TÜMTİS ve UPS işçileri

TÜMTİS ve UPS işçileri
TÜMTİS ve UPS işçileri

UPS işçileri ve TÜMTİS e bağlı çalışanlar, işten çıkarmaları protesto etmek için 1 Eylül de İstanbul sokaklarındaydı.

Sendikaya üye oldukları için işten çıkarılan UPS işçileri, İstanbul ve İzmir'de 124 gündür mücadelelerini sürdürüyor
Haber: DEMET Ş. DİNLER / Arşivi

1 Eylül 2010’da dünya çapında taşımacılık işçileri UPS Türkiye yönetimine, işten çıkardığı sendikalı işçilerin yalnız olmadığı mesajını verdi. Küresel eylem çağrısı, Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu (ITF) tarafından yapıldı. ITF, 154 ülkedeki üye sendikalarını uluslararası lojistik ve kargo firması UPS’in, Türkiye’deki işyerlerinde Türkiye Motorlu Taşıt İşçileri Sendikası’nın (TÜMTİS) örgütlenme mücadelesine karşı geliştirdiği düşmanca tutumu kınamaya davet etti. 1 Eylül günü dünya işçileri, UPS ve UPS’in taşeron firmalarından atılan 157 işçinin işe geri alınması, TÜMTİS’in sendika faaliyetlerini sürdürmesi için sokağa çıktı. Arjantin, Filipinler, Tayland, Kore, Ürdün, ABD , Arjantin, Singapur, Japonya, İngiltere, Hindistan, Norveç, Hong Kong ve Avustralya’nın aralarında olduğu pek çok ülke zengin eylemliliklere sahne oldu: UPS yöneticileriyle görüşme, protesto faksları ve telefonları, UPS merkezinin önüne kum dökülmesi, basın açıklamaları, yürüyüşler vs. Türkiye’de TÜMTİS sekiz ayrı ilde basın açıklaması düzenledi. İstanbul ’da ise UPS’in genel merkezine kitlesel bir yürüyüş yapıldı.
Haftada altı gün, günde ortalama 12 saat ve düşük ücretlerle (aylık 577-750 lira) çalışan ve sendikaya üye oldukları için işten çıkarılan UPS işçileri, İstanbul ve İzmir’deki aktarma merkezlerinde kurulan çadırlarda 124 gündür mücadelelerini sürdürüyor. Direnişi örgütleyen TÜMTİS, 2007’de işbaşına gelen yönetimle birlikte yaratıcı ve üretken bir yeniden yapılanma sürecine girmiş, en çetin koşullarda sendika örgütlenmesi yürütmüş, neredeyse hiç maç kaybetmemiş bir oyuncu. Onun karşısına çıkma cesareti göstermek kolay değil. Yakın tarihli örneklerden biri Mersin limanının özelleştirilmesinden sonra limanda faaliyet gösteren şirketlerde yaptıkları örgütlenme çalışmaları. Sendikalı oldukları için işten atılan işçilerin 5 buçuk ay süren direnişi sonucunda TÜMTİS, Mayıs 2009’da AKANSEL isimli taşeron firmayla yetkili sendika olarak toplu iş sözleşmesi yapma hakkı kazandı. 2005’teki özelleştirme sırasında tasfiye edilen sendikal örgütlenme, Mersin limanında yeniden hayat buldu.

