Sakatın tekerine çomak sokmak!

Diyelim ki sol bacağınız diz altından kesik (ampute). Otomobil kullanabilmek için sürücü belgesi ve sonra da otomobil satın almak istiyorsunuz.
Haber: BÜLENT KÜÇÜKASLAN / Arşivi

Diyelim ki sol bacağınız diz altından kesik (ampute). Otomobil kullanabilmek için sürücü belgesi ve sonra da otomobil satın almak istiyorsunuz. Sürücü kursuna müracaat ettiniz, bütün evrakları tamamladınız ve H sınıfı sürücü belgenizi aldınız. Bu arada öğrendiniz ki sol bacağından sakatlığı olan kişiler otomobil kullanmak için özel donanıma ihtiyaç duymazlar, bu kişilerin kullanacağı otomobilde otomatik vites olması yeterlidir. Gayet güzel... Ne var ki sürücü belgenizi alır almaz baktınız ki, belgede, "Otomatik vitesli otomobil kullanabilir" ibaresi yazılmamış. Merak edip araştırdınız, bu konuda bir kuralın olmadığını, sol bacağından sakatlığı olan bazı kişilerde bu ibarenin yer almasına karşın bazı kişilerde yer almadığını gördünüz. Tamam deyip umursamadınız, zira sol bacağından sakatlığı olan kişilerin özel donanımsız otomatik vitesli araç kullanmaktan başka seçeneğinin olmadığı belli bir şey.
Ve sıra otomobil satın almaya geliyor... Vergi muafiyetli otomobil satın alma hakkınızın olduğunu düşünerek galeriye gidiyor ve beğendiğiniz bir otomobile talip oluyorsunuz. Galerici "Hay hay!" diyor, "Ama önce 'özel donanımlı otomobil kullanabilir' ibareli bir sağlık raporu almalısınız"... Yeniden hastaneye müracaat edip sağlık raporu talep ediyorsunuz. Ama o da ne! Otomobil kullanmak için özel donanıma ihtiyacınız olmadığı gerekçesiyle başvurunuz reddediliyor. Yani sol bacağınız kesik olmasına karşın "sakat" yerine koyulmuyorsunuz! Abandone vaziyette, nasıl oluyor da sağ bacağı kesik olanların sakat sayılıp sol bacağı kesik olanların sakat sayılmadığını düşünüp şaşkınlık yaşarken siz, arkadaşınız ikinci bir şok yaşatıyor: "Olur böyle şeyler... Bana da ilk başta vermemişlerdi. Falan hastanesine git, orada bu raporu veriyorlar." Sıkılıp bu hakkı kullanmaktan vazgeçiyorsunuz. Belki ilerde...
Ve tüm vergilerini ödeyerek otomatik vitesli bir araç satın alıyorsunuz... Siftah için hadi bir Boğaz gezisi yapalım ailece diyerek yola koyuluyorsunuz. Ve güm! Arkadan bir otomobil gelip sizin otomobilinize çarpıyor. Polis geliyor. Ehliyet, ruhsat... Ve bomba:"Hanımefendi kazada hiçbir suçunuz yok, ama H sınıfı ehliyetle özel donanımı olmayan otomobil kullanamazsınız. Yetkisiz belgeyle otomobil kullanmaktan ceza keseceğim." Aman memur bey, bakın sol bacağından sakatlığı olan sürücüler özel donanıma ihtiyaç duymazlar, o yüzden otomatik vitesli otomobil kullanırlar, ben yetkisiz belgeyle otomobil kullanmıyorum... Olmaz, yasak! Yapacak bir şey yok, ceza kesiliyor ve konuyu yargıya taşıma kararı alıyorsunuz. Dava için gerekli bütün bilgileri derleyip hakime sunuyorsunuz. hakim yazdıklarınızı okumuyor bile. Karar: Yetkisiz belgeyle otomobil kullanmak... Hâsılı bu sürece göre sol bacağınızdan sakatlığınız varsa, özel donanımlı otomobil kullanamazsınız (sağlık raporu vermezler), düz vitesli otomobil kullanamazsınız (sakatsınız), otomatik vitesli otomobil kullanamazsınız (sürücü belgenize yazılmamış). Belki uçak ya da gemi olabilir, bilmiyorum...
Almak mı zor?..
Diyelim ki, "otomatik vitesli otomobil kullanabilir" ibareli sürücü belgeniz var. Eşinizin, babanızın ya da bir arkadaşınızın otomatik vitesli otomobilini kullanmak istediniz. Olmaz! H sınıfı sürücü belgesine sahip sürücüler sadece kendi üzerine ve sakat statüsünde tescil edilmiş otomobilleri kullanabilirler. Diyelim ki, şehir dışına uçakla seyahat edeceksiniz ve orada bir otomobil kiralamak istiyorsunuz. Olmaz! Sakatsanız (özel donanımı olsa da olmasa da) otomobil kiralayamazsınız. Yasak!
Diyelim ki, o şehirde bir arkadaşınız var ve size "Nasıl olsa sakatlığımız ve otomobillerimizdeki donanımlar aynı, gel benim otomobilimi kullan" dedi. Olmaz! Sakatsanız arkadaşınızın otomobilini kullanamazsınız. Yasak!
Diyelim ki, o şehre çok sık gitmeniz gerekecek ve orada otomobile ihtiyacınız olacak. Bu yüzden şirketteki müdürünüzle konuşup sizin kullanımınıza uygun bir otomobil satın alınmasını ve oradaki işleriniz için hazır bulundurulmasını istediniz. Olmaz! Şirketlerin özel donanımlı otomobil satın almaları ve bunu personel(ler)ine kullandırmaları (tüm vergilerini ödeseler de ödemeseler de) yasak!
