14 maddede Bülent Erkoç'tan Bülent Ersoy'a bir Diva hikayesi

14 maddede Bülent Erkoç'tan Bülent Ersoy'a bir Diva hikayesi
14 maddede Bülent Erkoç'tan Bülent Ersoy'a bir Diva hikayesi
Herkesin genelde bir doğum günü olur. Ancak Türk müziğinin Divası Bülent Ersoy'un iki doğum günü var. Bugün 14 Nisan, Bülent Ersoy'un 1981'de başlayan yeni hayatının yıl dönümü. Bu özel günde bizi sesiyle mest eden Ersoy'un hikayesini 14 maddelik bir listeyle anıyoruz.
Haber: Oktay Volkan Alkaya - oktay.alkaya@radikal.com.tr / Arşivi

O yaptığı her şeyle, attığı her adımla adından bahsettirmeyi başarmayı bilen Türk müziğinin gelmiş geçmiş en efsane isimlerinden biri; O Bülent Erkoç... Evet yanlış yazmadık Bülent Erkoç'tan bahsediyoruz, Müjdat Gezen'in kendisine verdiği Ersoy soyadı Diva'nın tek bilinmeyeni değil. Onun hayatında yeni nesilin bilmediği o kadar çok nokta var ki... İşte size 14 maddede Bülent Erkoç'tan Bülent Ersoy'a bir Diva hikayesi!


1. Fıstıkağacı'nda bir gazino ve...

9 Haziran 1952'de Bülent Erkoç adıyla doğdu, Türk müziğinin Divası. Özel müzik dersleriyle başlayan hayatında daha çocuk yaşlarında sesinin gücünü hissettirmişti. İstanbul Konservatuarında gördüğü eğitim süresince pek çok üstattan dersler alan Erkoç, ilk defa sahneye Fıstıkağacı'ndaki Özlem Aile Gazinosunda çıktı. Sonrasında Oya Düğün Salonu olarak anılacak olan bu mekanda sesini duyurduğunda Bülent Erkoç henüz 18 yaşındaydı ve sene 1970'ti.

2. İlk ödül ilk 45'lik

Bir sene içerisinde ilk önce katıldığı Sunar Konser Bürosunun açtığı ses yarışmasında birinci olup büyük para ödülünü kazanan Erkoç, hemen ertesinde assolist olarak çalışmaya başlamıştı. Sene 1971 olduğunda ise; Lüzûm Kalmadı-Neye Yarar Gelişin adlı ilk 45'liği ile müzik raflarında yerini almıştı.

3. Maksim ve 'Ersoy'laşan hayat

1974'te Maksim Gazinosu'nda sahneye çıkmaya başlayan Bülent Erkoç, uzun plak çalışması olan "Tuti-i Mucizeyi Guyem Ne Dersem Lâf Değil" adlı eserle rekorlar kıran satış rakamlarına ulaştı. Bir anda Fahrettin Aslan'ın Maksim'deki assolisti olan Erkoç, bu yıllarda sunuculuk yapan Müjdat Gezen tarafından Bülent Ersoy olarak anıldı ve Diva'nın adı da bu şekilde kullanılmaya başlandı: Bülent Ersoy

4. Müzeyyen Senar'ın veliahtı

Bülent Ersoy sanat hayatı boyunca müziği ve duruşuyla bir Müzeyyen Senar ekolü temsilcisi oldu. TRT için syaısız Klasik Türk Müziği şarkısını seslendiren Ersoy, Pop ve Arabesk gibi müzik akımlarının müzik piyasalarını esir aldığı bir dönemde "Tut-î Mucize-I Gûyan" albümüyle, 70'li yıllarda Klasik Türk Müziğine adeta bir zafer yaşatmıştı.

5. Ah o 80'li yıllar

70'li yıllar Bülent Ersoy'un hangi kadınla evleneceği üzerine tahminlerle geçerken, 80'li yıllar Bülent Ersoy için bir kimlik değişimi ve ardından gelen yasaklarla geçti. Yıllarca sağlıklı bir erkek olarak tanınan Bülent Ersoy, kadın olmaya karar vermişti.

1980 Ağustos'unda İzmir Fuarında gelen tezahüratlar üzerine göğüslerini açan ve bunun üzerine İzmir Cumhuriyet Savcılığı tarafından hakkında soruşturma açılan Ersoy hemen ardından Eylül ayında bir hakime hakaret edince tutuklanarak Buca cezaevine hapis yatmak durumunda kalmıştı. Ama Bülent Ersoy için yasak ve cezalarla başlayan 80'li yılların çilesi henüz yeni başlamıştı...