TÜMTİS
Taşeron işçilerin örgütlenmesini önemseyen ve başaran az sayıdaki sendikadan biri TÜMTİS. Örneğin, yönetimin üyelerden yabancılaşmaması için konulan tüzük kurallarından biri, TÜMTİS yöneticilerinin maaşlarının sektörlerindeki kadrolu işçi maaşından yüksek olmaması. Direniş başladığı günden bu yana sendikanın gelirinin büyük bölümü direnişteki işçi ailelerinin aylık masraflarına (her işçi için ayda 500 lira) ve kampanya masraflarına harcanıyor. Direniş çadırlarında ve dayanışma gecelerinde, Ağustos başında ITF kongresinden pek çok ülkedeki taşımacılık sendikalarının desteğini alarak dönen Genel Başkan Kenan Öztürk, işçilere uluslararası dayanışmanın ne olduğunu, Arjantin’deki işçilerin Türkiye’dekiler için nasıl iş bırakacağını, davul çalacağını tek tek anlatıyor. İşçilerden gelen her öneriyi ciddiye alıp üzerinde tartışıyor.
TÜMTİS, sermaye ve devlet bir atak yapana kadar bekleyip son dakikada, başarısız olması muhtemel eylemler düzenlemiyor. En başından değişimi öngörüyor, analiz ediyor ve harekete geçiyor. Kara taşımacılığıyla ilgisi olmadığı iddia edilen sektörlerde bile işkolu tespiti yaptırarak örgütlenme hakkını kazanıyor. Avantajlarını ve dezavantajlarını hesaplıyor, adımlarını dikkatli atıyor. Kararlılığını her fırsatta gösteriyor ve sorumluluk almaktan kaçınmıyor. TÜMTİS, mücadelenin yasal boyutunu da ihmal etmiyor. İş Yasası’nın getirdiği yasal yükümlülükler konusunda taşeron firma ve ana firma ortak sorumluluğa sahip. Bu nedenle hem ana hem de taşeron firmadan çıkarılan işçiler için işe iade davaları açılıyor.
Örgütlenme çalışmalarının temel ilkesinin neredeyse “yoktan var etmek” olduğunu söyleyebiliriz. Sendika, işyerlerine girmenin imkansız olduğu pek çok durumda ev ziyaretleri yapıyor, yüzyüze ilişkilerini geliştiriyor. İşlerini kaybeden üyelere iş bulmaktan, hayatını kaybeden işçilerin ailelerine fon oluşturmaya kadar uzanan bir dayanışma ağı kuruyor. TÜMTİS deneyimi, sendikalara yapılan haklı eleştirilerin arttığı günümüzde şu sorulara gayet anlamlı yanıtlar veriyor: Bir sendika sınıf örgütlenmesi için ne yaparsa başarılı olur? Özelleştirme ve taşeronlaştırma süreçlerinde sendikalar ne gibi stratejiler izlerse kazanır?
TÜMTİS’in UPS kampanyası, uluslararası işçi dayanışmasının sadece retorikten ibaret olmadığını da gösteriyor. ITF uzun süredir her gün Türkiye’yle bağlantı halinde: Küresel bilgi akışını sağlıyor, farklı ülke sendikalarını mobilize ediyor ve somut mücadele araçları öneriyor. 1 Eylül’de ITF’nin koordinasyonu sayesinde sendikaların eylemleri arasındaki eşgüdüm sağlandı, eylem haberleri ve fotoğrafları anında internet ortamında paylaşılabildi.
UPS kampanyasının başka bir önemi daha var: DHL, FEDEX, TNT gibi lojistik sektöründe faaliyet gösteren işçiler de UPS kampanyasına gözünü dikmiş durumda. UPS kampanyasının başarısı bu işçilerin de sendikaya kazanılması demek. Bu nedenle UPS kampanyasının İstanbul’daki örgütleyicilerinden TÜMTİS İstanbul Şube Başkanı Çayan Dursun’un sözleriyle UPS’teki mücadele varlık-yokluk nedeni.
Kampanyanın uluslararası bağını kuran kişilerden Molly Mc Grath’ın da hatırlattığı gibi, UPS umarız kendisini neyin beklediğinin farkındadır, çünkü sendika UPS’e girene kadar mücadeleyi bırakmaya hiç ama hiç niyetimiz yok!

Ne yapabilirsiniz?
1 Eylül sonrası talepler yerine getirilmediği takdirde ikinci küresel eylem günü olarak kararlaştırılan 15 Eylül günü düzenlenecek eylemlere destek verebilirsiniz.
UPS İstanbul’da Mahmutbey ve Kurtköy aktarma merkezlerinde ya da İzmir aktarma merkezindeki direniş çadırlarını ziyaret edebilirsiniz. Kampanyayla ilgili en son bilgilere ulaşmak için http://www.itfglobal.org/campaigns/ups-justice.cfm (İngilizce ve Türkçe) ziyaret edebilirsiniz.

DEMET Ş. DİNLER: ITF/TÜMTİS, UPS kampanyası proje koordinatörü