Yeniden Kuvayi Milliye Hareketi açıklıyor

Geçtiğimiz günlerde kamuoyu, aralarında kimi emekli askerlerin de bulunduğu Kuvayi Milliye Derneği'yle ilintili kişilere ait olduğu iddia edilen cephaneliklere ilişkin haberlerle sarsıldı. Söz konusu şahısların, adı kontrgerilla faaliyetleri...
Haber: HAKKI SEVİM / Arşivi

Geçtiğimiz günlerde kamuoyu, aralarında kimi emekli askerlerin de bulunduğu Kuvayi Milliye Derneği'yle ilintili kişilere ait olduğu iddia edilen cephaneliklere ilişkin haberlerle sarsıldı. Söz konusu şahısların, adı kontrgerilla faaliyetleri ve çetelerle anılan şahıslarla beraber fotoğrafları, ülke içinde gerçekleştirilen/gerçekleştirilecek şiddet eylemlerinin yaratacağı kaosta demokrasiyi kesintiye uğratmaya çalışan (Susurluk ve Şemdinli'de açığa çıkan) hukuk dışılığın uzantısı olduğunu açıkça sergiliyordu.
Medyada sergilenen ilişkiler bizi, yani Yeniden Kuvayi Milliye Hareketi Derneği'nin (YKMHD) ismini yıpratmakla kalmadı, bize gönül veren üyelerimizi ve Atatürkçü, demokrat, yurtsever sempatizanlarımızı da üzdü. Bu hukuk dışı ve akıl almaz ilişkiler ağında YKMHD'nin hiçbir surette yerinin olmadığını kamuoyuna çeşitli biçimlerde açıklamamıza rağmen açıklamalarımız görsel ve yazılı basında yeterince yer bul(a)madı. Bu durum, özellikle Türkiye'de demokrasi ve özgürlük mücadelesi veren kesimlerin bize mesafeli bir tutum almalarına neden oldu. Bu kısa yazıda YKMHD'nin ülkemizin ve toplumumuzun önemli sıkıntıları konusunda düşüncelerini detaylı biçimde açıklamak olanaksız olsa da, son gelişmeler karşısında kimi değerlendirmelerde bulunmakta yarar var.
Her şeyden önce, YKMHD'nin herhangi bir yeraltı örgütlenmesiyle ya da bir yerlerde kotarılmaya çalışılan darbe senaryolarıyla hiçbir bağlantısı yoktur. YKMHD'nin, gerek muhtemel bir darbenin (1980 darbesinde de görüldüğü üzere) Atatürkçü, ilerici, demokrat, devrimci kadroları tırpanlayacağından, gerekse darbenin bizatihi kendisinin demokrasinin sonu olacağına olan inancından dolayı, darbe çığırtkanlarıyla herhangi bir diyaloğu olmadı, olamaz da. Diğer yandan, dini siyasete alet eden, Meclis'teki sayısal çokluğuyla her şeyi yapmaya muktedir olduğunu sanan hukuk ve demokrasi tanımaz siyasi zihniyete karşı mücadele azmimizden de kimsenin şüphesi olmasın.
YKMHD, yazarlarımızın ve insan hakları savunucularının düşmanı değildir. Bilakis Türkiye'de düşünce özgürlüğünün ve tüm yurttaşlarımızın insan haklarından faydalanmasını, çağdaş standartların yakalanmasını arzular. Suikast ve bombalama olaylarının gerçek faillerinin, "Susurluk" uzantısı hukuk dışı eylemlerin gerçek sorumlularının yargı önüne çıkarılması gerekiyor. Hukuk devletinin yapması gereken budur. YKMHD, faili malum ya da namalum siyasi cinayetlerin sona ermesini savunuyor. Türkiye, bir korku ve yangın coğrafyası değil refah ve özgürlükler ülkesi olmalıdır.
YKMHD, yurttaşlarımızın doğuştan sahip oldukları etnik, dini ya da mezhepsel kökenleri itibarıyla kamplaştırılmalarının karşısında olup, aynı toprakları paylaşıyor olmanın bize sunduğu değerleri ve görevleri paylaşmayı esas alan bir duruş sergiliyor. Toplumsal bütünlüğümüzün Türk-Kürt, Alevi-Sünni, laik-antilaik gibi kutuplaşmalarla hırpalanmaya çalışıldığı süreçte, YKMHD'nin ırkçılığa varan hiçbir milliyetçilikle herhangi bir ilişkisi asla yoktur. YKMHD, bayrağımızı toplumsal bütünlüğümüzün, tam bağımsız ve demokratik bir Türkiye'nin simgesi olarak onurla taşırken, kutsal ve şerefli bayrağımızı halkının bir kısmını diğerine düşman ilan etmek için sallayanları ise esefle ve şiddetle kınıyor. YKMHD, daima farklılıklarımızın değil ortak noktalarımızın ve ortak hayallerimizin altını çiziyor.
