Saz ile kemençe, tulum ile erbane buluşmayı bekliyor

Türkiye'de son birkaç yıldan bu yana, Avrupa Birliği uyum süreci çerçevesinde yapılan ve kimi zaman devrim, kimi zaman reform niteliğinde görülen yasal düzenlemeler pratikte yaşam bulmadığı için, demokratikleşme konusunda atılan adımların devamı getirilemiyor.
Haber: AYDIN BOLKAN / Arşivi

Türkiye'de son birkaç yıldan bu yana, Avrupa Birliği uyum süreci çerçevesinde yapılan ve kimi zaman devrim, kimi zaman reform niteliğinde görülen yasal düzenlemeler pratikte yaşam bulmadığı için, demokratikleşme konusunda atılan adımların devamı getirilemiyor. DSP, ANAP ve MHP koalisyonu döneminde başlayan ve AKP hükümeti döneminde devam eden AB uyum çalışmaları kapsamında çok sayıda uyum yasası çıkarıldı. Bu yasaların pratikte nasıl uygulandığı ise hâlâ tartışmalı.
AB, destek programı çerçevesinde, "Türkiye'de Kültürel Hakların Desteklenmesi" projesini Merkezi Finans ve İhale Birimi ile birlikte 2006 yılında uygulamaya koydu. 2004 yılında açılması gereken fakat yaşanan sıkıntılar nedeniyle 2006'ya ertelenen Kültürel Girişimleri Hibe Destek Programı'na, proje bazında çok sayıda başvuru yapıldı. Hem kültür hem de basın-yayın alanında açılan bu program çerçevesinde 25 proje Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı'na bağlı Merkezi İhale ve Finans Birimi tarafından kabul edildi. Kabul edilen 25 proje Türkiye'nin farklı kentlerinde uygulanmaya başlandı.
Bu projelerden biri olan "Kültürler Buluşuyor Projesi", Diyarbakır Kayapınar ile Artvin Hopa Belediyeleri tarafından hazırlanarak, Merkezi İhale ve Finans Birimi'ne sunuldu. Bu proje kapsamında, aynı topraklarda binlerce yıldır birlikte yaşayan insanların, biraraya gelerek, iletişim kurmaları ve birbirlerini anlamaları, kentler ve bölgeler arasında yaşanan önyargıların kırılması için çok küçük bir adım olarak hesaplanmıştı.
Teknolojik devrimle mesafeler kısalırken, Türkiye'de yaşayan insanlar arasındaki uçurum daha da büyüdü. İnsanlar hem kendilerine, hem kentlere ve kendisinden olmayan "öteki"ye karşı yabancılaştı. İşte bu noktada Kültürler Buluşuyor Projesi'nin amacı, önyargıların kırıldığı, halkların, farklı kültürlerin kaynaştığı, insanlar ve farklı gruplar arasındaki önyargıların bir kenara bırakılarak karşılıklı hoşgörü çerçevesinde ilişkilerin kurulduğu bir ortamı yaratabilmek. Bu ilişkilerin kurulmasının aracı olarak da, kültürel ve sanatsal etkinlikler belirlendi.
Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü ile Kültür ve Turizm Bakanlığı denetiminde yürütülen bu proje, pratikte uygulanmaya başladıktan sonra engellemeler de başladı. Karadenizliyle Güneydoğu insanının biraraya gelmesini istemeyenler bir koro halinde ortaya çıktı. Hopa Kaymakamlığı'nın, Hopa'nın sorunlarının tartışmaya açtığı toplantıda, Hopa'nın sorunları yerine bu proje tartışılarak, Hopa Belediyesi üzerinde baskı oluşturulmaya çalışıldı. Bu toplantı sonrasında Hopa Belediyesi'nin CHP'li Belediye Meclis üyeleri ile AKP'li Meclis üyeleri projeden çekilmek için Meclis önergesi verdiler. Yine Artvin Valisi Cengiz Aydoğdu, Mart ayının ilk haftası Hopa Belediye Başkanı Yılmaz Topaloğlu ile yaptığı görüşmede, bu konudaki hassasiyete dikkat çekti. Meclis üyelerinin bu önergesi Nisan ayının ilk haftası Hopa Belediye Meclisi'nde görüşülecek ve burada çıkacak olan karar projenin uygulanıp uygulanmayacağını ortaya koyacak. 17 Mart'ta Diyarbakır'da projenin tanıtım toplantısı yapıldı. Toplantıya Hopa Belediye Başkanı, Diyarbakır'daki meslek odaları, sivil toplum örgütü temsilcileri, yazarlar ve sanatçılar katıldı.
Her şeye rağmen
Projeyi kabul ettiklerinde olumsuz tepkilerle karşılaştıklarını belirten Topaloğlu, bu proje nedeniyle tehdit edildiğini ifade ederek, "Tehdit var, karşı kampanya var. Onları çok ciddiye almıyorum. Ancak içinde yaşadığımız ülkede güvercin tedirginliği içinde yaşayan Hrant Dink'e bile suikast düzenlendi. Yani burada korkusuzlukla, yiğitlikle anlatmak istemiyorum, ama esas olarak korku ve gerilimden beslenenler bu ülkede artık etkili olamayacaklar açısından değerlendiriyorum" dedi. Projenin sosyal, kültürel bir tarih buluşması olarak da tarif edilebileceğini ve oy uğruna yaratılan milliyetçi dalganın aşılarak Karadeniz'in asıl kültürünün açığa çıkması için projenin önemli bir rol oynayacağını dile getiren Topaloğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu kültürü açığa çıkarmak gerekiyor. Artık ülkemizin demokrasi açısından içinin doldurulması gereken en önemli olaylarından biri, çokkimliklilik, çokkültürlülüğün desteklenip yaşatılmasıdır. Bu proje ile yaratmak istediğimiz şey de budur".
Kayapınar Belediye Başkanı Zülküf Karatekin de projenin yürütülmesinde yaşanan sıkıntılara dikkat çekerek şunları söyledi: "Türkiye'yi toplumsal gerginliğe çekmek için birileri bir şey yapmaya çalışıyor ve maalesef etkili oluyor. Hopa'da yerel yönetimler sıkıntı yaşamaya başladı. Karadeniz bizde nasıl farklı gösteriliyorsa, orada da bizi öyle gösteriyorlar. Bölgeler arasında dostluk ve dayanışmanın geliştirilmesi gerekir. Bu projenin uygulanması sonucunda bunun ortaya çıkacağına inanıyoruz. Kültürel buluşmayı sağlayabilirsek, ondan sonra, kendiliğinden her şey ortaya çıkar." Kısacası, kemençe ile sazın, erbane ile tulumun aynı sahnede buluşmasından, aynı sahnede horon tepilmesinden, halay çekilmesinden korkuluyor.
Etkinlik programı
Nisan 2007 Hopa/Haziran 2007 Diyarbakır Kayapınar buluşması
- 150 kişinin katılacağı karşılıklı geziler.
- Hopa ve Diyarbakır'da tarihi ve doğal güzelliklerin gezilmesi.
- Hopa ve Diyarbakır tanıtım ve çokkültürlülük panelleri
- Konser: Her iki bölgeden sanatçıların katılacağı, Türkçe, Kürtçe, Lazca, Gürcüce, Hemşince dillerinde açıkhava konserleri.