyar metreküp doğalgaz ihracatı söz konusu.

Risk paylaşımı

Bölgedeki bu zenginliğin farkında olan dev petrol şirketleri ise Irak’ın güneyinden kovulmak pahasına Kürdistan’a yatırıma başlıyor. 2011 yılında Amerikalı Exxon Mobil şirketi, Irak hükümetinin tüm engellemelerine rağmen altı bölgede petrol arama ve sondaj çalışmaları için Kürdistan Hükümeti ile 20 yıllık anlaşma imzaladı. Exxon Mobil’in yanında Gazprom Neft, Gulf Keystone ve Türk şirketleri Genel Energy, Pet Holding, Türkerler ve Çalık Grubu’nun yatırımları da sürüyor. 2 bin yabancı enerji firmasının faaliyet gösterdiği bölgede, Kürt Hükümeti şimdiye kadar petrolle ilgili 33 uluslararası şirketle 57 anlaşma imzalamış durumda. Petrol üretim alanlarında toplam 500 proje için son beş yılda harcanan para 25 milyar dolar.
Kürdistan Hükümeti, sahip olduğu petrol ve doğalgaz rezervini “güçlü ve emniyetli” bir güvenlik politikası oluşturarak, demokratik kurumların işleyişini sağlayarak (serbest seçimler, azınlıklara milletvekili kotası, azınlık dilerinde eğitim-öğretim, mecliste yüzde 33 kadın kotası) güvenceye alıyor. Öte yandan hükümet 2006 yılında çıkardığı Yatırım Teşvik Kanunu’yla uluslararası sermaye yatırımlarını bölgeye çekerek hem Kürdistan’ın küresel ekonomiye entegrasyonunu hem de Ortadoğu gibi kan coğrafyasına dönüşen topraklarda milyar dolarlık büyük yatırım projeleri aracılığıyla bölgede oluşabilecek olası riskleri küresel sermayeyle paylaşma yoluna gidiyor.

Tarihi ve kültürel kardeşlik

Türkiye, Kürdistan’a yapılan uluslararası yatırımlar içerisinde ilk sırayı almış durumda. Erbil, Süleymaniye ve Duhok’ta tescil işlemleri tamamlanan 78 ülke menşeli toplam 2 bin 296 firmanın yaklaşık yüzde 48’ini Türkiye firmaları oluşturuyor. Irak’ın geneline yapılan 13 milyar dolarlık ihracatın çok büyük kısmı Kürdistan Bölgesi’ne gidiyor. Bölgede 2016 yılına kadar konut projeleri için ayrılmış bütçe 35 milyar dolar. Toplam konut ihtiyacı 2,5 milyon civarında. Bugün ülke çapında 500 köprü, 7 bin kilometrelik yol yapımı ve mevcut yapının yüzde 30’nun bakıma ihtiyacı var. Enerji için 25 yılda 55 milyar dolar, ulaştırmaya ise 12 milyar dolar yatırım planlanıyor. Ortadoğu’nun en dinamik proje pazarları arasında yer alan Kürdistan’da sadece 2013 yılı için inşaat projelerinin 20 milyar doları aşması bekleniyor.
Belirtelim, hem Kürdistan Hükümeti’nin hem de bölge Kürtlerinin Türkiye’ye ilgisi büyük. Türkiye komşu bir devletten çok güçlü bir müttefik ve kardeş bir ülke olarak görülüyor. Habur’dan Kürdistan’a giriş yapıldığı andan başkent Erbil’e kadar Türkiye firmalarının etkisi reklam totemlerinde, girilen her markette ve konuk olunan evlerde izlenen Türk televizyonlarıyla görülüyor.
Ama yine belirtelim, sadece milyar dolarların döndüğü bir piyasa Kürdistan Bölgesi ile Türkiye arasındaki ilişkilerin temel dinamiği olmamalı. Bu piyasayı besleyen, harekete geçiren, etkileşimi sağlayan yegane şey tarihi, kültürel ve kardeşlik duyguları. Bu nedenle Türkiye Kürdistan için, Kürdistan da Türkiye için özel ve anlamlı stratejik ilişkiler taşıyor.
* Exporting Iraq Dergisi Genel Yayın Yönetmeni