Ürdün'de hâlâ Saddam var

Arap dünyasının en çok sevilen ve nefret edilen diktatörü Saddam Hüseyin'in Bağdat'ta idam edilmesinin üzerinden yaklaşık dört ay geçmiş ama...
Haber: NİLAY KARAELMAS / Arşivi

Arap dünyasının en çok sevilen ve nefret edilen diktatörü Saddam Hüseyin'in Bağdat'ta idam edilmesinin üzerinden yaklaşık dört ay geçmiş ama, Irak'ın komşusu Ürdün'de sokaktaki insandan entelektüel üniversite profesörüne kadar, çoğunluk onu sevgiyle yad ediyor. Özellikle, Saddam'ın asılmasından sonra Ürdün'de halkın ona olan sempatisi artmış. Amman'daki esnaf ona olan sempatisini resmini dükkanlarının camına yapıştırarak sergiliyor. Hatta, orada yaşayan bir dostun anlattığına göre, geçen yıl Aralık ayı sonunda Saddam'ın asıldığı haberi gelince bir erkek berberi çarşıdaki dükkanın camında asılı duran Ürdün Kralı Abdullah'ın fotoğrafının üzerine Saddam Hüseyin'in fotoğrafını yapıştırmış.
Özellikle, ABD'nin Irak'ı yaklaşık dört yıl önce işgal etmesi sonucu başlayan mezhepsel çatışmalardan kaçan 750 bin kadar Iraklı mültecinin varlığı, özellikle ekonomik açıdan Ürdün yönetimini rahatsız ediyor. Halk ise Arap kardeşlerini bağrına basmakla beraber, Iraklı mültecilerin Ürdün'e akın etmesiyle birlikte pahalılıktan şikayet ediyor.
Ürdünlü yetkililer, Ürdün'deki Iraklı mültecilerin Ürdün yönetimine yaklaşık bir milyar dolara mal olduğunu söylüyorlar. Ürdün İçişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Abu Jamus, bu ülkede yaşayan Iraklı mültecilerin ülkenin sağlık sisteminden yararlandığını ve sınırlı su kaynaklarından ve altyapısından yararlandığını kaydediyor.
Bu durumda sanki şöyle bir resim çiziliyor. Büyük ölçüde Amerikan yardımıyla yaşayan (yılda yaklaşık 500 milyon dolar) 5.6 milyon nüfuslu Ürdün'de yönetim, yaklaşık 750 bin Iraklı mültecinin getirdiği mali külfetten şikayetçi ama halk Iraklı mültecilere manen kucak açıyor.
Gerçi Ürdün'ün misafirperver geleneği olsa gerek, özellikle Arap konuklarına memnuniyetle ülkesini açıp onları baştacı ediyor. Nitekim, 1991 Ağustos ayında Irak Kuveyt'i işgal ettiğinde de Kuveyt'te yaşayan Filistinlilerin göç dalgası karşısında da kapılarını açmış Ürdün. Garip bir rastlantı belki ama Ürdün'ün (Türkiye'de de çok beğenilen) Kraliçesi Rania da o günkü göç dalgasıyla Kuveyt'ten Ürdün'e göç etmiş Filistinli bir ailenin kızı.
Saddam'ın kızları kralın misafiri
Irak'a başlatılan Amerikan saldırısından üç dört ay sonra (1 Ağustos 2003) Saddam Hüseyin'in 30'lu yaşlardaki dul kızları Raghad ve Rana, Ürdün Kralı Abdullah'ın davetlisi olarak çocuklarıyla birlikte Ürdün'e sığındı. Saddam Hüseyin'in büyük kızı Raghad, babasının asılmasından sonra Amman'da düzenlen protesto eylemlerinde aktif rol aldı. Şimdilerde, kız kardeşi ve çocuklarıyla birlikte, Ankara'nın Gaziosmanpaşa semtini andıran Abdoon'da, kapısında nöbetçilerin beklediği bir villada yaşıyor. Sık sık da Amman havaalanındaki VIP salonunu kullarak Dubai gibi diğer Arap ülkelerine turistik geziler yapıyor. Ama şu kaderin cilvesine bakın ki, ülkeleri Amerikan işgali altındayken Saddam'ın iki kızı, Amman'daki villalarından biraz ileride 60 dönüm araziye kurulu ABD Büyükelçiliği ile komşu olarak yaşıyor. Ürdün'ün misafirperverliğinden herkes çok memnun anlaşılan.