Yeşilçam'ın mor gülü

Kalan'ın "Yeşilçam" rüzgârını estirmeye başladığı albüm olan Belkıs Özener'in Sahibinin Sesinden'e gösterdiğimiz ilgiden de anlaşıldı ki, biz o şarkıları çok sevmiş, çok özlemiştik.
Haber: NAİM DİLMENER / Arşivi

Kalan'ın "Yeşilçam" rüzgârını estirmeye başladığı albüm olan Belkıs Özener'in Sahibinin Sesinden'e gösterdiğimiz ilgiden de anlaşıldı ki, biz o şarkıları çok sevmiş, çok özlemiştik. Öyle olunca da devamı geldi; iki karma albüm yayınladı Kalan aynı başlık altında; Aşkın Kanunu ve Artık Sevmeyeceğim albümlerini. Yıldızların Altında isimli üçüncü albüm de, bir süre önce yayınlandı. Nilüfer Saltık'ın zorlu bir mesaisi sonrası yayınlanabilmiş olan bu albüm de, dizinin önceki albümleri gibi çok renkli, çok eğlenceli. Bir parça da daha farklı. Albüme dahil edilmiş Melike Demirağ'ın Arkadaş, Selda'nın Gesi Bağları, Yalçın Tura'nın Umutsuzlar ve Cahit Berkay'ın Selvi Boylum Al Yazmalım adlı parçaları, Yeşilçam'ın ille de "kahkaha-eğlence-şamata" demek olmadığını anlatıyor bize. İlle de 'kitsch' ya da 'cult' bir Yeşilçam peşinde koşmamamız, bu etiketleri ezbere yapıştırmamamız gerektiğini de. Bu özelliği nedeniyle, Yıldızların Altında, serinin bugüne kadar yayınlanan en iyi albümü; diğerleri de olağanüstüydü elbette, ama bu üçüncü albüm bir adım daha önde.
Televizyon ve müzik alanının güçlü firmalarından TMC'nin yayınladığı Efsane Dizilerin Efsane Müzikleri ile Plato'nun yayınladığı Sinan Çetin'in Romantik'inin albümleri de, Kalan'ın Yeşilçam projeleri gibi renkli ve zengin. İlk albümde ağırlık Kıraç'ta; Zerda'dan Aliye'ye, reyting rekorları kırmış çok sayıda diziye müzik yapan, şarkı yazan Kıraç'ın bu albümdeki şarkıları, kendi albümlerinde yer alan şarkılarından daha makul. Kıraç, muhtemelen kendi adıyla yayınlanmayacak, en fazla derleme bir albüme girebilecek şarkıları yazarken-söylerken yüreğini ferah tutmuş, germemiş-gerilmemiş. Cem Yıldız'ın (bu satırların yazarına, her nedense adı bir türlü su yüzüne çıkmayan bir Kamuran Akkor şarkısını hatırlatan) İmkansız'ı ile, Funda Arar'ın (en az Sezen Aksu kadar iyi söylediği) İkili Delilik'i de, Efsane... albümünü çok cazip hale getiren diğer şarkılar. Teoman ve Pamela damgalı Romantik de iyi bir albüm. Çok cesur bir iş yapılmış; Arkadaşımın Aşkısın'ı Teoman'a, Artık Sevmeyeceğim'i Pamela'ya söyletmekle iş bitmezdi çünkü. Hem albüm hem bu isimler, bu şarkıların altında da kalabilirdi. Ama doğrusunu söylemek gerekirse, hem Pamela hem de Teoman (belki Kıraç benzeri bir nedenle; "Nasılsa bizim albüm için değil bu şarkılar" gibi bir nedenle) gayet iyi ve rahatlar bu filmin şarkılarında.
Çamların altındaki buse
Kalan'ın yayınladığı bir başka albüm olan Hatırla Sevgili'de ise, aynı adlı dizide kullanılmış şarkılar ile Kemal Sahir Gürel'in diğer çalışmaları biraraya toplanmış. Dizinin kendisi, televizyon kanallarımızdan beklenmedik ölçüde iyi, güzel ve doğruydu. Evet, biraz fazla gözyaşı döktürmeye niyetliydi ama bu kadar kusur kimde yok ki artık? Dizinin herkesi etkileyen birinci özelliği, bir 'dönem' dizisi olmasıydı ve hemen hemen her şeyi, gerçekten olup bitmişlere çok paralel bir biçimde aktarıyordu. Ama bu diziyi çekici kılan bir başka sebep de (Ada'daki o gözalıcı, iştah açıcı pastahane ile birlikte), adını ödünç aldığı şarkının ta kendisiydi elbette; "o mesut gece" ve "çamların altındaki buse"yi anlatan bu popülerin popüleri şarkı, her nasıl olduysa oldu ve (Belkıs Özener'in yapmayı başardığına yakın bir şeyler yaparak) genç kuşağı çok etkiledi, dillerine yerleşti.
"Kulaktan dolma bilgilerle Türk sineması tahlilleri" şeklinde de algılanabilecek bu yazıyı bir kitapla noktalayalım; Filiz Akın'ın "en baba hayranı" Pınar Çekirge'nin Başrolde Filiz Akın kitabıyla. (Nuh Köklü ile birlikte) Profili Olmayan Kadın adlı bir Ajda Pekkan kitabı da yazmış olan Çekirge, kelimenin 'mutlak' anlamıyla 'saf' bir hayran. Bugüne kadar, herhangi bir şey ummadan biriktirmiş-sevmiş/sevmiş-biriktirmiş. Ve bu tutku ona, bir süredir bu kitapları hazırlama şevkini veriyor. Akın'ın herhangi bir filmdeki oyunu 'resital'dir Çekirge için, Akın'ın bizzat kendisi de "dünyanın en güzel kadını". Pınar Çekirge'nin kitabı, "ağaçların ardına orkestraların saklandığı" o günlerin kitabı gibi de okunabilir elbette; ama asıl haz alınacak okuma biçimi, sayfalar arasında "hayata renk ve anlam katma peşinde olan bir delikanlı"nın izini sürmektir.
Evet, "aynı kadeh aynı mey" bu filmler, bu artistler-bu şarkıcılar, bu şarkılar. Ama hâlâ (deli miyiz biz, neyiz) çok tat alıyoruz. Bir gün, belki bir gün o filmlerin herhangi bir karesine sızabileceğimiz ya da o karelerde yer almış birini yanımıza çekip alacağımız umuduyla seyrediyor-dinliyor-okuyor ve çok tat alıyoruz.

Bulursanız kaçırmayın
"Neredesin Firuze?"nin albümü (Kalan) ve iki disklik DVD'si (Palermo)
Bircan Usallı Silan'ın "Dört Yapraklı Yonca" ve "Küçük Hanımefendi Belgin Doruk: Acı Dolu Yıllar" (Epsilon) kitapları
Başta "Türk Film Yönetmenleri Sözlüğü" (Agora Kitaplığı) olmak üzere, Agâh Özgüç'ün bütün kitapları
Başta "Rekin Teksoy'un Türk Sineması" (Oğlak) olmak üzere, Rekin Teksoy'un bütün kitapları
Sungu Çapan, Yücel Göktürk, Ece Eraslan ve Kıvılcım Yavuz tarafından çevrilmiş, "Easy Rider Bir Özgürlük Şarkısı" (Roll) kitabı
Başta "Fantastik Türk Sineması" (Kabalcı Yayınevi) olmak üzere, Giovanni Scognamillo'nun bütün kitapları
Türker İnanoğlu'nun "5555 Afişle Türk Sineması" (Kabalcı Yayınevi) kitabı