Sahi haberiniz var mıydı?

Baskın Oran hoca, geçen hafta içinde katıldığı bir panelde "Türkiye cinnet geçiriyor" demiş, Radikal gazetesi ise son iki haftada ülkemizin bir iç savaş sürecine çekilme tehlikesine karşı uyarıcı haberlerini manşetlerine taşıdı haklı olarak.
Haber: HÜSEYİN AYKOL / Arşivi

Baskın Oran hoca, geçen hafta içinde katıldığı bir panelde "Türkiye cinnet geçiriyor" demiş, Radikal gazetesi ise son iki haftada ülkemizin bir iç savaş sürecine çekilme tehlikesine karşı uyarıcı haberlerini manşetlerine taşıdı haklı olarak. Gerçekten de son 20-30 yılda yaşanan travmayı bu kez de tüm ülke sathına yaymanın önüne geçmemiz gerekiyor.
Kürt sorununu önce görmek ve şimdi de çözmek istemeyenler sayesinde mesele sadece ülkemizi değil aynı zamanda merkezinde Türkiye, İran, Irak ve Suriye olmak üzere neredeyse tüm bölgeyi ilgilendiren uluslararası bir sorun haline geldi. Milliyet gazetesinde Fikret Bila'nın generallerle yaptığı söyleşiler de gösterdi ki, olayın konuşularak ortaya konması ve askeri çözümler dışında başka yöntemlerin de değerlendirilmesi gerekiyor.
Buna rağmen geçmiş dönemde sorunu askeri yöntemlerle çözmek isteyip de çözemeyen anlayış, daha önce denenmiş olmasına karşın çok daha fazla şiddet içeren yönteme bugün de devam etmekle kalmayıp bu gerginliği tüm halk kesimlerine yayma eğilimine girdi. Nitekim iktidar ve ordu Irak'ın kuzeyine yönelik askeri bir operasyon hazırlıklarını sürdürürken, Kürt sorununun şiddet ve askeri yöntemler dışında diyalog ve siyasi yöntemlerle çözülmesi gerektiği yönünde düşünce bildiren kişi ve kuruluşlara yönelik baskılar da artıyor. Neredeyse mevcut 'resmi' söylem dışında herhangi bir farklı düşünce beyan edenler peşinen suçlu sayılıyor ve açık saldırı hedefi haline getiriliyorlar.
Bu kapsamda muhalif basın yayın kuruluşlarına yönelik sansür uygulamaları gazetelere verilen kapatma cezaları şeklinde uygulanıyor. "Sansür, yayının çıkmadan engellenmesidir" denilerek, bunun sansür olmadığı haklı olarak iddia edilebilir. Ancak bir gazetenin bir aylığına kapatılması, bundan sonra çıkacak 30 sayının daha yayınlanmadan sakıncalı görülmesidir. Nitekim geçen yaz Terörle Mücadele Yasası'nda günlük gazetelere getirilen söz konusu kapatma cezalarının sansür anlamına geldiğini düşünen eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in başvurusu nedeniyle TMY'nin ilgili maddesi Anayasa Mahkemesi'nde görüşülmeyi bekliyor.
Türk gazeteci olarak
Basın ve düşünce özgürlüğüne yönelik saldırıların işaret fişeği, ne yazık ki, 19 Ocak 2007 günü katledilen AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'le verilmişti galiba. Nitekim süregiden tehditlerin ardından aynı akıbete uğramak istemeyen oğlunun ise geçen hafta ülkeden ayrıldığını duyduk maalesef. AB İlerleme Raporu'nda talep ediliyor diye hükümet 301. maddeyi yeniden ele almayı düşünüyormuş. Umarız öyle olur. Atılan her olumlu adımı destekleriz ama önce mevcut durumu görmek ve anlamak gerekiyor sanırım.
Ağustos 2006'dan Ekim 2007'ye kadarki dönemde altı gazetenin yayını toplam 13 kez durduruldu. Sadece geçen Ekim ayında üç gazete kapatıldı. 17 Ocak 2007'de yayın hayatına başlayan Gündem gazetesi şimdiye kadar beş kez, 19 Mart 2007'de yayın hayatına başlayan Güncel gazetesi üç kez, 1 Mart 2004'te yayına başlayan Ülkede Özgür Gündem gazetesi iki kez, Gerçek Demokrasi gazetesi bir kez ve 15 Ağustos 2006'da yayın hayatına başlayan Türkiye'nin tek Kürtçe günlük gazetesi Azadiya Welat bir kez kapatıldı. 9 Mart 2007'de yayın hayatına başlayan Yaşamda Gündem gazetesi ise ancak bir gün yayın yapabildi.
Türkiye'nin hiçbir meselesinin, Kürt sorunu çözülmeksizin halledilemeyeceğine inanan ve 18 yıldır ülkemizde Türkçe yayınlanan Kürt gazetelerinin hemen hemen hepsinde çalışmış bir Türk gazeteci olarak, hiç bu kadar endişe duymamıştım. İç savaş eşiğine getirilmeye çalışılan ülkemizi gerçekten seven insanların tüm kışkırtmaları aşıp bu sorunu barış içinde diyalogla çözmeye katkıda bulunması gerekiyor. Türkiye'de 35 günlük gazetenin 4.5 ila 5 milyon tirajı bulunuyor. Bu gazetelerin yüzlerce köşe yazarı, her gün bu konu hakkında genellikle hükümet ve ordunun bakış açısını kaleme alıyor. 20-25 bin tirajlı ve birkaç yazarlı gazetemizin verdiği haberlerden ve köşe yazılarından çekinmeye gerek yok. Tam aksine fikir alışverişi taraflar arasındaki diyaloğu geliştirecektir.