Savaşa ve Bush'a karşı Boss Rock

Bruce Springsteen ya da hayranlarının taktığı isimle 'Boss', 1973'te çıkan Greetings From Asbury Park albümünden bu yana, yani son 34 yılda, 28. albümünü çıkardı: Magic. 'Eskiyi yeni, yeniyi eski yapmada üstad'...
Haber: RAGIP DURAN / Arşivi

Bruce Springsteen ya da hayranlarının taktığı isimle 'Boss', 1973'te çıkan Greetings From Asbury Park albümünden bu yana, yani son 34 yılda, 28. albümünü çıkardı: Magic. 'Eskiyi yeni, yeniyi eski yapmada üstad', 'Boss rüyalarımızı ayakta tutuyor', 'Boss'un en iyisi', 'İngiltere'de yine liste başı', gibi başlıklarla tanıtılan yeni CD, özellikle siyasi içerikli sözleriyle tartışma yarattı.
Akıntıya karşı
11 Eylül ve Irak işgalinden bu yana ABD'de savaşa ve milliyetçiliğe karşı çıkmak çok güç ve tehlikeli bir tutum. Çünkü ABD hem bir global güç hem de Amerikan medyası ve yönetimi belki de Kore Savaşı'ndan bu yana yürüttüğü psikolojik savaş sayesinde, 'yurtseverlik' kavramını saldırganlık ve savaş yanlılığı ile büyük ölçüde özdeşleştirebildi. Böylelikle ABD ordusu bir ülkeye saldırdığı zaman, 'yurtseverlik' ne koşul altında olursa olsun 'Bizim Çocuklar' dedikleri askerleri ve dolayısıyla orduyu desteklemeyi gerektiriyor. Amerikan terminolojisinde 'Jingoism' denilen, aslında bu milliyetçi-militarist akıma karşı çıkanların 'yurtseverliği' sorgulanıyor. Hele 11 Eylül'den sonra, bu kişi ve kesimler doğrudan El Kaideci ya da terörizm taraftarı olarak itham ediliyor. Toplumdan hemen tecrit ediliyor, işleri varsa işlerinden atılıyor, haklarında binbir yalan üretiliyor ve karalanıyor. Bir de söz konusu kişi ya da çevreler ABD vatandaşı değillerse ya da vatandaş olsalar bile bu vatandaşlığı sonradan edinmiş farklı etnik-milli kökenlere sahip iseler, durum daha da vahimleşebiliyor. Bruce Springsteen'in Magic albümü, işte böylesine yeni bir cadı kazanı kaynatıldığı dönemde çıkması açısından önemli. Zaten egemen medyanın rock uzmanları, Magic'in sözlerinin arkasını ve altını okuduklarında tepki vermekte gecikmedi.
'Bu aslında siyasi bir albüm değil' diyen oldu (Eric R. Danton, Hartford Courant, 1.10.2007), meseleyi bulandırıp sulandırmak istercesine...Ya da 'CD'nin piyasaya çıkmasıyla birlikte başlayan turnede biletlerin pek satılmayacağı, CD'nin de listelerde tepelere pek çıkamayacağını' (Christian Wiessner, Reuters, 7.10.2007) öngörenler oldu.
Boss'la sinik bir şekilde alay edenlerden biri de CanWest'den Mike Devlin: 'İşçi sınıfının yaşamını belgelerken, küçük kasabalardaki yaşamı anlatıyor, elektronik posta ve Britney Spears'in kesinlikle olmadığı bu dünyada (...) kırsal folk yaklaşımlar da Springsteen'i mutlu kılıyor'.
Yasaklı büyü
Eleştirmenler Magic'i 'Amerika'nın karamsar ve umutsuz bir portresi' olarak nitelerken, Springsteen "Beni yurtsever olmamakla ve savaş sırasında yönetimi desteklememekle eleştirenlere karşı yanıtlarım hazır" diyor. NBC'deki Today Show programında Springsteen, "Son altı yıl içinde, Amerikan toplumunda rol yapma, yasadışı bir şekilde telefonların dinlenmesi, bazı seçmenlerin haklarının elinden alınması, haksız gözaltı ve tutuklamalar, New Orleans gibi büyük bir kentimizin ve halkının ihmal edilmesi, Anayasa'ya saldırılar, trajik bir savaşta ülkenin en iyi delikanlı ve genç kızlarının ölmesi gibi olaylara tanık olduk. 'Magic'teki şarkılar, aslında buralarda yaşanmaması gereken, ama olan şeylerin şarkısı" diyor.
Magic'i, Boss'un son iki albümüyle birlikte ele almakta yarar var: 2002'de çıkardığı Rising'de 11 Eylül'ün yıkıntılarına karşın ayağa kalkmanın mümkün olduğunu düşünüyordu. 2005'teki Devils and Dust'da ise artık doğrudan Irak çöllerinde ölüp giden Amerikan askerlerinin düş ve kabuslarını şarkılarına konu edindi.
Kaydırıyor sözleri rayların üzerinden
Albüme havasını veren anlamları, sahneleri betimlemek için dinlerken altını çizdiğim bazı dizeler: 'Kasvetli Amerikan gecesinin son hezimeti (Radio Nowhere)/ Küçük uçağının paramparça olmuş metal parçaları (You'll be comin' down)/ Seçim günü uyandığımda, göklerde barut ve kül gölgeleri (Livin' in the future)/ Hürriyet adlı gemim, kanlı kızıl bir ufka doğru açıldı (Livin' in the future)/ Bekçi açtı kapıları ve saldı vahşi köpekleri (Livin' in the future)/ Bu aralar her şey çok parlak, kaldırdım bütün aynaları, bütün aile emniyette hissedince kendini, artık hiç kimse tam emniyette değil (Your own worst enemy)/ Artık çöktü gitti barış kentimiz, imanımızın kitabı karmakarışık, çıktım geldim buraya arıyorum, kederimin kendi parçasını (I'll work for your love)/ Akşamüstü güneş girmiş odama, bahçenin buğusu da var, bakıyorum pürüzsüz ellerine, göğsünün ortasına, yedi damla kan düşüyor (I'll work for your love)/ Duyduğun hiçbir şeye inanma, hele gördüklerine hiç inanma, işte böyle olacak, işte olacak olan bu (Magic)/ Ama işte buralara geliyor, bildiğin her şeyi unut, sadece korkularını al yanına, yolda güneş batıyor yavaş yavaş, ağaçlara asılmış cesetler var/ işte böyle olacak, işte olacak olan bu (Magic)/ Çocuklar arka koltukta uyuyor, senle ben gidiyoruz kilometrelerce, artık döktüğümüz kanı hesaplamıyoruz, bir hata yüzünden en son kim ölecek (Last to die)/ Soğuk bir sabah çölde, kurtarılacak bir şey kalmamış, paramparça cesedinin yanında sadece metal ve plastik kırıntıları (Devil's arcade).
Gelişigüzel seçilmiş bu dizeler bile Magic'in genel atmosferini aktarıyor. Boss, Irak demeden, Bush demeden savaşı ve ABD yönetimini trajik sahnelerle betimliyor. Sesindeki hüzün, arkadaki grubun sıkı bas ritmlerine rağmen öne çıkıyor.
Magic, piyasa rock'una, MTV rock'una karşı hâlâ dimdik ayakta siyasal, devrimci rock'un bir anıtı.
Magic/ Bruce Springsteen/ SonyBMG