Soykırım suçlaması

Türkiye-Amerika ilişkileri ve Türkiye-İsrail ilişkilerinin ötesinde, soykırımın yasal tanımının ötesinde, ulusal onurumuzun da ötesinde yatan çok çok daha önemli bir olgu var..
Haber: SANEM ÖZDURAL / Arşivi

New York - Türkiye-Amerika ilişkileri ve Türkiye-İsrail ilişkilerinin ötesinde, soykırımın yasal tanımının ötesinde, ulusal onurumuzun da ötesinde yatan çok çok daha önemli bir olgu var: Gerçek. Osmanlı İmparatorluğu, bir kapris uğruna, Ermeni kökenli tüm vatandaşlarını katliamlar ve zorunlu göçler vasıtasıyla yok etmek amacıyla planlı ve örgütlü bir eyleme girişmedi. Gerçek çok daha bulanıktır ve Ruslarla işbirliği yaparak İmparatorluğa içten saldıran Ermeni vatandaşlar kayıplarının günahını büyük ölçüde omuzlamak zorundalar. Özellikle savaş zamanında vatana ihanet -ki Ermeniler bu suçu işlediler- ölüm cezası getiren bir suçtur. Hikâyenin sonu bu. Bir topluluğu birleştiren çok az suç vardır. Bir çocuğun katledilmesi ve vatana ihanet -özellikle savaş sırasında- bu suçların başında gelir. Soykırım iddiaları ise bu iki en haince sayılan suçu birleştirir: Kendi toplumunun en güçsüz, masum bireylerine ihanettir çünkü.
Günümüzde, -bir avukat olarak en iyi bildiğim ceza sistemi olan- Amerikan Ceza Yasaları uyarınca bir insan işlemediği bir çocuk cinayeti ile suçlandığı takdirde, koşulları ne kadar iyi olursa olsun savcılığın anlaşma önerisini kabul eder mi? Hayır. Böyle bir itham altında olan insan elinden gelen her yöntemle suçsuzluğunu kanıtlamaya çalışır ve çalışmalıdır. Çünkü öyle suçlar vardır ki, savcılıkla bir anlaşma yapmak alternatif olamaz ve değildir.
Uzlaşma
ABD Kongresi önünde Ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili bir karar taslağı var. Bu karar taslağı, hepimizin bildiği gibi, Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşü sırasında Türkiye'nin Ermeni vatandaşlarına soykırım yaptığı iddiasını tanımayı amaçlıyor. Bu taslağın metninde iki milyona yakın Ermeni'nin zorla göç ettirildiği ve bir buçuk milyonunun öldüğü yazılıdır. Gerçekle ilgisi olmayan bu rakamın yanı sıra, Ermeni vatandaşların neden göçe zorlanmış oldukları hakkında hiçbir bilgi yoktur.
Bir diğer karar taslağı ise, Hrant Dink'in öldürülmesi ertesinde, Türk Ceza Kanu'nun 301. maddesinin kaldırılmasını hedefliyor. Bu taslağın arkasındaki neden de, Hrant Dink'in Ermeni soykırım iddiaları hakkında, iki toplum arasında uzlaşma girişimleri yapması gösteriliyor. Türkiye bu iddialara karşı mücadele ediyor. Bu amaçla, Türk-Amerikan ilişkilerinin, hem askeri hem de siyasi alandaki önemini anlatmak amacıyla Genelkurmay Başkanı Büyükanıt'ı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ü Washington, D.C.'ye yolluyor. Bunlar çok önemli girişimler, ancak bu girişimler, cinayetle suçlanan bir insanın, mahkum edilmemesi gerektiğini çünkü toplumun ileri gelen bir bireyi olduğunu ileri sürmesine benziyor. Bu suçlu için geçerli bir yöntem olabilir, ancak masum biri için kesinlikle değil.
Masum olan için tek önemli olan, gerçektir. Çünkü bir çocuğu öldürdüğü iddia edilen bir insanın tamamıyla suçtan arınabilmesi ancak suçsuzluğunun belgelerle kanıtıyla mümkündür. Aynı şekilde, Türkiye için de ancak açıkça soykırım olmadığının itirafı yeterli olabilir, olmalıdır. Bu sorun konusunda Türkiye için yarım-kararlar yeterli olamaz. Realpolitik arkasına sığınarak, ya da Türklüğümüze leke olacak diye değil, kabul edilemeyecek bir suçlama olduğu için.
Yalnızca gerçek ve yalın olayları açıkça ve cesur bir şekilde ortaya koyarak. Evet Ermeniler kendi arşivlerini açmamakta direniyorlar. Ne yapalım, bizim problemimiz değil. Tıpkı bir duruşma sırasında olduğu gibi, Türkiye'nin sorumluluğu, tarihi doğru bir şekilde ortaya koyacak delilleri korkmadan sunmaktır. Bir dava sırasında, suçlama yapan savcı delil sunmazsa davayı kaybeder. Tabii bizim önünde olduğumuz mahkeme insanların içinde bulunan ahlak ve doğruluk hislerinin barındığı yerdir. Bu yüzden normal mahkeme kuralları geçerli değildir. Yani suçlayanın delil getirmesini bekleyemeyiz. Biz açalım arşivlerimizi ki Ermenileri zorlayalım, suçlamalarını gerçeklerle savunmaya.
Mücadele zamanı gerçekten geldi. Şimdi gerçek için, gerçeklerlerle mücadele zamanı.
SANEM ÖZDURAL: Avukat