scorecardresearch.com

Bir ipte iki cambaz

Bir ipte iki cambaz

?Orijinal Cinayetler?çok iyi olmasa da De Niro ve Pacino?nun birlikte olması az şey değil.

Robert De Niro ve Al Pacino, "Büyük Hesaplaşma"dan sonra Jon Avnet yönetmenliğindeki "Orijinal Cinayetler"le tekrar biraraya geldi
Haber: TEKİN TANGAÇ - tekintangac@gmail.com / Arşivi

Beyazperdenin iki emektar oyuncusu, tabir yerinde ise iki cambazı. Yıllardır rol aldıkları filmlerde harikalar yaratmış, ruh verdikleri karakterleri ete kemiğe büründürerek içimizden biri haline getirmeyi başarmış iki aktör: Robert De Niro ve Al Pacino. Biz izleyiciler bu başarıları çoğu zaman onları birbirleri ile kıyaslayarak yorumladık. Tabii ki ikisinin gerçekte birbirilerine karşı bir yarış içerisinde olduklarını düşünmek abes olur. Ama bizlerin (hayranların) bu ikiliye atfettiği değer, bizi onlar hakkında sesli ya da sessiz karşılaştırma yapmaya itiyor. Çünkü bu iki aktör yazılmış karakterlere ruh verirken, kimimizi -spontane olarak- gerçekte onların var olan karizmatik ve albenili kişiliklerine öykündürücü bir ruh haline sokuyor.
De Niro ve Pacino’yu beraber izleme fırsatını ilk defa “Heat” Türkçe adı ile “Büyük Hesaplaşma” filmi ile bulmuştuk. Sanki yönetmen Michael Mann yıllardır beklentilerimize cevap olsun diye onları biraraya getirmiş, duygularımıza tercüman olmuştu. Hem de tavşanın (De Niro) türlü hilelerle tazıyı (Pacino) peşinden koşturduğu müthiş bir kovalamaca ile... Her ne kadar bu filmde iki aktörü aynı kadrajda pek göremesek de filme bayıldık tabii.
Yıllar sonra yönetmen Jon Avnet iki oyuncuyu, “Righteous Kill/Orijinal Cinayetler” filminde biraraya getirdi. Film daha yapım aşamasındayken aktörlerin hayranlarını büyük bir beklenti içine soktu. Ama sonuç hüsrandı. Filmin daha ilk sekansında De Niro ve Pacino’nun atış poligonunda hedefleri 12’den vurduğu ve satrançta türlü hamlelerin gösterilerek mat etmenin konuşulduğu sahneler, bana iki oyuncunun kurguda değil sanki gerçekte de -ilk paragrafta değindiğim- bir yarış içerisinde olduğu izlenimi yarattı. Sanki bir düelloya davet edilmişlerdi.

Alt boş kalınca
Aktörleri için izlediğim “Orijinal Cinayetler”, klişe bir senaryoya sahip. Kısaca öykü, New York’ta görev yapan iki emektar polis dedektifinin (Robert De Niro ve Al Pacino) yıllardır çözülemeyen seri cinayetler soruşturmasında görev alıp bir katilin izini sürmeleri konu alıyor.
Avnet’in, filmin temasına adalet olgusunu yerleştirdiği aşikâr. Avnet, “hayat bir satranç oyunu değil” cümlesi ile satrancın kurallarla yönetilip o çerçevede oynandığını, strateji dışında bu kuralların herkes için eşit (adil) olduğunu ve şaşmadığını, oysa yasalarla yönetilen hayatın hem şartlarının çoğu zaman herkes için adil olmadığını, hem de bu yasaların açıklarından dolayı hata ihtimalinin varlığını anlatmaya çalışmış. Doğuştan adaletin kendisi için sağlanmadığının farkında olan katilin, özgün bir adalet anlayışı benimsemesi ve bu mantalite ile yasaların boşluklarından faydalanarak suçlu olmalarına rağmen dışarıda elini kolunu sallayıp gezebilen insanları öldürmesi, kendi deyimiyle “rozetin yapamadığını silahı ile yapıp” adaleti sağlamaya çalışması temayı destekler nitelikte. Ama maalesef temanın altı doldurulamamış. Alt metnin boşluğu filmi çok klişe ve sıkıcı yapmış.
İzleyiciye sağı gösterip solla vurmayı hedefleyen Avnet, bunu gerçekleştirmek için çeşitli kurgu oyunlarına başvurmuş olsa da izleyiciden daha zeki olmayı başaramamış. Elbette Turk ve Rooster karakterlerini canlandıran iki efsane oyuncu, filmin bütün eksikliklerine rağmen işin hakkını vermişler. Tabii Robert De Niro’nun canlandırdığı Turk karakteri çok daha iyi çizilmiş. En sonunda şahın hamlesi, mat ile sonuçlanınca kazanan yine Robert De Niro olmuş.

TEKİN TANGAÇ: Öğretmen

ETİKETLER:

haber

http://www.radikal.com.tr/9077159077150

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yazılmamış.