TELEVİZYONA TEPEDEN BAKIŞ

Popstar Alaturka'nın jüri üyelerinin galiba hepsi aslında psikoloji eğitimi almak istemişler ama nasip olmamış. Yarışmacıların neden asık suratlı ve tedirgin olduklarını sorup hiç de dostça olmayan analistler gibi davrandılar.
Haber: AB grubunun A'sı / Arşivi

Jüriler, diziler
Popstar Alaturka'nın jüri üyelerinin galiba hepsi aslında psikoloji eğitimi almak istemişler ama nasip olmamış. Yarışmacıların neden asık suratlı ve tedirgin olduklarını sorup hiç de dostça olmayan analistler gibi davrandılar. Biraz yaratıcı bir sunucu sahneye bir divan taşır, yarışmacıları üzerine yatırır ve pek psikolojik sorulara öyle yanıt verdirirdi. Orhan Gencebay'ın "Nadir bir gerçek" cümlesi tepe noktasıydı. Ama Armağan Çağlayan altta kalır mı, o da hemen bir "pazarlama" uzmanı kesiliverdi. Yarışmacıların jüri üyeleri karşısındaki mazoşist tripleri ve kendilerini yerden yere vurmaları da gecenin psikolojik havasına pek uygun düşüyordu. Ama Popstar Alaturka'nın o gecesinin büyük ödülü Ramazan'a uygun giysi ve "heyet-i umumiye" gibi cümleleriyle Bülent Ersoy'a gitti. Hayat Bilgisi dizisinden Perran Kutman imajlı başöğretmen kostümü, belli ki Ramazan onuruna epey aranmıştı.
Töreler ve piyasalar
Yerli dizilerdeki töre muhabbeti, televoleci ekonomistlerin piyasalarına döndü. Nasıl ki piyasalar her şeye kadirse töreler de öyle. "Piyasalar tedirgin, piyasalar coştu" cümlelerinin yerini, Sıla ve Oyun Bitti gibi dizilerdeki "töreler böyle söylüyor, ben değil" cümlesinin çeşitlemeleri alıyor. Çekinmeseler 90 dakikaya 80 töre cümlesi yerleştirecekler. Bu dizilerde hafif bir özensizlik de var gibi görünüyor. Sıla'da, damadın (Boran) ailesi "töre yüzünden" gelinleri Sıla'yı kaçırıyor. Koca kıyametleri koparırken, anne ve babası tedirgin ve suçlu bakışlarla ekranı yıkıyorlar ama Boran'ın zeka ve sezgisi bunu anlayacak düzeyde değil. Belki de Sıla gitse kurtulmuş olacak ama neyse senaryo yazımında biz de onlar kadar amatörüz.
Benzer özensizlikler Pusat'ta da var. "Abi, abi sana vuramam abi" gibi utandırıcı sahneleri Yeşilçam bile yıllar önce dibe vurmadan terk etmişti. Pusat ve Oyun Bitti'nin konuları birbirine hiç benzemese de aralarında müthiş bir benzerlik var: Yeşilçam'ın hiç de başarılı olmayan ve modası geçmiş şablonlarını beceriksizce kullanmadaki kararlılıkları. Şu cümle Pusat'tan "Burada insanlar aç dolaşır. İki sokak aşağıdaki kalantorlardan kalan artıkları yerler. Burası İstanbul". Sevgili AB'nin A'ları Pusat'ı izlemeniz gerek. Anlatmakla olacak gibi değil.
Sohbetler ballanıyor
Geçen yıl NTV'de birlikte Biri Bana Anlatsın'ı yapan Beyaz ve Kadir Çöpdemir bu yıl rakipler. Kadir Çöpdemir yanına Demet Akbağ'ı da alarak Hiç bunları kendine dert etmeye değer mi?'yle NTV'de devam ederken, Beyaz, Güven Kıraç'la birlikte Nası yani? diyor CNN Türk'te. Demet Akbağ dopingli Hiç bunları..., adı gibi konuklarıyla da biraz fazla kalabalıktı. 'Nası yani?'de Beyaz'ın sevimli cazibesinin yanında Güven Kıraç biraz sönük kaldı, giderek havaya girer mi göreceğiz. Ama ikisinin de asıl rakibi bizce 'Haydi gel bizimle ol'du. Medyadaki yansımalara da bakarsak, ikisini de açık ara geçmişti "kadınlar". Çiğdem Anad, Pınar Kür, Müjde Ar şahanelerdi, ama Aysun Kayacı pek doğru seçim değil gibiydi. İlk konuk Cem Yılmaz başlangıçta epey gerildi doğal olarak, üç zeki, güçlü kadın kolay değil. Ama giderek özellikle de Müjde Ar'ın samimi girişimleriyle sohbet kahkahalarla izlenir kıvama geldi. İkincisini merakla bekliyoruz...