Parkorman'da kiraz vakti

İstanbul'da yaz güzeldir. Okullar kapanır kapanmaz "yazlığa" ya da memlekete kaçılan yeniyetme günleri geride kalıp da en fazla birkaç hafta süren yıllık izinlerle yetinilmeye başlandığında, yazı İstanbul'da geçirmenin zevkleri keşfedilir.
Haber: N. BUKET CENGİZ / Arşivi

İstanbul'da yaz güzeldir. Okullar kapanır kapanmaz "yazlığa" ya da memlekete kaçılan yeniyetme günleri geride kalıp da en fazla birkaç hafta süren yıllık izinlerle yetinilmeye başlandığında, yazı İstanbul'da geçirmenin zevkleri keşfedilir. Gün yavaş yavaş inerken İstiklal'in sokaklarına yayılmış masalarda, teraslarda akşam esintisi eşliğinde içilen soğuk biraların, pazar günleri çınar ağaçları altında Boğaz havası ve gazeteler eşliğinde biri diğerine eklenen demli çayların yanında belki de İstanbul yazlarının en önemli özelliği bütün yıl dedikodular ve fısıltılar eşliğinde merakla beklenen konserlerdir. 2007 bu konuda akılda kalmaya aday bir yıl olacağının işaretlerini vermeye başlamışken, "One Love Festival"de, yıllardır beklenen Beastie Boys'un alt grubunun cirKus olacağını duymak heyecanı ikiye katladı. cirKus, Neneh Cherry ve hip-hop'un trip-hop açılımına ulaşmasındaki en önemli figürlerden kocası Cameron Mc Vey'in de yer aldığı bir proje. Grubun geçtiğimiz yıl çıkardığı tek albümü Laylow trip-hop türünün altın çağını yaşadığı 90'lardan sonra bir köşede unutulup gitmeyeceğinin, bu türün hâlâ neredeyse bir zamanlarki Portishead'ler, Tricky'ler ayarında gruplar çıkartabilecek potansiyele sahip olduğunun söze gerek bırakmayan bir ispatı.
Londra'dan Bristol'e
1964'te Sierra Leone'li müzisyen bir babayla İsveçli ressam bir annenin çocuğu olarak Stockholm'de doğan Neneh Cherry'nin hiçbir albümünü dinlememiş olanlar bile Youssou N'Dour'la düeti Seven Seconds'ı hatırlayacaklardır. 14'ünde başını alıp gittiği Londra'da çeşitli punk gruplarıyla çalışan Neneh, solo kariyerine İngiltere'nin Falkland adalarındaki işgalini protesto ettiği Stop the War adlı parçayla başladı. İlk albümü Raw Like Sushi'de (1989) daha sonra evlenecek olduğu Cameron Mc Vey'le birlikte çalıştı ve ikisi Bristol Urban Culture ismiyle bilinen müzik çevresinin önemli figürlerine dönüştü. Neneh, Bristol Sound'un en önemli gruplarından Massive Attack'ın Blue Lines albümünde yapımcı olarak görev alırken, kocası Portishead, Tricky, Massive Attack gibi, akımın en önemli isimlerinin hepsinin albümlerinin yapımında görev aldı.
Cherry'nin dance-pop, pop-rap türlerindeki müziğinin evriminde ilk albüm rap dokusunun daha derinde yer aldığı, dönemin egemen pop sound'unu yansıtan, mesela Madonna'nın o dönemki parçalarıyla ciddi benzerlikler taşıyan parçalar içeren bir albümdü. Özellikle Manchild'la akıllarda kalan bu albümden sonra gelen Homebrew'de (1992) ise alternatif bir rap tonu belirgindi. Somedays ve REM'in şarkıcısı Stipe'la düeti Trout gibi parçaların da yer aldığı bu harika albümün ardından Neneh, Woman ve Fransa'da 14 hafta 1 numarada kalan 7 Seconds gibi parçalarla akıllarda yer eden Man'den (1996) sonra, geçtiğimiz yıl cirKus'la yaptığı Laylow'a kadar hiç albüm çıkarmadı.
Portishead'i ve Tricky'yi özleyenlere
cirKus'da Neneh'in kocası Mc Vey ve Karmil, klavyeler ve programlamalarda, Neneh ve Lolita Moon da vokallerde yer alıyor. Mc Vey yer yer vokallere ve Moon da klavyelere katkıda bulunurken, gitarları çalan Karmil turntable'ın da başında. Aşırı yorgunluk (fatigue) sendromundan mustarip Karmil'le kız arkadaşı Moon, bu albümün kaydı sırasında Neneh'le kocasının evinde yaşamışlar. Tevekkeli değil; birbiri içine geçen vokaller, akşamdan kalma pazar günlerini anımsatan bir dinginlik, özgür ve zorlamasız bir deneysellikle neredeyse mahrem bir aile atmosferi albümün daha ilk parçalarında hissettiriyor kendini.
Albüme adını veren Laylow hüzünlü akustik gitar ve zarif vokallerle Portishead referanslı turntable scratch'ler arasından albümün içine çekiyor dinleyiciyi. Yumuşak elektrik gitarları ve Neneh'in rapleriyle biraz daha hareketli Is what it is'in ardından Suzanne Vega'nın Tom's Diner'ına kadar geniş çağrışımlarıyla Cutting out a Career geliyor. Melodik Failsafe'den sonra, albümün en büyük başarısı olan ve birçok an, adeta postmodern bir oyunculuğa varan deneyselliğin en güzel örneklerinden olan Your such an... geliyor, 70'lerin prog-rock'ına göndermelerle. Flamenko hüznü taşıyan akustik tonuyla Time for the Whistle ve akustik gitarın hüznü körüklediği Fuc all the Doh'da melankolinin dozu artıyor. Love Can'de kısık elektrogitarlar arasında konuşan huzursuz vokaller zamanında Tricky'yle harika işler çıkarmış olan PJ Harvey'in Is this Desire albümünü getiriyor akla. Bu kaleydoskopik çağrışımlar silsilesi içinde bir sonra gelen Born Again ve Fools özellikle akustik gitarın tonu ve vokallerle Portishead'in şarkıcısı Beth Gibbons'un Out of Season albümündeki o sonsuz akustik hüznü taşıyor albüme...
cirKus'un müziği Tricky ve Portishead'i özleyenler için harika bir sürpriz. Myspace'de grubun birkaç canlı kaydını dinleyenler, sahnede nasıl bir performansları olacağını tahmin edebilirler. Öncesinde de uzun yıllar sonra yeniden karşımıza çıkan Nekropsi'yi dinleyecek olmak cabası. 17 Haziran'da Parkorman'da yeşillikler arasında yaşanacak bu eşsiz yaz gününü sahil boyunca çıkılan uzun yürüyüşlerde i-pod'dan bol bol hip-hop dinleyerek beklemek de kendi başına bir zevk...
Festivalin biletleri biletix ve Babylon gişeden alınabilir. Üç günlük festivalin kombine biletleri tam 133, öğrenci 72 YTL. 17 Haziran günü için biletler ise tam 65, öğrenci 35 YTL. Ayrıntılı bilgi için: www.pozitif.info