Seçimlere doğru CHP

Türkiye yeni bir Cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçime gidiyor. AKP, muhalefetle diyalog kurar gibi görünüp, seçim yasası üzerinde yapılacak değişiklikler için "mutabakat" istiyor gibi davrandıysa da...
Haber: CEZMİ DOĞANER / Arşivi

Türkiye yeni bir Cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçime gidiyor. AKP, muhalefetle diyalog kurar gibi görünüp, seçim yasası üzerinde yapılacak değişiklikler için "mutabakat" istiyor gibi davrandıysa da, birkaç değişiklik dışında, seçim eski antidemokratik seçim yasası ile gidiliyor. AKP iktidarı döneminde ekonomik alanda da önemli bir gelişme sağlanamadı. Özellikle emeği ile geçinen halk daha da yoksullaştı. Hayat pahalılığı ve yoksulluk önlenemedi, gelir dağılımındaki adaletsizliğe, işsizliğe çare bulunamadı. Sağlık, eğitim ve sosyal güvenlik alanında halkın yararına hiçbir gelişme olmadı. Yoksulluk ve toplumsal güvence eksikliği radikal ve mikro milliyetçi hareketleri tetikledi, kapkaççı ve sokak terörünü kamçıladı.
CHP iktidar olmalı
AKP iktidarı, yurtdışında olabildiğince demokrat görünme ve uzlaşmacı tavırlar sergileme gayretini taşırken, yurtiçinde baskıcı, gerici ve çağdışı anlayış ve tutumlarını sürdürmeye özen gösterdi. Başta yargı bağımsızlığını hiçe sayma, hak arama yollarını tıkama, üniversiteler başta olmak üzere, devletin birçok kurumu ile kavga etme ve en kötüsü ülke içinde sürekli bunalımı tırmandırma stratejisi izledi, kamu hizmeti ve güvenlikte yetersiz kaldı. Bu koşullarda CHP'ye önemli görevler düşüyor. Her şeye rağmen CHP sosyal demokrat solun iktidara en yakın partisidir. CHP, bu seçime emekçilerin, emeklilerin, işsizlerin ve gençlerin çıkarlarını temsil etmek amacıyla giriyor. CHP, Türkiye'nin tek seçeneği, tek umududur. Bu açıdan bakıldığında bu seçim CHP için büyük fırsattır. Artık sosyal demokratların muhalefet olmaktan çıkıp iktidar olmalarının ve programlarını gerçekleştirmelerinin zamanıdır. Türkiye bunu bekliyor, halkımız bunu özlüyor. Ülkemizin içinde bulunduğu sıkıntılardan kurtulmanın yolu CHP'nin iktidar olmasıdır.
CHP, dünyadaki ve Türkiye'deki değişimlere uygun tutarlı ve çağdaş bir sosyal demokrasi anlayışıyla, siyaset ve seçim alanına çıkmış durumda. CHP, Meclis'ten dışlanan halk kesimlerinin partisidir. Türk toplumunun yeni bir dinamizm kazanabilmesi için, tek umut, CHP'dir.
"Yaşamak yasak"
CHP'nin öncelikli hedefi "Türkiye'yi bunalımdan kurtamak" olmalıdır. Halkımıza, ülkemizde ve dünyada "onurlu ve güvenceli bir yaşamı" sağlamak, Türkiye'yi altyapı ve enerji tesisleri ile donatmak, yoksulluğu ve yolsuzluğu ortadan kaldırmak, insanları göç eden bir ülkeyi, kendisine göç edilen bir ülke haline getirmek, sosyal adalet ve eşitlik ilkelerini yaşama geçirmek, yaşlıların ve çocukların bakımı ve ona bağlı hizmetleri sunmak, yerleşme merkezleri planmak ve yeni konut yapmak, Türk insanın geleceğinden güven duyduğu bir toplumu oluşturmak, gelir dağılımındaki adaletsizliği düzeltmek ve işsizlik sorununa kalıcı çözümler gerçekleştirmek, CHP programının önemli hedefleridir. İş insanı güçlü kılar, güçlü toplum, güçlü insanlardan oluşur.
"Sosyal demokratların hedefi, geniş yığınların özgürlük, eşitlik ve refahtan hakları olan payı almalarını sağlayacak politikaları geliştirmek ve uygulanmasını sağlamaktır."
