scorecardresearch.com

Kitabın hayatla çelişkileri

11/11/2008 02:00
Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları'nın 11. sınıf coğrafya ders kitabında şöyle deniyor: "Çağlayan, milli parklar gibi çok özel doğal güzellikler yok edilmemelidir". Çok enteresan!
Haber: GÜLİSTAN ÖZ - glistan266@hotmail.com / Arşivi

Bir ders kitabındaki on kelimelik bir cümle, bir öğrencinin dikkatini ancak bu kadar farklı konulara çevirebilir. Bahsettiğim kitap Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları’nın 11. sınıf coğrafya ders kitabı. Bahsettiğim ve beni bu yazıyı yazmaya iten cümle ise barajların yapılacağı yerlerde gözönüne alınması gereken özel durumlardan biri: “Çağlayan, milli parklar gibi çok özel doğal güzellikler yok edilmemelidir.” Aslında bir coğrafya kitabında zaten olması gereken bir cümle. Belki merak etmişsinizdir diye diğer iki özel durumu da yazayım: “Çok nüfuslu yerleşim yerleri sular altında bırakılmamalıdır” ve “önemli ve çok verimli tarım toprakları mümkün olduğunca sular altında bırakılmamalıdır.” Dediğim gibi, benim en çok dikkatimi çeken ilk madde oldu. Bakanlık, gelecek nesillerin bilgili, kültürlü, çevresine karşı duyarlı bireyler olmasını istiyormuş ki, bu tür gayet faydalı ve güzel olduğunu düşündüğüm bilgileri ders kitaplarına dahil etmiş. Öğrenilen şeylerin hayata geçirilerek kalıcılığının sağlandığını bilen ve buna inanan biri olarak büyük bir şaşkınlık yaşıyorum. Bilgileri kitaplarla gelecek nesillere aktarmak isteyen yetkililer, vermek istediği düşüncenin uygulanabilirliğini Munzur Vadisi Milli Parkı, Hasankeyf gibi “milli park ve doğal güzelliklere” baraj yapmaya çalışarak ortadan kaldırıyor. Şu durumda kendi halinde ve dersleri dışında sosyal sorunlar ve çevre sorunlarıyla ilgilenen bir öğrencinin kafası karışmış, okul kitaplarındaki bilgilerin doğruluğunu ve güvenilirliğini sorgulamaya başlamış oluyor. Ve o öğrencinin aklından şöyle bir soru geçiyor: “Uygulamaya geçiremeyeceğiniz eylemleri neden bizlere yapmamız gereken şeyler diye öğretmeye kalkıyor, hatta hayatımızı etkileyecek ÖSS adlı sınavın konularına ekliyorsunuz?” Madem öğrencilerin bu tür bilgileri öğrenmeye ihtiyacı olduğunu düşünüyorsunuz, uygulamaya da geçirin ki öğretmeye çalıştığınız şeylerin doğruluğunu ispatlayabilesiniz. Zaten biraz düşünme yeteneğine sahip herkes, antik kalıntıların ve milli parkların sular altında bırakılmaması gerektiğini, o tür doğal güzelliklere sahip yerlerin (iyi tanıtabilirlerse) turizm sayesinde, ömrü 60-70 yıllık (belki de daha az) bir barajdan daha çok gelir getireceğini ve bu gelirin sürekliliğini bilir.
Kültür mirasımızı ve doğal güzelliklerimizi sular altında bırakmak isteyenlere, hatta sadece böyle bir fikir yürütenlere (ki fikir olmaktan çıktı) karşı en büyük tepkiyi bu durumda Milli Eğitim Bakanlığı’nın vermesi, öğretmeye çalıştığı düşüncenin arkasında durması gerekiyor. Öyle gerekiyor çünkü teorisini pratiğe dökerek “gelecek nesillerin” kafasını karıştırmamış ve zihni karmaşık düşüncelerden arınmış öğrencilere nitelikli bir ders çalışma olanağı sağlamış oluyor.

GÜLİSTAN ÖZ
Elazığ Anadolu Lisesi, 11. sınıf

ETİKETLER:

haber

http://www.radikal.com.tr/9077289077280

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yazılmamış.