6. Yeni hayat yeni dertler

Cezasının bitmesinin ardından Bülent Ersoy, 14 Nisan 1981'de Londra'da geçirdiği cinsiyet değiştirme ameliyatıyla kadın oldu. Böylelikle 14 Nisan Bülent Ersoy'un ikinci doğum günü olarak bilindi. Ancak Türkiye cinsiyet değişikliğini tanımıyordu. 1983'te Danıştay, Bülent Ersoy'un hukuken erkek olduğuna ve gazinolarda ancak erkek kıyafeti ile sahneye çıkabileceğine karar verdi. 12 Eylül darbesi sonrası Haziran 1981'de travesti ve transseksüel sanatçılarla birlikte sahne yasağı aldı. 8 yıl süren sahne yasağı süresince Ersoy, sinema filmleriyle kariyerini ayakta tutmaya çalıştı.

7. Sinema

Aslında Bülent Ersoy'un ilk sinema filmi 70'li yıllarda çekilmişti. 1976 tarihli "Sıralardaki Heyecan" adlı filmde ilk kez kamera karşısına geçen Ersoy, 77 ve 78'de Ölmeyen Şarkı ve İşte Bizim Hikayemiz ile yeni filmlere de imza atmıştı. Ancak Sinema Bülent Ersoy için 80'li yıllarda daha çok anlam kazanmıştı. Sahne yasağı vardı ve ayakta durması için tek çıkış yolu sinema filmleriydi. 1980 yılında Beddua ile başlayan film serilerinde Ersoy pek çok filmde rol aldı.

8. Pembe nüfus kağıdı

Bülent Ersoy'un 'Pembe nüfus kağıdı' alması için bekleyerek geçtiği yılların sonunda darbe yönetimi yerini politikacılara bıraktığında mümkün olabildi. Sahne yasağını da kaldıran dönemin başbakanı Turgut Özal'ın öncülüğünde 1988'de çıkartılan, cinsiyet değiştirmeye izin veren kanun sayesinde Bülent Ersoy, resmen kadın olarak tanındı.


9. 90'larda muhteşem dönüş!

Yasağın kalkmasından sonra art arda konserlerle sahnelere dönen Bülent Ersoy, 80'li yıllarda çıkarttığı ancak sahnede okuma fırsatı bulamadığı albümlerindeki şarkıları doya doya izleyicileriyle paylaşma fırsatı buldu. 1992'de "çıkan Ablan Kurban Olsun Sana", 1993'te çıkan Sefam Olsun" ve 1997'de çıkan "Maazallah" adlı albümleri satış rekorları kırdı ve özellikle bu albümlerindeki şarkıları adeta fenomen oldu.

10. İlklerin sanatçısı

1980 yılında London Palladium'da ve 1983 yılında Madison Square Garden'da sahne alan ilk Türk sanatçısı olan Ersoy, Olympia'da elli kişilik orkestrasıyla 1997'de dört saatlik bir konser vererek yine bir ilke imza attı. 30'dan fazla albüme imza atan Ersoy'un geniş entervalli ve yüksek volümlü sesi, Japonya'da ses laboratuvarlarında yapılan testler sonucu "yüzde yüz kusursuz" bulundu ve 1997 yılında "Uluslararası Montu Merid Müzik Doktoru" unvanıyla ödüllendirildi.

11. Tv Şovları

90'lı yıllar Bülent Ersoy için başka bir kulvarın da kapısını aralamıştı. 1995'te bir yıl süren Bülent Ersoy Show'un ardından 2000'li yıllarda çeşitli ses yarışması programlarında jürilik yine Bülent Ersoy'un kariyerine eklediği diğer başarılar oldu. 2013'te yeniden ekranlara dönen Bülent Ersoy Show ve Popstar Alaturka gibi yarışmalar son dönemlerde Ersoy'un sansasyon konuşmalarıyla çalkalandı.

12. Taklit edilmeye doyum olunmayan isim

Bülent Ersoy aynı zamanda Türkiye'de en çok taklidi yapılan sanatçıların başında gelir. Çok ünlü taklit ustaları Bülent Ersoy'u taklit etmek için adeta birbirleriyle yarışırlar. Yavuz Seçkin, Ata Demirer bu konuda öne çıkan isimler olarak bilinse de Türkiye'de taklit yapan hemen hemen her performans sanatçısı bir kez olsun Bülent Ersoy'u canlandırdı.

13. Kıyafetleri

Bülent Ersoy, özellikle televizyon ekranlarında taşıdığı kıyafetlerle çok konuşulan bir isim olmayı her daim başarmış bir sanatçı. Türk müziğinin divasının her kıyafeti adeta ayrı bir kostüm, ayrı bir tekstil kültü.

14. "Babla Türkçesi"

Bülent Abla yani kısaca "Babla" olarak anılan Bülent Ersoy'un aynı zamanda eski Türkçe ile harmanladığı konuşma şekli de kendisinin en önemli karakteristik özellikleri arasında yer aldı. Özellikle "Fevkaladenin fevkinde" sözü hala Türk Dil Kurumu tarafından araştırılmaktadır...