Sosyal demokratlar için doğayı, çevreyi ve kültürel zenginlikleri korumak önemlidir. Doğa sadece üretim unsuru değil, aynı zamanda tüketim unsurudur. Bugünlerde tekrar üretilemez ürünler ve hizmetler, sürekli olarak üretilebilen ürünlere feda ediliyor.
Endüstrileşme, çarpık kentleşme, hızlı nüfus artışıyla doğal denge olumsuz etkileniyor.
İnsan varlığınının ve yaşamının var olması için olmazsa olmaz hava, su ve besinlere artık sahip değiliz. Ya bozuldular ya da azıldılar.
Daha şimdiden yol güzergahlarında çeşmelerin üzerinde "su içmek yasak", deniz ve göl çevrelerinde "Denize veya suya girmek yasak" gibi tabelalar var. Yakında üzerinde "yaşamak yasak" tabelaları görürsek şaşırmayalım!.. İnsanlar, tutunacak bir dal ve kendilerini kurtaracak bir güvence arıyor. "Hukuk devleti", hukuksal ve siyasal alanda, "sosyal devlet", ekonomik ve sosyal alanda bireyin huzur ve güvenlik içinde yaşamasının garantisidir. CHP iktidarında "sosyal hukuk devleti" mücadelesi devam edecektir. Sosyal demokrat CHP, toplumsal eşitlik ve adalet ilkeleri üzerinde yükselen sosyal bir toplum için mücadele etmelidir. "Üretimin -tüketimin ve paylaşımın- küreselleşmesi ve ulusal devlet sistemi ile dünya ekonomisi arasındaki artan çatışmalar geçen yüzyılın çözülememiş sorunlarının ve çelişkilerinin tamamını su yüzüne çıkarttı. Irak'taki savaş ve bu ülkenin acımasızca işgali sadece bir başlangıçtır. Amerikan hükümeti dünyayı ABD emperyalizminin çıkarlarına göre tekrardan paylaştırmaya ve en pervasız kapitalist yağmalama ve sömürü biçimlerine dayalı küresel bir düzen kurmaya çalışıyor."
AB her türden ilerici görüntüsünden arınmış ve büyük sermayenin toplumsal koşullara yönelik saldırılarının bir aracı olduğuna ilişkin doğasını gözler önüne sermiş durumda. İşsizlik, yoksulluk ve toplumsal eşitsizlik, demokratik hakların adım adım ortadan kaldırılması ve sistematik askeri silahlanmayla kol kola gidiyor. Avrupa bir kez daha keskin ulusal çatışmalara sahne oluyor -geçen yüzyıldaki iki savaşın yol açtığı katliamlardan hiçbir şey öğrenilmemişçesine- dünya savaşı hayaletini bir kez daha önümüze getiriyor.
AB ülkelerinde ırkçılık, ayrımcılık ve yabancı düşmanlığı yabancıların yaşam hakkını tehdit ediyor. Irkçılık Avrupalıların genlerine işlemiş büyük bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.
CHP iktidara
CHP, bunalımı temelden çözmek ve Türkiye'yi yaşanılır bir ülke haline getirmek için iktidara gelmek istiyor. Onun için "Gelecek halkın ellerindedir" diyor. Diğer taraftan, CHP'nin AKP iktidarının laiklik karşıtı kimi uygulamalarından rahatsız olan seçmenlerin tümüne seslenerek, "laikliğe ve cumhuriyete, kurumlardan çok toplumun sahip çıkmasını" istemesi ve "cumhuriyet ile demokrasinin birbiriyle çatışan değil" birbirini tamamlayan unsurlar olduğunu vurgulaması, olumlu karşılanması gereken bir yaklaşımdır. CHP'nin programında yer alan "ideolojik özünü ve temel tercihlerini" gözardı etmeden seçmen tabanını genişletmeye çalışması doğaldır.
CHP, gelecek seçimlerde seçmenden ideolojik değil, stratejik oy istiyor. CHP'nin gerçekleştireceği düzende daha dengeli bir toplum yapısı oluşacak, kutuplaşmalar azalacak, ulusal birlik, toplumsal barış sağlam temellere oturacaktır.
CHP ulusal birliğin, toplumsal barışın ve dayanışmanın, hızlı, adaletli ve yurt düzeyinde dengeli gelişmenin, özgürlükçü parlamenter demokrasinin ve gerçek bağımsızlığın güvencesi olacaktır.

CEZMİ DOĞANER: Öğretim üyesi