Velhasıl sudan 'ibaretti!'

Evliya Çelebi'nin "Velhasıl sudan ibarettir" dediği Bursa'nın bugünlerde susuz kalma olasılığı yükseliyor. Küresel ısınmanın doğal bir sonucu olan kuraklık nedeniyle yeterli yağışların düşmemesinin yanı sıra...
Haber: VAHAP SINMAZ / Arşivi

Evliya Çelebi'nin "Velhasıl sudan ibarettir" dediği Bursa'nın bugünlerde susuz kalma olasılığı yükseliyor. Küresel ısınmanın doğal bir sonucu olan kuraklık nedeniyle yeterli yağışların düşmemesinin yanı sıra Büyükşehir Belediyesi ve BUSKİ'nin gerekli önlemleri zamanında hayata geçirememesi, susuz günlerin başlangıcı olacak gibi duruyor.
Nilüfer çayı üzerine kurulu bulunan Bursa'nın en önemli içme suyu kaynağı olan Doğancı Barajı, 1985 yılından beri işletmeye alınmış durumda. Kentin yaklaşık yüzde 85'lik bölümüne içme suyu temin edilen Doğancı Barajı'nın suları, Doburca İçme Suyu Arıtma Tesisleri'nde arıtıldıktan sonra şehir şebekesine veriliyor. 2040 yılına kadar Bursa'nın su sorununu çözmek amacıyla aynı akarsu üzerine kurulan, (Doğancı Barajı'nın kardeşi) Nilüfer Barajı'nın yapımı ödenek eksikliği nedeniyle ancak 2007 yılında tamamlanabildi. 2000 yılında bitirilerek işletmeye alınması hedeflenen Nilüfer Barajı'nda bugün kuraklık yüzünden su tutulamıyor.
İhmaller
Bursa'nın susuz kalmasında sadece bitirilemeyen yatırımların değil, Büyükşehir Belediyesi ve BUSKİ'nin büyük ihmalleri söz konusu. Bilim insanlarının 2007 yazının en sıcak yaz olacağı savını dikkate almayan yerel yönetim, planlı su kesintilerini hayata geçiremedi. Özellikle 22 Temmuz seçimleri öncesinde yapılacak su kesintilerinin oy kaybına neden olabileceğinden çekinildi. Halbuki herkes yaşanan kuraklığın farkındaydı ve Doğancı Barajı, tarihinde bir ilk olarak maksimum su kotu olan 333,0 seviyesine ulaşamadı. 14 Haziran tarihinde 326,25 seviyesi, bu yıl içindeki en üst seviye olarak tespit edildi. Yerel yönetim bu verileri gözönüne alıp Mayıs'tan itibaren planlı su kesintileri yapabilmiş olsaydı, bugün Doğancı Barajı'nda yaklaşık 45 günlük daha su olacaktı.
Büyükşehir Belediyesi ve BUSKİ'nin ihmalleri bu kadarla sınırlı değil kuşkusuz. Büyükşehir Belediyesi ve BUSKİ'nin B planı olarak adlandırdıkları ve Doğancı Barajı'ndan temin edilen suyun yerine içme suyu şebekesine verilmesi düşünülen Bursa ovasındaki yeraltı sularının sondaj çalışmalarına çok geç başlandı. BUSKİ'nin yaptığı hesaplara göre, Doğancı Barajı'ndan temin edilen debinin karşılanabilmesi için mevcut 50 adet yeraltı kuyusuna ek olarak DSİ'nin belirlediği yerlerde 70 adet daha su kuyusunun açılması gerekiyor. Yerel bir televizyon kanalında canlı yayına çıkan BUSKİ Genel Müdürü'nün belirttiğine göre yaklaşık bir aydır 24 saat aralıksız çalışarak bugüne kadar 20-25 adet kuyu açılmış durumda. Ancak Doğancı Barajı'ndaki su hacmi en fazla 15-20 gün kadar Bursa'ya yetebilecek. Kalan 45-50 kuyunun 20 günde yetiştirilebilmesi mümkün değil. Çünkü kuyu sondajı yapmakla iş bitmiyor. Bursa'daki organize sanayi bölgelerinin ve diğer sanayi kuruluşlarının denetimsiz olarak kullandıkları binlerce yeraltı kuyusu nedeniyle mutlaka 120 metrenin altına inilmesi, daha sonra suyu çekecek olan dalgıç pompanın montajı, enerji hatlarının ve kumanda panolarının yerleştirilmesi gerekiyor. Son olarak, yeni açılan ve montajları tamamlanan kuyunun içme suyu şebekesine bağlantısının da bitirilmesi zorunlu. Büyükşehir Belediyesi ve BUSKİ'nin B planına en geç ilkbahar aylarında başlanması gerekirken yaklaşık bir ay önce başlanması büyük bir ihmal olarak göze çarpıyor. Kaldı ki BUSKİ Genel Müdürü canlı yayında 24 saat aralıksız çalışıldığını belirterek geç kalındığını zaten itiraf ediyor. Çok ciddi zaman sorunu yaşanmıyorsa neden aralıksız 24 saat çalışılıyor?
Suyun kalitesi
Kuyular zamanında bitirilmiş olsa bile su kalitesine ilişkin de çok ciddi endişeler taşınıyor. Bursa ovasında kurulu çok sayıda organize sanayi bölgesi ve sanayi kuruluşundan kaynaklanan endüstriyel atık suların, yeraltı sularını olumsuz etkilemiş olabileceğinden kaygı duyuluyor. Bu nedenle TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Bursa Şubesi olarak yaptığımız basın açıklamasıyla kent kamuoyunun dikkatini bu yöne çekmeye çalıştık. Özellikle nikel, çinko, krom, kurşun, kadmiyum, arsenik, civa, siyanür, arsenik gibi insan vücudunda birikmesi halinde kansere neden olabilecek elementlerin yeni açılan kuyularda hangi düzeylerde olduğuna ilişkin BUSKİ'den 4982 sayılı yasa kapsamında bilgi talebinde bulunduk. Çeşmelerinden akan suyun içildiği nadir kentlerimizden biri olan ve çeşmesinden su içme alışkanlığına sahip Bursalıların, şimdi nasıl bir suyla karşılaşacaklarını bilme hakları olduğunu düşünüyoruz. Şebekeye verilecek yeraltı sularının içme suyu veya sadece tuvalet, banyolarda kullanma suyu olarak tüketileceği konusunda, Bursa kamuoyuna henüz Büyükşehir Belediyesi ve BUSKİ tarafından bir açıklama yapılamamış olması da ayrı bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.
Büyükşehir Belediyesi ve BUSKİ'nin deprem, kuraklık gibi afetlerle mücadelede çok daha etkin ve üretken olması zorunlu. Ancak her iki kurumda yaşanan, tecrübeli kadroların dağıtılması ve siyasi kadrolaşma şimdilik beklentileri boşa çıkaracak gibi görünüyor.

VAHAP SINMAZ: TMMOB, Kimya Mühendisleri Odası, Bursa Şb. Bşk.