Silahsız kadın dedektif

Polisiye meraklıları hâlâ bekliyor. Çitlembik Yayınları Alexander McCall Smith'in ilk ikisini yayınladığı beş kitaplık 'Kadın Dedektifler Bürosu'nun (Bir Numaralı Kadınlar Dedektiflik Bürosu, Zürafanın Gözyaşları) devamını getirmedi.

Polisiye meraklıları hâlâ bekliyor. Çitlembik Yayınları Alexander McCall Smith'in ilk ikisini yayınladığı beş kitaplık 'Kadın Dedektifler Bürosu'nun (Bir Numaralı Kadınlar Dedektiflik Bürosu, Zürafanın Gözyaşları) devamını getirmedi. Ama serinin takipçilerini sevindirecek bir gelişme var. İlk kitap, Anthony Minghella tarafından hikâyenin gerçek mekânı Botswana'da çekildi, görücüye çıkmak için gün sayıyor. Michael Wines'ın The New York Times'da başta Minghella, tüm ekiple yaptığı röportajı aktarıyoruz.
Alexander McCall Smith Bir Numaralı Kadınlar Dedektiflik Bürosu'nun başında "Mma Ramotswe'nin Bostswana'da Kgale Dağı'nın eteğinde bir dedektiflik bürosu" olduğunu yazar. Daha çok zamparalık, sigorta dolandırıcılığı gibi davalara baksa da bugünlerde Ramotswe'nin en önemli davası, hikâyesinin filme aktarılıp aktarılamayacağı.
Ramotswe'nin silahı yok. Sadece iki masası, iki sandalyesi, bir telefonu ve eski bir de daktilosu var. Peki esas işi akasya ağacının altında davaları üstüne kafa yormak olan, "geleneksel bir vücut yapısına sahip" (kendi ifadesiyle) hafiyenin maceralarını seyredecek çıkar mı? Yönetmen Anthony Minghella, bunun zorlayıcı olduğunu teslim ediyor. "Amerikan sinemasındaki aksiyon bağımlılığı yüzünden bu film de sinema salonlarında pek iş yapmayacak. Çekmesi kolay bir film değil.". Ama İngiliz Hasta'nın ve Soğuk Dağ'ın Oscar'lı yönetmeni Anthony Minghella yine de çekiyor filmi. Sonunda sırf televizyonda yayınlanma olasılığına karşın. Bunu başkasının çekmesine izin veremeyeceğini söylüyor.
Kadın Dedektifler Bürosu serisini okuyanlar, Minghella'nın ne demek istediğini anlayacaktır. Romanın kolay algılanabilir gizemlerinin arasına Botswana'nın harika bir ulus, sonsuz gökyüzü ve Batı toplumlarının aptalca bir kenara attığı nazik geleneklerin tasviri örülüdür. Hikâyeler tabii ki kurgu. Sonsuz gökyüzünü bir kenara koyarsak belli bir dereceye kadar Botswana'nın tasviri de... AIDS'in, düzensizliğin ve diktatörlüğün hüküm sürdüğü Afrika artık pek masum değil. Ama Botswana, olabildiği kadarıyla, sömürgecilik dehşetinin büyük bir kısmından korunabilmiş, elmas zenginliği ve büyük ölçüde şiddetsiz tarihiyle görece refaha ve demokrasiye kolaylıkla geçebilmiş bir cennet.
Ramotswe'yi canlandırmak için kilo alan, başrol oyuncusu, Philedelphia'lı R&B şarkıcısı Jill Scott, Karanlığın Kalbi benzeri Afrika hikâyeleri seline karşı Ramotswe'nin taze ve yeni bir karakter olduğunu söylüyor. "Adalete sıkı sıkıya inanıyor. Katı ve kararlı bir düşünce tarzı var. Doğru doğrudur, yanlış ise yanlış. Yanlışı düzeltmeye, durumu iyileştirmeye yeteceğine inanıyor".
Botswana'nın ilk büyük filmi
Romanın perdeye getirilmesi altı yılı buldu. Minghella ve Sydney Pollack'ın yönetimindeki Londra üslü Mirage Productions projeye el attı. Ama Bir Numaralı Kadınlar Dedektiflik Bürosu'nun nerede çekileceği ve Hollywood standartlarında ufak bütçeli yapımın nasıl finanse edileceği sorunları çözülememişti. Yapımcı Amy J. Moore, Ramotswe'nin hikâyesinin ancak Botswana'da çekilebileceğini öne sürdü. Daha önce Afrika'da film çeken Minghella şüpheliydi. Sonuçta Botswana'da daha önce büyük bütçeli bir yapım gerçekleştirilmemişti. 2004'te Moore, Minghella'yı Botswana'da götürdü. O yolculuk dönüm noktasıydı. Ama işi, Bir Numaralı Kadınlar Dedektiflik Bürosu'nun yerinde çekilmesi için 5 milyon dolar bağışlayan Botswana yönetimi sonuçlandırdı. Botswana, parasının karşılığında büyük bütçeli bir filmin barınma, hizmet harcamalarından ekonomik yarar sağlamakla kalmadı. Hükümetin bir sinema endüstrisinin tohumlarını atmasını umduğu pratik filmcilik eğitimi kazandı. Botswana filmden turizm gelirinde bir artış da bekliyor.
Şimdiye kadar bütün filmlerinin senaryolarını kendi yazan Minghella, bu sefer daha hafif bir ton tutturması için Dört Nikah Bir Cenaze'nin senaristi Richard Curtis'le biraraya geldi. Senaryo, romandan daha nazik, iğneleyici ve eğlenceli. Yönetmen, olayların büyük bir kısmını da açıkhavaya, Botswana manzaralarının ve yerel dansçı grubu gibi güzelliklerinin en iyi göründüğü bölgelere taşıyor.
Tıpkı kahramanı Ramotswe gibi Bir Numaralı Kadınlar Dedektiflik Bürosu da basit ve sözünü doğrudan söyleyen bir film. Peki beyazperdede alıcısı olacak mı? Moore, Botswana'nın fiziksel güzelliklerinin ve karakterlerdeki derinliğin filmi taşıyacağına inanıyor. Minghella ise tersi bir tahmin yürütüyor. "'İngiliz Hasta' günümüz sinemasında ilgi çekmezdi" diyor Minghella. "Çok yavaş ve melankolik".
Minghella Bir Numaralı Kadın Dedektifler Bürosu'nun sinemalarda gösterime girmesi konusunda tamamen umutsuz olmasa da film muhtemelen BBC'de ve Amerikan televizyonlarında görücüye çıkacak. Bu da çok kötü olmayabilir. Eğer Ramotswe ekrana yakışırsa üstüne bir mini dizi de çekilmesi düşünülüyor. Böylece oyuncu Scott da Botswana'nın uluslararası yüzü olabilir. "Böyle bir taşın altından kalkmak zor" diyor Scott. "Ama beni onurlandırır".
Michael Wines'ın The New York Times'daki makalesinden kısaltılarak çevrildi. EAU