scorecardresearch.com

Tanrı'yı öldüren İngiliz

Tanrı'yı öldüren İngiliz

Dawkins ilan verirse İngiliz otobüsleri bu hale gelecek.

Tanrıya inanırsınız ya da inanmazsınız ama herkesin görmesi gereken önemli bir nokta var: İnancın, psikolojik ve siyasi unsur haline getirilmesi sonucunda, tarih büyük acılara sahne oldu
Haber: TOLGA BAĞCI - tolgabagci85@gmail.com / Arşivi

Ünlü bilimadamı Richard Dawkins’in de aralarında bulunduğu bir grup ateistin, Londra otobüslerinde yer almasını istedikleri slogan, baskıcı teistlere karşı tepkisel bir oluşumun işareti ve önemli mesajlar içeriyor.
Geçen haftalarda basında yer alan ilginç ve bir o kadar da üzerinde düşünülmesi gereken bir haberle karşılaştık. “Tanrı Yanılgısı” kitabının yazarı, evrimci-biyolog Richard Dawkins’in verdiği büyük destekle başı çektiği ve ateistlerin yönlendirdiği kampanya eğer gerçekleşirse, Londra otobüslerinde artık “Tanrı büyük olasılıkla yok. Öyleyse endişelenmeyi bırakın ve hayatınızı yaşayın” sloganı yer alacak. Dikkat çekici nokta bu hareketin, daha önce otobüs reklamlarında birtakım Hıristiyan grupların bastırdıkları “İnanmayan cehennemde yanar” benzeri sloganlara karşı bir tepkiden yola çıkması. Tabii bu haberi gördükten sonra aklıma hemen asi filozof Nietzsche’nin ölümsüz eseri “Şen Bilim”de gündüz vakti elinde feneriyle dolaşıp “Tanrı öldü!” diye haykıran Kaçık Adam geldi. Richard Dawkins bilimsel-ontolojik anlamda “Tanrı öldü (çok büyük ihtimalle)” mesajını anlatmayı kendine misyon edinmiş bir bilimadamı ama buradaki durum, bu görevini bir anlamda sosyal-psikolojik bir boyuta taşımak istediğini ve bunu hoşgörü yoksunu, baskı ve korku temelli dinci anlayışa bir tepki olarak devam ettirdiğini gösteriyor. Yani o ve onun gibi ateistlerin demek zorunda kaldığı şu: “Hacı kusura bakmayın da, yetti bunca yıldır yaşattığınız korku, damardan vurmalar, beyin yıkama operasyonları. Madem öyle, işte böyle! Büyük ihtimalle Tanrı yoktur, ilgilenenlere duyurulur, cehennem mehennem de hikâye, takıl bize yaşa hayatını.”
Tanrıya veya herhangi bir dine inanırsınız inanmazsınız ama herkesin görmesi gereken önemli bir nokta var: Tanrı-din inancının bireyin vicdanından alınıp sosyal, psikolojik ve siyasi unsur haline getirilmesi sonucunda, tarih büyük acılara sahne oldu. Yıllarca süren mezhep savaşları, “Kutsal” Haçlı Seferleri, Engizisyonlarda yapılan işkenceler, cihad aşkıyla çıkılan “gaz” fetihler, kesilen kelleler ve şimdilerde binlerce masumun canını almış olan radikal-İslamcı terör... Hepsinin altında yatan neden, bir inancı bir inanca üstün kılma mücadelesi ve bunu yaparken gösterilen tek dayanak “Benim kutsalım budur, seninkinden üstündür, korkmayan kafirdir” teorisi. Yukarıda bahsettiğim haber ise bir grup ateistin, bu anlayışın Avrupa’da kalan, geçmişe oranla daha cılız ama sinsi-bilinçaltı vuruşlu uzantısına yapıştırdığı bir cevaptır. 