Ne biri ne öteki
YKMHD, Türkiye'nin her yerinde olduğu gibi Kürt kökenli yurttaşlarımızın da insan haklarının savunucusudur. Diğer yandan, YKMHD, Güneydoğu ya da Kürt sorunu denen meselenin, (sınır ötesi ve uluslararası destek alan) terör boyutunu ıskalamaz ya da küçümsemez; ülkemizin ve devletimizin birliğini hedef alan terör örgütü ve yandaşlarının tamamen karşısındadır. Buradaki hayati nokta, ekonomik azgelişmişlik, sosyal ve terör boyutu olan karmaşık bir sorunu, söz konusu boyutlarından sadece birine indirgemek yanlışlığından kaçınmaktır. Sorunlarımızın daha fazla demokrasi ile çözüleceğine inanan YKMHD, ne üniter devlet yapısından ne de yurttaşlarımızın bireysel haklarından taviz vermeyi savunur.
YKMHD, ekonomik altyapının pek çok sosyal ve siyasal sorunun nedeni olduğu gerçeğinden hareketle, IMF güdümlü, sıcak para hareketine dayalı para ekonomisinin değil, büyüme ve üretim odaklı, istihdam yaratıcı, üretenden ve emekten yana bir ekonomik politikayı benimsiyor. Bu anlamda YKMHD devlet bütçesinden, eğitime, sağlığa ve sosyal güvenliğe daha fazla kaynak aktarılmasını, herkesin ücretsiz eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik hizmeti alabileceği sosyal-devlet ilkesini savunuyor.
YKMHD, AB'nin karmaşık, çeşitli boyutlarının farkındadır. Dışarıda, AB üyeliğini Türkiye'yi bir sömürge haline getirmek için araç olarak kullananlar, içeride ise dar siyasi çıkarları için bu kesimlerle uyum içinde çalışanlar olduğu bir gerçektir. Diğer yandan, tüm bunların AB'ye tam üyelik perspektifinden bizi alıkoymaması gerektiğine inanıyoruz. Yurttaşlarımız ve demokrasimiz için, çağdaşlaşma sürecinin sürekliliği ve derinleştirilmesinin doğal sonucu olan AB üyelik sürecinin devam ettirilmesini savunuyoruz. Genel bir değerlendirme yapmak gerekirse, dışa kapalı bir ekonomik ve siyasi anlayışın ülkemizin çıkarına olmadığını bildiğimiz gibi, AB üyelik sürecinin ülkemizin ve halkımızın çıkarları doğrultusunda teslimiyetçi olmayan kararlı bir duruşla sürdürülmesi gerektiği kanaatindeyiz. YKMHD, AB üyelik sürecinin tüm yurttaşlarımızca layıkıyla anlaşılması için çaba harcamaya devam edecektir. AB'ye tam üyeliğin sadece siyasi elitlerin ve dar hesaplı siyasi partilerin güdümünden çıkarılarak ulusal bir proje olarak katılımcı ve şeffaf biçimde yürütülmesini talep ediyoruz.
YKMHD mafya, ticaret ve tarikat üçgenine sıkıştırılmış siyasi alanın genişletilmesinden yanadır. Örgütlü toplum ve demokratik bir Türkiye Atatürkçülerin, demokratların, ilericilerin çabalarıyla mümkün olacaktır. Biz YKMHD olarak, şeffaf, hesap verebilir ve yurttaşlarının hizmetinde bir kamu yönetimi anlayışının ülkemizde egemen olmasını istiyoruz. Bir sivil toplum örgütü olarak önce bu ilkeleri kendimiz uygulamaya çalışıyoruz.
Basında son zamanlarda çıkan haberlerin bizi yürekten yaraladığını tekrar belirtirken, kamuoyunu Yeniden Kuvayi Milliye Hareketi Derneği'ni daha yakından tanımaya çağırıyorum. En derin saygılarımla...

HAKKI SEVİM: Yeniden Kuvayi Milliye Hareketi Derneği Gen. Bşk. CHP İstanbul 2. bölge miletvekili adayı