Ali'nin tatil kitabı

Ali'nin tatil kitabı
Ali'nin tatil kitabı

?Tatil Kitabı?nda Taner Birsel gibi isimler yanında amatör oyuncular da var.

"Tatil Kitabı", rutin ve bu durumun kendisini sürekli tekrar etmesi üzerine bir film
Haber: SONER SEZER - sonersezer@gmail.com / Arşivi

Yaz aylarının basık ve bunaltıcı havasını neyse ki bu ay biraz atlatabildik. Havaların serinlemesi bir yana, merakla beklediğimiz yerli filmlerin önümüzdeki günlerde birbiri ardına gösterime girecek olması da yüreğimizi ferahlattı. Bildiğimiz gibi, henüz ulusal bir sinema dilinden söz edecek nitelikte olmasa da, Türk sineması son dönemde oldukça özgün ve üretken yönetmenler yetiştirdi. Hal böyle olunca bahsedilmesi gereken o denli film oluyor ki, insan hangisinden başlayacağını, nasıl anlatacağını bilemiyor. Ama vizyona girmesi itibarıyla “Tatil Kitabı” ile başlamak yerinde olur. Son dönem Türk sinemasında “taşra” teması (Reha Erdem’in Beş Vakit, Nuri Bilge Ceylan’ın “Kasaba” ve “Mayıs Sıkıntısı” filmlerinde olduğu gibi) hayli revaçta. Ancak “Tatil Kitabı”nın birçok açıdan kendine özgü olduğunu söyleyebilirim. Berlin Film Festivali’ne kabul edilen tek Türk filmi “Tatil Kitabı”, İstanbul Film Festivali “en iyi yerli film ödülü” de dâhil olmak üzere katıldığı altı festivalden de ödülle döndü. İşin şaşırtıcı yanı ise filmin Kültür ve Turizm Bakanlığı’na altı kez başvurmasına rağmen teşvike değer bulunmaması. Filmin yönetmeni Seyfi Teoman’ın Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi ile beraber yürüttüğü proje, Türkiye’de ilk kez bir sinema kulübü ve bir sinema dergisi (Altyazı) etrafında şekillenmesi yönüyle akıllara Cahiers du Cinéma sayfalarından doğan Yeni Dalga akımını getiriyor. Filmin, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki eğitimini tamamladıktan sonra köklü sinema okullarından Polonya’daki Lodz’a giden Seyfi Teoman’ın ilk filmi olması da geleceğe dair umut verici.

Filme gelelim!
Mersin’in Silifke ilçesindeki bir ailenin yaz boyunca başından geçenler, Ali’nin (1000 çocuk arasından seçilen Silifke İlköğretim Okulu öğrencisi Tayfun Günay filmde çok iyi oynuyor) bakış açısından seyirciye aktarılıyor. Filmin isminin “Tatil Kitabı” olması da hayli manidar. İlkokul sıralarındayken, yaz tatilleri için alınan ve tatil boyunca tek sayfasını açmadığımız tatil kitapları düşünüldüğünde ailenin küçük oğlu Ali, bir anlamda kendi “tatil kitabı”nı yazıyor filmde. Oyunculara gelelim: Taner Birsel gibi oldukça profesyonel bir oyuncunun yanında tamamen amatör oyunculara da yer verilmesi filmi daha sade ve doğal kılıyor. Filmdeki erkek bakış açısının, taşra hayatını gerçekçi bir biçimde yansıttığını da belirtelim. Seyfi Teoman, filmin İstanbul Film Festivali’ndeki gösteriminde üç erkek karakterin (baba, ağabey ve Ali) hayatın farklı dönemlerindeki tek bir karakteri simgelediğinden söz etti. Bir açıdan amca karakterini de (Taner Birsel) bu yoruma katarsak, filmde taşrada yaşayan bir erkeğin çocukluk, gençlik, orta yaş ve yaşlılık dönemini görmemiz mümkün. “Tatil Kitabı”ndaki her karakter adeta bir sonraki evreye geçmek için sırasını bekliyor. Yönetmen, bu bekleyişi “Tatil Kitabı rutin ve bu durumun kendisini sürekli tekrar etmesi üzerine bir film” sözleriyle dile getiriyor.
Ulusal ve uluslararası festivallerin programlarında yer alan ve bu festivallerden ödüllerle dönen böyle filmleri ne yazık ki çok sonraları sinemada izleme imkânımız olduğu düşünüldüğünde (ki bazen bu bile pek mümkün olmuyor), bu şansı kaçırmamak gerektiği kanısındayım.

SONER SEZER: Galatasaray Üni., İşletme