Diyelim ki, o şehirde otomobil olmadan işlerinizi göremeyeceğinize karar verdiniz ve "bari şahsi otomobilimle gideyim" dediniz. Bu sefer olur (ama sakın hemen sevinmeyin!). Şahsınıza ait otomobilinizle biri sizinle aynı sakatlığa (ve sürücü belgesine) sahip, diğeri sakat olmayan iki arkadaşınızla birlikte yola çıktınız. Yol uzun, dönüşümlü olarak kullanır ve rahat bir yolculuk yaparsınız diye umuyorsunuz. Olmaz! Çünkü sizin aracınızı sakat olan arkadaşınız da, diğer arkadaşınız da kullanamaz. Yasak! Ölmek var, o şoför koltuğundan kalkmak yok.
Diyelim ki, bu derece olumsuzluk yüzünden bunalıma girdiniz ve gece yarısı evde mide kanaması geçiriyorsunuz... Neyse ki eşiniz, çocuklarınız ve babanız evde. Aman, diyorsunuz, fenayım, beni bir an önce hastaneye yetiştirin. Allahtan aşağıda şahsınıza ait (tüm vergilerini ödeyerek [ya da muaf olarak] satın aldığınız) otomobiliniz var. Ama hayır, olmaz! Sizin otomobilinizi sizden başka hiç kimse kullanamaz ki. Yasak!
Diyelim ki, gündelik koşuşturmadan yorgun düştüğünüz bir an yaşıyorsunuz ve özgür olabilmek ve kafanızı dinlemek için (görece daha az engellendiğiniz bir ortam/deneyim olan) otomobilinizle biraz dolaşmak istiyorsunuz. Mümkün değil! Çünkü otomobilinizin plakasında sakat olduğunuzu insanların gözüne sokan bir amblem var; her yerde/edimde olduğu gibi, otomobil kullanırken de illa sakat olarak işaretlenmek zorundasınız! Aslında bunda sorun edilecek bir şey yok. Öyle ya, nasıl ki otomobillerde kadın plakası, erkek plakası, eşcinsel plakası, genç plakası, yaşlı plakası, Müslüman plakası, Hıristiyan plakası, Yahudi plakası, Budist plakası, dinsiz plakası, Türk plakası, Kürt plakası, Laz plakası, Çerkez plakası, Alman plakası vs. varsa, sakat plakasının olması da kaçınılmaz!
...satmak mı?
Diyelim ki, otomobille ilgili olarak bunca sıkıntı yaşadıktan sonra, bari vergi muafiyetli bir otomobil alayım da çektiğim sıkıntıya değsin diye düşündünüz. Beğendiğiniz otomobili satın almak için galeriye gittiniz. Aracın değerinin 50 bin YTL olduğunu, ama sakatlık indirimi olduğu için size maliyetinin (yaklaşık olarak) 30 bin YTL olduğunu öğrendiniz. İlk defa otomobille ilgili güzel bir haber almışsınız, keyfiniz yerinde, 20 bin YTL avantajlısınız... Hemen işlemleri yapıyorsunuz ve otomobili alıyorsunuz. Aradan beş yıl geçiyor. Son zamanlarda otomobilinizin sorun çıkarmaya başlaması üzerine otomobilinizi yenileme kararı alıyorsunuz. Zira yolun ortasında stop eden otomobilinize tekerlekli sandalye kullanan biri olarak müdahale etmeniz ya da yardım aramanız imkansız. Neyse ki her beş yılda bir olmak koşuluyla eski otomobilinizi satıp vergi muafiyetli yeni bir otomobil satın alabiliyorsunuz! Böylece üstüne biraz daha para koyup sürekli sorunsuz bir otomobil kullanma şansınız olabiliyor. Ve galeriye gidip eskisini verip yenisini almak istediğinizi söylüyorsunuz. Ve rüya bitiyor! "Şimdi sizin otomobilinizin piyasa değeri 25-30 bin YTL arasında. Sizden aracınızı bu fiyata alırım, ama sonra siz, bu arabayı beş yıl önce satın alırken ödemediğiniz 20 bin YTL'yi götürüp Maliye'ye vermek zorundasınız. Yasa böyle! Otomobili alırken vergi ödemiyorsunuz, ama o vergiyi, satarken aynen ödüyorsunuz..." Oracıkta düşüp bayılıyorsunuz! Evet, bu okuduklarınız, sakatlığı olan kişilerin otomobil alımı, satımı ve kullanımı ile ilgili olarak varolan yasal düzenleme ve uygulamalardan derlendi. İstedik ki sakatlığı olan kişilerin nasıl engelli kılındığı daha somut ifadelerle sergilensin.
Çözüm
Düzenlemeler planlanırken/yapılırken tüm aşamalarda sakatların da yer alması sağlanmalı. Hiçbir aşamada kimlikler hiyerarşize edilmemeli, yasaların tüm yurttaşlar için olduğu, sakatların otomobil kullanmasının en temel haklarından biri olduğu ve sürücü olma kriterini karşılayan herkesin eşit olduğu unutulmamalı. Hepsinden önemlisi, düzenlemeler yasak getirmek için değil, hakların kullanımında ortaya çıkabilecek sorunları ortadan kaldırmak için yapılmalı. Engelliler.Biz Platformu (www.Engelliler.Biz) olarak bu saçmalıklara ve haksızlıklara dikkat çekmek ve ilgililerin harekete geçmesini sağlayabilmek için "Arabam benim bacaklarım" adlı bir girişim başlattık. Sizler de sitemizi ziyaret edip, sorunlarımızın önerilerimiz doğrultusunda çözülmesi için bizlere destek olabilirsiniz.