Usta bize nefes lazım!

Ellili yılların sonunda Erkin Koray'la başlayan, hemen ardından Cem Karaca, Barış Manço ve Moğollar'la devam eden...
Haber: DENİZ DURUKAN / Arşivi

Ellili yılların sonunda Erkin Koray'la başlayan, hemen ardından Cem Karaca, Barış Manço ve Moğollar'la devam eden, arada Mavi Işıklar, Silüetler gibi grupları da içine alan Türkiye'deki rock, günümüze gelene dek elbette epey değişim geçirdi, çeşitli biçimlere girdi.
İlk başlarda İngilizce cover yapan gruplar, zamanla Türkçe sözlü müzik yapmaya, kendi ezgilerimizi rock'a yedirmeye başladı. 80'li yılların sonlarıyla, 90'lı yılların başında rock'ın açılımı genişledi. Metal, punk, hardcore gibi tarzlar da yaşamımızda yer edinmeye başladı. Kuşkusuz bunda, dünyadaki müzik endüstrisinin gelişimiyle beraber, ülkemizde 80 sonrası yaşanan depolitizasyon sürecinin de etkisi yadsınamaz. 80 sonrası yaşanılan süreçte kimliksiz bir nesil oluşturularak, 80 öncesinin muhalif yapısı kırılmaya çalışıldı. Gençlik, bu boşluk içersinde müziğe, bu arada da rock'a ve onun türevlerine yöneldi. Rock'ın kendi içindeki muhaliflik ve başkaldırı ruhu düşünen, karşı çıkmaya aday olan gençlerin ilgisini çekti. Elbette her şeyiyle Batı'ya öykünen ama özünde Doğulu olan, kafası karışık bir nesil vardı ortada. Özellikle rock'ta şarkıları da İngilizce yapmaya ya da İngiliz aksanıyla Türkçe sözlü şarkılar söylenmeye başlandı. Giyim kuşamlarıyla da tamamen farklı olan bu gençlerin kendini ifade ediş biçimleri de yaşanılan karmaşanın izdüşümü gibiydi.
80'lerin sonlarına doğru rock içindeki kimlik arayışı meyvelerini vermeye başladı. Bu yıllarda kurulan Zen grubu, bağlama ve diğer doğu enstrümanlarını batı enstrümanlarıyla birlikte kullanarak alternatif ve doğaçlama müziğin öncü grupları
arasına girdi. Yeni ve deneysel bir müzik yapan Zen, şarkılarını tamamen doğaçlama üzerine kuran bir grup olma özelliğini taşır.
2000'li yılların başında ise rock'ta alternatif sesler çoğaldı. Artık kimliklerinin farkına varan, geleneklerden yola çıkarak yeniyi bulmaya çalışan, var olanı işleyip farklı bir bakış açısı geliştiren gruplar kurulmaya başlandı.
Bu grupların başında, 2000 yılında
"Köledoyuran" albümüyle müzik marketlerde yerini alan Replikas geliyor. Oldukça farklı, avangard bir grup olan Replikas, tasavvuf ve çeşitli dini müziklerden yararlanarak oryantal, arabesk motifleri de içine alan deneysel bir müziğin kapılarını araladı. Erkin Koray'ın yıllar önce yaptığı arabesk, taverna alt yapılı psychedelic rock tarzındaki şarkıları elbette Replikas'ı bir ölçüde etkilemiş.
Örneğin henüz yasal albümleri olmayan, underground yollarla demo çıkaran Kör Talih dikkate değer. Fatihli beş genç tarafından 1995'te kurulan grup arabesk ve alaturka alt yapılı, psychedelic rock tınılarının da hissedildiği şarkılara imza atmış. Temelinde Erkin Koray, Orhan Gencebay, Müslüm Gürses bulunan ve Fatih'in arka sokaklarına yayılan ney seslerini müziklerine yediren grup, bir anlamda kendi masallarını bize taşımış. Bir süre trash da yapan Kör Talih elemanları varoşlarda büyümüş, alt kültürlerden beslenmiş. Arabeskin içinde yetişip, dini motiflerin yoğun yaşandığı sokaklardan ve batı kültüründen aldıklarını dolaysız, samimi bir şekilde anlatıyorlar. Yaşanan o kimliksizliğe karşı kendileri olmaya çalışan, "usta bize nefes lazım" demesini bilen, önü açık bir grup.
Salonlardan, tavernalardan...
Fairuz Derinbulut da aynı izleği sürenlerden.
Beş kişiden oluşan grubun dört elemanı Üsküdarlı. 2000 yılında aktif olarak müzik yapmaya başlayan grup, hem görünüşleri hem de müzikleriyle geçmiş zaman masallarını anımsatıyor bize. Onlar da içlerindeki sese kulak veriyor. 70'li yılların müziğinden etkilenen Fairuz Derinbulut, Erkin Koray, Orhan Gencebay, Doors dinleyerek kendi tarzını oluşturmuş. O yılların düğün salonu müziğinden izlenimler taşıyan, taverna alt yapılı şarkılarında, kullandıkları klavyenin hammond sound'unda olmasının etkisi büyük. Psychedelic rock tınılarının bu grupta da görülmesi, son yıllarda bu tarz müziğe doğru bir yöneliş olduğunu gösteriyor.
Yaşadığımız çağın irkiltici yanlarını sözleriyle olmasa bile müzikleriyle veren grup, çocuklukta yaşanan korkuları, saklanma duygusunu ve kaçışları şarkılarına yansıtarak
mutlu çocuk hikâyelerini sekteye uğratıyor. Özellikle ses efektlerini ustaca kullanan grup, bir yandan oryantalin o şuh, kıvrak ruhunu veriyor, diğer yandan da yaşamın ürpertici soğukluğunu üstümüzde hissetmemizi sağlıyor.
Elbette bu arayış punk, metal ve hiphop gibi tarzlarda da zaman zaman kendini gösteriyor. Ama asıl önemli olan, Batı kökenli bir müziğin kendi kültürümüzle, gelenek ve yaşama
biçimimizle, üslubumuzla bu denli bütünleşmeye başlaması. Üstelik sentez mantığından da olabildiğince uzak durarak...
Konser bugün 15.00-22.00 arası. Gençlik Konseri'nde sırasıyla; Fairuz Derinbulut, Kör Talih, Replikas, Kurban, Mor ve Ötesi ve Mavi Işıklar çıkıyor. Ücretsiz olan bu konser İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş.'den.