scorecardresearch.com

Savaş tanrısı

Savaş tanrısı

Somalili korsanların kaçırdığı Türk gemisi Neslihan.

11/11/2008 02:00
"Lord of War/Savaş Tanrısı" filminden: "Sen dünyadaki en yoksul insanlara, birbirlerini öldürmeye devam etmelerini sağlayacak araçları vererek zengin oluyorsun''
Haber: EMRE ATEŞ / Arşivi

Geçmiş zamanın tek gözlü haydutları tekrar hortlamaya başladı. Bir şekilde geldi, Türkiye’ye de çattı ve bu yıl, Somalili korsanların kaçırdığı 63 gemiye bir de Neslihan adlı Türk gemisi eklendi. Bu bölgede korsanlıklar hariç diğer bir önemli olay da “iç savaş” ve Etiyopya askerlerinin çekilip çekilmeyeceği veya bu bölgeyi hangi askeri gücün koruyacağıydı. Peki, bu bölge neden bu kadar önemli, neden bu kadar karışık ve bölgede artan gerilim neden?
Öncelikle bu bölgenin en önemli özelliği, Kızıldeniz’in Hint Okyanusu’na çıkış kapısı olması. Zaten Yemen’i de içine alacak olursak Etiyopya, Eritre ve Somali’de bu yüzden sular bir türlü durulmuyor. İkinci olarak, çok fazla kabileyle birlikte parçalanmış iktidarlar var ve Etiyopya’da yüzde 45’lerde, Eritre’de de yüzde 50’lerde Müslüman var. Somali’nin tamamına yakını Müslümanlardan oluşuyor. Aynı zamanda bu topraklardaki insanlar bulaşıcı hastalıklar ve açlıkla boğuşuyor.
Etiyopya, hem Somali’nin kendi ülkesindeki Müslümanları etkileyeceği hem de Eritre’nin bağımsızlığını kazanmasıyla birlikte kaybettiği Kızıldeniz’e kıyıdaşlığını ve hakimiyetini sağlama düşüncesiyle Somali’deki iç çatışmadan faydalanmak istiyor. BM ise, asli görevini yerine getirme derdinde, Somali’ye yardım etmeye çalışıyor. Üçüncü aktör, genel olarak büyük güçlerin içinde barındırdıkları silah tüccarları ve buna paralel özel askeri şirketler.

Kısır döngü
Korsanlıklarla ilgili her şey, kafalara soru işaretleri getiriyor. İngiliz hükümetinin yaptığı araştırmaya göre korsanların roketatar, uydu telefonları, hava savunma sistemleri ve yüksek teknolojide konumlandırma araçları kullandıkları tespit edilmiş. Acaba açlık ve sefalet içindeki bir topluluk, silahı ve satın alacak parayı nereden ve nasıl buluyor? Aslında kurgu çok basit: Önce bölünmüş halkı birbirine düşürüyorsun sonra o çatışmada silah ihtiyacı olan, yoksullukla boğuşan cahil insanlara, uluslararası ortamda hiçbir düzenlemeyle mani olunmayan silah tüccarları aracılığıyla silah satıyorsun. Tabii bu insanlar da daha fazla silah için para bulmaya çalışıyorlar ve yasadışı işlere bulaşıyorlar. Çünkü aynı araştırmaya göre, gemiler için ödenen fidyelerin Somali’deki isyancı gruplara verildiği belirlenmiş. Daha sonra da kaçırılan gemilere önlem için yetinemediğinizi düşünüp BM ve NATO’yu çekerek, Blackwater gibi özel askeri şirketlere yöneliyorsunuz.
Artık dünyada özelleşen savaşlara doğru gidiyoruz ve bunun miladı olarak da Irak Savaşı gösterilir. Hatta geçen hafta Suriye topraklarına saldıran Amerikan askerlerinin özel askeri birlikler olduğu ve bu yüzden de Amerikan hükümetinden bir açıklama gelmediği söyleniyor. Kızıldeniz için yaşanılanlar da bunun devamı olarak görülebilir. Şimdi bu özel askeri şirketler, korsanlık olayları için düşünülen özelleştirme olayına ellerini ovuşturuyorlar. Tüm bu kaymağı sigorta şirketlerinin de paylaştığını düşünürsek Kızıldeniz’in bu bölgesinde bir müddet daha suların durulmayacağını, hatta BM ve NATO’nun bölgeden çekilerek kaosun daha da artacağını söyleyebiliriz. Aynı Irak’taki durum gibi!
Son olarak “Lord of War/ Savaş Tanrısı” filminin başrol oyuncusu Nicolas Cage’in sözleri şu şekildeydi: “Sen dünyadaki en yoksul insanlara, birbirlerini öldürmeye devam etmelerini sağlayacak araçları vererek zengin oluyorsun.’’

EMRE ATEŞ
Adnan Menderes Üni., Uluslararası İlişkiler, 4. sınıf

ETİKETLER:

haber

http://www.radikal.com.tr/9077379077371

YORUMLAR
(1 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

somalili korsanlar - abarakandi

beyoğlunda kapkaç yapan kişi ile, evimize giren hırsızla, işkence yapan polisle(örnekler yetmez buraya) hiç bir farkları yok bu insanların. SORUN, BENCİLLİK. hiç bir fert, hiç bir aile, hiç bir örgüt, hiç bir siyasi görüş, hiç bir DİN, hiç bir toplum, hiç bir ülke, hiç bir GÖRÜŞ kendinden başka hiç bir kimseyi ya da temsil ettiği toplumu düşümüyor. DÜŞÜNÜLMEYEN bu kişiler, ya da temsil ettikleri gruplar FIRSATINI bulunca, ama korsanlık, ama katillik, ama hırsızlık -alan tanımadan-yapıyorlar. belki de İNSAN olarak, illaki herhangi bir BAĞ olmadan da diğer insanları düşünme zamanımız geldi(kendim dahil).