Van Morrison'la sinemada

Amerikalı popüler kültür uzmanı Greil Marcus'un "Hiçbir beyaz Van Morrison gibi şarkı söyleyemez" dediği rivayet olunur. 1945 Dublin doğumlu Van'ın müzikal ilgilerinin temeli, şarkıcı annesinin ve denizci babasının Amerika'dan getirdiği müziklerin etkileriyle atılmış.
Haber: N. BUKET CENGİZ / Arşivi

Amerikalı popüler kültür uzmanı Greil Marcus'un "Hiçbir beyaz Van Morrison gibi şarkı söyleyemez" dediği rivayet olunur. 1945 Dublin doğumlu Van'ın müzikal ilgilerinin temeli, şarkıcı annesinin ve denizci babasının Amerika'dan getirdiği müziklerin etkileriyle atılmış. Küçücük bir çocukken ilk söylediği şarkı Lead Belly'nin Goodnight Irene'i olan Van, yıllar sonra tüm zamanların en önemli rock müzisyenlerinden biri, hayranlarının "Van the Man"i olduğunda, "Ray Charles, Lead Belly gibilerin müziklerini dinlemiş olmasaydım bu müziği yapamazdım" diyordu.
Van Morrison ilk grubu The Monarchs'da country'nin özel isimlerinden George Jones'la birlikteydi, 1964'te kurduğu Them Gloria ile büyük başarı kazandı. İlk solo çalışması Astral Weeks (1968, Warner Bros), türler üstü hipnotik şarkılarıyla Fransız empresyonizmi ile Kelt şiirini birleştiren mükemmel bir albüm yorumları alırken cebinde karnını doyuracak parası yoktu. Öncelinin hüznünün tam tersi bir çoşkuya sahip olan Moondance (1970) özellikle Caravan ve Into the Mystic'le parlıyordu. Meşhur Domino'nun yer aldığı His Band and the Street Choir'ın ardından gelen Tupelo Honey, Wild Night'la akıllarda kaldı.
Kuşaklar boyu Van Morrison
Van Morrison'un karısıyla taşındığı Kaliforniya'da yaşadığı mutluluk uzun sürmedi. Hard Nose the Highway (1973) ve canlı kayıtlardan oluşan It's Too Late to Stop Now (1974) albümlerini yaptığı Caledonia Soul Orchestra projesini dağıttığı dönemde, eşi Janet Planet'dan boşanan müzisyen Belfast'a döndü. Ama Morrison, bu haletiruhiyeyi yaratıcılığa dönüştürmeyi başardı ve Veedon Fleece (1974) ve üç yıl sonra da A Period of Transition albümlerini yaptı. Wavelength (1978) ve Into the Music (1979), 80'lerin o baş döndürücü ortamında Morrison ismini paslanmaktan koruyacak Inarticulate Speech of the Heart (1983), A Sense of Wonder (1985) ve No Guru, No Method, No Teacher (1986) albümlerinin habercisi oldu.
Chieftains'le kaydettiği ve İrlanda folk şarkılarından oluşan Irish Heartbeat (1988), Morrison'un İrlandalı ruhunun dokunaklı bir ürünüydü. Avalon Sunset (1989) Cliff Richard'la düetleri Whenever God Shines His Light ve Have I Told You Lately That I Love You gibi hitlerle büyük ticari başarı yakalarken, Van'ın yeniden popülerleştiği bir dönemin de başlangıcı oldu. Bu dönem 90'ların başında çıkardığı Enlightenment ve Hymns to the Silence'ın başarısıyla pekişerek yepyeni bir Van Morrison hayran kuşağı oluşturacaktı. Morrison, Too Long in Exile, Days Like This, How Long Has This Been Going On, Tell Me Something: The Songs of Mose Allison, The Healing Game, Back on Top gibi albümlerle 90'ları dolu dolu geçirirken, Down the Road ve geçtiğimiz yıl çıkan Magic Time. Pay the Devil ile diskografisi 2000'lere getirdi.
