Torba mı, çuval mı?

Torba mı, çuval mı?
Torba mı, çuval mı?

DİSK, torba yasaya karşı sokaklarda ama başka sendikalardan pek ses çıkmıyor.

Dünyada, işçi-işveren ilişkilerinin devlet tarafından sadece düzenlenmesi söz konusu iken, AKP iktidarı bırakınız araya girmeyi, Torba yasayı işçi ve memur sendikalarının görüşlerini dahi almadan hazırladı
Haber: ASALETTİN ARSLANOĞLU / Arşivi

‘‘Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve KHK’larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”, kamuoyunda “Torba Yasa” adıyla gündemde. Torbada o kadar farklı konular ele alınıyor ki, biz yazımızda esas olarak emekçileri özel olarak etkileyen maddeleri ele alıp değerlendirmeye çalışacağız. Ama önce tasarı hakkında birkaç genel tespit yapmak gerek. 

Taraflar yok, kanun var
Kamuoyuna yansıyış şekliyle gündeme getirilen tasarı için yapılabilecek ilk tespit, tek taraflı olarak hazırlandığı. Çağdaş dünyada, işçi-işveren arasındaki ilişkilerin devlet tarafından sadece düzenlenmesi söz konusu iken, AKP iktidarı bırakınız araya girmeyi, yasayı işçi ve memur sendikalarının görüşlerini dahi almadan hazırladı.
Bu tasarıyla ilgili olarak yapılabilecek ikinci önemli tespit ise sosyal taraflardan bir sır gibi saklanan Ulusal İstihdam Stratejisi’nin ana noktalarını da içinde barındırdığı. Gene bu tasarıyla ilgili yapılacak üçüncü önemli tespit ise, tasarının Anayasa değişikliğinde de görüldüğü gibi birbiriyle ilgisi olmayan onlarca farklı konunun bir torba içerisinde sunumundan ibaret olduğu. Böylece toplumun farklı kesimlerinde oluşmuş beklentilerin bir potada toplanması ve bu tasarıların yasalaşmasını bekleyen-destekleyenlerle bu tasarıyla hak kaybına uğrayacağı endişesi taşıyanların karşı karşıya getirilmesi hedefleniyor.
Torbada 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanuna geçici bir madde eklenerek özelleştirilen kuruluşlarla ilgili mahkemelerce verilen iptal ve yürütmeyi durdurma kararları hakkında idarece herhangi bir işlem tesis edilmeyeceği ve bu konuda açılan davalardan feragat edileceği hükme bağlanıyor. Bu girişim, özelleştirme konularında yargı kararlarının yok sayılmasıdır. AKP hükümetinin uzun zamandır devam ettirdiği “yürütme her şeyin üzerindedir” politikasının bir sonucu olarak özelleştirme uygulamaları yargı denetimi dışına taşınacaktır.
Asgari Ücret Yönetmeliği’nde belirlenen ve 16 olan yaş ayrımı sınırı, sanki 4857 sayılı yasanın 39. maddesinde değiştirilmiş gibi bir ifadeyle torbada yer alıyor. Demek ki Asgari Ücret Yönetmeliği şu günlerde değiştirilecek. Eğer bu değişiklik gerçekleşirse asgari ücrette yaş ayırımının 16’dan 18’e çıkarılması söz konusu. Ayrımın 16’dan 18’e çıkması ile yüzbinlerce genç işçi 599,12 TL net asgari ücret yerine 546,20 TL net (yani 52,92 TL daha düşük) ücret alacak. 