Adnan?Hoca’nın internet zaferi!
Gelelim yakın coğrafyaya. Bu bağlamda Ortadoğu’nun durumu çok daha vahim. Ne yazık ki bu topraklarda hoşgörü yerine baskı havası iliklere işlemiş. İslam dünyasına egemen olan şeriat anlayışında baskı ve korku temelli unsurlar o kadar içselleşmiş ki, rejimlerin doğal bir uzantısı olarak bireylerin üzerinde etkisini gösteriyor. Peki ya Türkiye? Çevresine kıyasla daha iyi bir konumda ama yeterli mi? Bu ülkede Sivas’ta aydınlar katledildi, “Yaşasın şeriat, Muhammed’in ordusu kafirlerin korkusu!” sloganlarıyla. Bu ülkede bir düşünür, Turan Dursun, din ve Müslümanlık üzerine yazdıklarından dolayı İslamcı bir örgütün anlayışına göre “suçlu ve günahkâr” bulundu ve kurşunlandı. Bu ülkede düne kadar, Ramazan’da oruç tutmadığı için şiddete maruz kalan gençleri gördük. Bunlara benzer daha birçok örnek verebiliriz. Halbuki günümüz dünyası, “kutsal” uğruna baskı uygulamanın “caiz” olduğu değil de, kimsenin “kutsal”larının (eğer varsa tabii) savaşmadığı, hoşgörünün hakim olduğu bir dünya olsa daha iyi olmaz mı?
Yazıyı başladığım gibi Dawkins’le bitirmem uygun olur heralde. Yakın zamanda hoşgörü yoksunu anlayışın, şiddet içermeyen-internet versiyonunu yaşadık hatırlarsanız. İlk denemelerinde “dine hakaret” gerekçesiyle Dawkins’in “Tanrı Yanılgısı” kitabını yasaklatmayı başaramayan “ultra-mega bilimsel” Adnan Hoca cemaati, iki ay önce bu sefer “kişilik haklarına saldırı” gerekçesiyle Dawkins’in internet sitesine Türkiye’den erişimi engelletmeyi başarmıştı. Siteye girildiğinde tüm dünyanın halen gördüğü şey şu: Gururla dalgalanan Türk bayrağı ve yanında koca koca yazan “Banned in Turkey /Türkiye’de yasaklanmıştır!” ibaresi. Adeta şaka gibi! Tabii hiç de küçük olmayan bir kitlenin “Sen misin Tanrı’yı öldüren İngiliz, al sana bakalım!” dediğini duyar gibiyim...

TOLGA BAĞCI
Kopenhag Üni., Fizik, yüksek lisans


ETİKETLER:

haber

http://www.radikal.com.tr/9077409077405

YORUMLAR
(5 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Kuran'da ne diyor? - vakanüvis

89 - Onlar, küfür işledikleri gibi, sizin de küfür işleyip kendileriyle bir olmanızı arzu ettiler. Onun için, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirlerse onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün Onlardan ne bir dost, ne de bir yardımcı edinmeyin. (Nisa) Bu ayeti nasıl yorumlamalı acaba.

çok mu korktular sn.fettah buhara - abarakandi

eğer DELİL konusuna girerseniz bu site teknik anlamda KAPASİTE sınırlarını zorlayacak duruma gelebilir.

Çok Korktular - fth90

Dawkins evrim teorisinin hiç bir delili olmadığını en iyi bilen kişi.Bu yüzden çok büyük telaş içinde .Yaratılışı savunan bilim adamları her gün artıyor bu yüzden büyük panik içindeler ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar.

İlahi dinler barış sevgi içerir - Goky

Başta İslamiyet olmak üzere tüm ilahi dinler barış ve sevgi içerir. Kuran'da insan öldürmek yasaklanmıştır. Insanın zayıf yaratıldığı, öfekelenebileceği, fakat öfkesini yenmesinin gerektiği Kuran'da anlatılır. Allah'ın varlığını inkar ederek sadece devekuşu misali tehlikeye gözümüzü kapamış oluruz. Bu sonucu değiştirmez elbette. Allah inancı olmadan yaşamak asıl sıkıntı vericidir, ne için yaşadığını bilmeden, insana ve ruha değer vermeden umarsızca bir yaşam yaşamak çok can sıkıcıdır. Bu insanlarla hayvanları birbirinden ayıran noktadır, hayvan gibi yaşamak değil, insan gibi yaşamak için dünyaya geldik. O zaman görevimizi yerine getirelim. Çevremizde bu kadar Allah'ın nimeti varken, şükür etmemek ahmaklık değilde nedir? Sevgiler

İSLAM TERÖRÜ LANETLER - izmirli78

Terörün kaynağı kesinlikle ilahi bir din değildir, özellikle İslam'da teröre yer yoktur. İslam dininin kaynağı olan Kuran'da ve başta Peygamberimiz Hz. Muhammed olmak üzere tüm Müslüman yöneticilerin uygulamalarında bu gerçek tüm açıklığıyla ortaya çıkmaktadır. Bilindiği gibi, asırlardır dünyanın farklı bölgelerinde çeşitli terör eylemleri gerçekleştirilmektedir. Her biri farklı gruplar tarafından ve farklı amaçlarla yapılan bu eylemler kimi zaman komünist bir örgüt, kimi zaman faşizan bir grup, kimi zaman da radikal ya da ayrılıkçı çevreler tarafından üstlenilmektedir. Amerika gibi ülkeler sık sık ırkçı ve marjinal terör grupları tarafından gerçekleştirilen saldırılara hedef olurken, Avrupa ülkelerinde, çeşitli terörist gruplar tarafından şiddet eylemleri düzenlenmektedir. Yunanistan'da 17 Kasım, Almanya'da RAF, İspanya'da ETA, yine Almanya'da neo-Naziler, İtalya'da Kızıl Tugaylar ve daha pek çok örgüt terör ve şiddet yöntemiyle seslerini duyurmaya çalışmakta, hiçbir suçu olmayan, savunmasız insanları vahşice katletmektedirler.