Van Morrison'un müzikal dehasının bir yanı R&B, soul ve folk rock'ın özgün bir birleşiminden ibaretken, diğer yanını da, sinemaskop bir atmosferle estetize edilmiş, ağır oturaklı bir pop-rock romantizmi oluşturur. Kısa bir süre önce piyasaya sürülen At the Movies (Van Morrison'la Sinemada) temalı toplama albüm ağırlıklı olarak müziğindeki bu sinemaskop duygudan yola çıkarak kotarılmış, ilginç ve özel bir derleme.
Thelma&Louise'den French Kiss'e
Albüm, The Outsiders filminden, Morrison'un eski grubu Them'le kaydettiği Gloria ile açılıyor. 1974 tarihli bu parça ve Lynch'in unutulmaz filmi Wild at Heart/Vahşi Duygular'da duyulan Baby Please Don't Go, Morrison'un o dönemlerinin Rolling Stones'la ne kadar benzeştiğinin altını şaşkınlık verici biçimde çiziyor. Pope of Greenwich Village/Soyguncu Kuzenler (Stuart Rosenberg) filminden Jackie Wilson Said (I'm In Heaven When You Smile), Clean&Sober'dan Domino, Van Morrison'un kendine özgü caz, R&B bileşimlerinin en güzel örneklerinden. An American Werewolf In London/Kurtadam Londra'da (John Landis) filminden Moondance unutulmaz parçalardan birini canlı dinleme fırsatı yaratmakla beraber, albümde canlı kayıtlarına yer verilmiş parçalar, filmlerdeki halleriyle yer almadıkları için, albümün konseptini bir anlamda bozmuş.
Morrison'un o farklı romantizmi
Extreme Close-Up'dan Queen Of The Slipstream ve Thelma & Louise'den (Ridley Scott) Wild Night'ın ardından, The Last Waltz'dan (Martin Scorsese) Caravan, canlı yorumuyla yer alıyor. King of Comedy / Kahkahalar Kralı'nın (Martin Scorsese) meşhur şarkısı Wonderful Remark, Morrison romantizminin yine harika bir örneği. Ve arkasından beklenen an, Born on the 4th of July / Doğum Günü 4 Temmuz'un (Oliver Stone) unutulmaz parçası Brown Eyed Girl, tüm hüznü ve tüm neşesiyle duyuluyor. Ardından bir başka Morrison klasiği, As Good As It Gets/Benden Bu Kadar (James L. Brooks) filminden Days Like This ve canlı yorumuyla Into the Mystic geliyor. An Officer And A Gentleman / Subay ve Centilmen (Taylor Hackford) filminden Hungry for Your Love'ın ardından, romantik komedilerin en güzellerinden French Kiss/Fransız Öpücüğü'nün (Lawrence Kasdan) doyumsuz şarkısı Someone Like You, albümün bu kısımlarında giderek öne çıkan o rafine Morrison romantizminin en hoş anlarından birini yaratıyor. Bu ton, One Fine Day/Güzel Bir Gün'den (Michael Hoffman) Have I Told You Lately?'de doruk noktasına ulaşıyor. The Matchmaker (Mark Joffe) filminden Irish Heartbeat Chieftains'le birlikte kaydedilmiş ve buruk Kelt ezgileriyle, The Pogues sevenleri bir kat daha hüzünlendiriyor. Albüm, Morrison'un Roger Waters'la birlikte seslendirdiği, canlı kayıt, Comfortably Numb yorumuyla kapanıyor.
Albümün başarısı, tam 19 parça boyunca Van Morrison'un diskografisinden çok özel şarkıların, o sinemaskop duygu odakta tutularak yerleştirilebilmiş olması. Ortaya çıkan sonuç, Van Morrison hayranları için özel bir deneyim olacak muhtemelen, ama bu albüm en çok da bir tür olarak "film müziği" sevenleri memnun edecek. Özellikle de, soğuk kış günlerinde sıcak koltuklara gömülüp perdedeki görüntülerin içinde kaybolurken, alttan alta akan melodileri her duyduğunda, "o filmin, o sahnesine" geri gidecek kadar derinden dinleyenleri...
Van Morrison/At the Movies: Soundtrack Hits/EMI