Gençler
Torba yasayla 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nda yer alan çırak ve stajyerlere yapılacak ödemeye ilişkin “asgari ücretin yüzde 30’undan az olamaz” hükmü “asgari ücretin net tutarının yüzde 30’undan az olamaz şeklinde değiştiriliyor. Böylece çırak ve stajyerlerin ücretlerinin tabanı 48 lira azalarak 179 TL’ye düşüyor.
Genç işçiler için yapılan bir başka değişiklik ise halen iki ay olan deneme süresinin 25 yaş altı çalışanlar için dört aya çıkarılması. Deneme süresi içinde işveren iş sözleşmesini bildirim süresine gerek olmaksızın ve tazminat ödemeksizin feshedebiliyor ve işçiyi işten çıkarabiliyor. Deneme süresinin uzaması güvencesizliğin artması anlamına geliyor.
İş Yasasının 14. maddesinde ele alınan çalışma biçimlerine yenileri ekleniyor. “Evden çalışma” ve “uzaktan çalışma” yasalaştırılıyor. Eklenecek bu esnek çalışma biçimlerine ilişkin detayların (bu çalışma biçimlerinin çıkartabileceği yeni sorunların, örneğin bölünemeyen haklar, yıllık ücretli izin, ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanmada esas süre, hafta tatili ve ücretine hak kazanma...) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından daha sonra çıkartılacak olan yönetmelikle ele alınacağı öngörülüyor.
Torba yasada ele alınmayan bazı hususların ise Ulusal İstihdam Strateji Belgesinde ele alındığı biliniyor.
Ulusal İstihdam Strateji Belgesi ortada yok ama sendika uzmanı arkadaşların özel gayretleri ile belirleyebildiği birkaç başlığından söz edebiliriz. Kıdem tazminatı, asgari ücretin bölgelere göre belirlenmesi, kiralık işçilik, geçici işçiliğin (belirli süreli çalışma) yaygınlaştırılması ve kim bilir daha neler neler...
Tasarıda İl Özel İdaresi ve belediye emekçileri de unutulmamış. “Mahalli idarelerin ihtiyaç fazlası işçilerine ilişkin hükümler” başlıklı 109’uncu maddesinde “İl özel idareleri ile belediyelerin (bağlı kuruluşları hariç) sürekli işçi kadrolarında çalışan ihtiyaç fazlası işçiler, Milli Eğitim Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün taşra teşkilatındaki sürekli işçi kadrolarına atanır” şeklinde bir düzenleme yer alıyor.
Yapılan yasal düzenleme, belediyelerdeki çalışanların, ihtiyaç olmadığı gerekçesiyle başka kurumların taşra teşkilatına geçirilmesini öngörüyor, bunu yaparken çalışanın rızası aranmıyor. Başka kurumlara aktarılacak personelden “ihtiyaç fazlası” hangi ölçü ve duruma göre tespit edileceği konusunda bir düzenleme de yok. Bu durumda keyfi ve taraflı davranışların olması kaçınılmaz.
İşçilerin bugüne kadar ödenmemiş olan alacaklarının devir olunmayacağı da hükme bağlanıyor. Ayrıca hak ettikleri kıdem tazminatı yönünden de durum farklı değil. Eğer bu düzenleme yasalaşırsa işçilerin aileleri bölünecek, çocukların okulları değişecek, hatta aile birliği bozulacaktır. 

İşsizlik sigortası fonu
Torbada yapılan düzenlemeyle, çalışırken aldığın ve üzerinden fona ödeme yaptığın maaşın ne olursa olsun, işsiz kaldığında alacağın maaş asgari ücretin yüzde 80’ini geçmeyecektir deniliyor. Hükümete İşsizlik Fonu’nda birikmiş çok yüksek miktardaki paranın yüzde 30 oranında tasarruf etme (gerektiğinde yüzde 50’ye de çıkartılabilir) yetkisini veriyor ve bu fonu amacının dışında kullanmayı yasalaştırıyor.
Uzun uzun anlatmaya çalıştığımız konulardan da anlaşılacağı gibi yeni bir AKP klasiğiyle karşı karşıyayız. Bu denemede başarıp başaramayacaklarını bilemeyiz ama kesin olan bir şey var ki tekrar tekrar denemeye, ısrara devam edecekler. AKP’nin ısrarı ve inadından çok sendikal cephenin nasıl tavır alacağı önemli, göreceğiz… 

ASALETTİN ARSLANOĞLU: Tekstil Örme ve Giyim Sanayi İşçileri Sendikası