15 adımda Türkiye'nin Eurovision macerasındaki kilometre taşları

15 adımda Türkiye'nin Eurovision macerasındaki kilometre taşları
15 adımda Türkiye'nin Eurovision macerasındaki kilometre taşları
Eurovision her zaman Türkiye'nin bir milli meselesi olmuştur. Eurovision Türk insanı için Avrupalılara karşı kendini bir ıspatlama fırsatı, bir mücadele arenası olarak benimsenmiştir. Peki bu 30'u yılı aşkın mücadelede neler yaşamıştır, neler gelmiştir başına? İşte 15 adımda Türkiye'nin Eurovision macerasındaki kilometre taşları!
Haber: Oktay Volkan Alkaya - oktay.alkaya@radikal.com.tr / Arşivi

Yeri geldi sıfır çektik, yeri geldi elemeleri bile geçemedik, gün oldu sonuncu olduk ama 1. olmasını da başardık çok şükür. Türkiye 'nin 30 yıllık mill mücadelesi Eurovision'da nice sanatçımızı Avrupalıların en zalim arenasında kurban verdik. Baltık ülkelerinin komşuculuk ilişkileriyle saç baş yoldurduğu, Rusların sovyet rejiminin ekmeğini yediği, gurbetçilerimizin ülkemizi kurtarmak için telefon başında sabahladığı yıllar gördük geçirdik. Birinci de olduk sonuncu da olduk, elemeleri geçemediğimiz, kendi isteğimizle çekildiğimiz de oldu. Ama bu iş burada bitmedi. Türkiye önümüzdeki Eurovision yarışmasında yeniden kendisini gösterecek. Peki uzun süredir katılmadığımız bu yarışmada şu güne kadar neler yaşadık? İşte size 15 adımda Türkiye'nin Eurovision macerasındaki kilometre taşları!


1. Seninle 3 Puan pardon 1 dakika...


Sene 1975, Semiha Yankı Türkiye adına Eurovision sahnesine adım atan ilk sanatçı oluyor. Bu Semiha Yankı için küçük ama Türkiye için büyük bir adım oluyor çünkü 30 yıldan fazla sürecek bir milli mücadele başlıyor! Zalım Avrupalılar sadece 3 puanla Semiha Yankı'yı Türkiye'ye geri uğurluyorlar ve Türkiye bu olayın şokuyla 2 sene Eurovision'a katılamıyor. "Seninle bir dakika" şarkısı ilk hüsranımız oluyor.

2. Sevince daha kötü oluyor!



Sene 1978, Türkiye "Ya nasip" diyerek 2. Eurovision denemesine yelken açıyor. Nilüfer ve Grup Nazar çıkıyor sahneye, "Sevince" adlı şarkıyı söylüyorlar. Sonuç ilk denememizden de beter oluyor. Sadece 2 puan alabilen Türkiye, Eurovision'da yine hüsran yaşıyor. Bunun ardından 1979'da "Seviyorum" adlı bir şarkıyla yarışmaya katılmaya teşebbüs eden Türkiye, yarışmadan çekilerek 70'li yıllara nokta koyuyor.

3. Gözünü sevdiğimin petrolü!



Ve sene oluyor 1980, Ajda Pekkan çıkıyor sahneye ve Türkiye topladığı 23 puanla, 15 sırada yer alarak kendi rekorunu kırıyor! Petrol Türkiye'ye doğru düzgün puan getiren ilk şarkı olarak tarihe geçiyor

4. "0" pera!



Opera şarkısı Eurovision tarihinde Türkiye'nin ilk büyük kabusu oluyor. Sıfır çekiyoruz sıfır! Çetin Alp'in 1983'te seslendirdiği şarkı, toplumsal hafızamızda kapanmayan yaralar açıyor.

5. Halay etkisi


Henüz Mahmut Tuncer'in halayın patentini almadığı 1984'te; Beş Yıl Önce, On Yıl Sonra grubunun seslendirdiği Halay şarkısı, Türkiye'nin o zamana kadar aldığı en iyi dereceyi getiriyor ve 12. sıraya 37 puanla uzanıyor ülkemiz. Bunun ardından ise MFÖ ile iddialı bir Eurovision girişimi yapılsa da Halay'ı geçemiyor MFÖ'nün "Diday diday day" şarkısı.

6. Halley'le ilk 10'a!



Sene 1986, Candar Erçetin'in de içinde yer aldığı Seyyal Taner ve Grup Lokomotif, "Halley" şarkısıyla 53 puan topluyor ve 9. olarak ülke çapında bir coşkuyo sebep oluyor!

7. Sevgi sevmek, bunlarla olmuyor arkadaş!


Türkiye'nin daha önce sevmek kelimesiyle yaşadığı hüsranlardan dersini almayan Seyyal Taner, 1987'de "Şarkım Sevgi Üstüne" diyor ve Türk milletine Viyana Kuşatmasından bu yana yaşanan en büyük hüsranı yaşatıyor. 22. olarak gelmiş geçmiş en kötü dereceyi alan Seyyal Taner, "0" puan kabusunu ikinci kez milletimize yaşatıyor!

8. Tutun Timur Ağabeyi!



Ertesi sene MFÖ ile 37 puan toplayan Türkiye, 1989'da Pan grubunu Timur Selçuk önderliğinde Eurovision'a gönderiyor ve olanlar oluyor. Timur Ağabey'in break dans yapan ilk orkestra şefi olarak tarihe geçtiği yarışmada ülkemiz sadece 5 puan alarak 21. oluyor!

9. Beşinci mevsimde gelen rekor!



1996 yılına kadar Türkiye Eurovision'da 16. sıradan yukarısını göremiyor. Kayahanlar, İzeller, Arzu Ece'ler çare olmuyor bu hüsranlara. 1996'da Şebnem Paker, "Beşinci Mevsim" şarkısıyla Türkiye'nin Eurovision rekorunu kırıyor ve 57 puan topluyor. Derece olarak ise ancak 12. olabilen Paker'in Eurovision macerası ise burada bitmiyor...

10. "Dinle" Avrupa geliyoruz!



Ve sene 1997, Şebnem Paker Türkiye'nin en zorlu milli mücadelelerinden birinde ülkemize ilk büyük başarıyı getiriyor. Bugün bile hala Eurovision tarihinin tüm ülkeler klasmanında gelmiş geçmiş en iyi şarkılardan biri olarak gösterilen "Dinle" şarkısıyla çıkıyor Şebnem Paker sahneye ve tam 121 puan topluyor! Çekişmeli bir yarışmanın sonunda 3. olabilen Paker aynı zamanda Türkiye adına üst üste 2 kez yarışmaya katılan ilk ve tek isim olarak tarihe geçiyor.

11. Bekleme dönmez...



Ertesi yıl yine kötü bir sonuç alan Türkiye 90'lı yılları Tuba Önal ve Grup Mistik'le kapatıyor. 1999'da "Dön Artık" şarkısıyla 16. olan ve ancak 21 puan toplayabilen Türkiye 2002 yılına kadar, Şebnem Paker'in elde ettiği başarıyı bir türlü tekrar edemiyor.

12. Galatasaray, Milli Takım ve Sertab Erener!



Türkiye milenyuma 1071'i aratmayan zaferlerle giriş yapıyor. Önce Galatasaray'ın UEFA kupası zaferi, ardından milli takımın Dünya Kupası'ndaki 3.lüğü ve derken 2003'te Sertab Erener çıkıyor Eurovision sahnesine rekorları alt üst ediyor! 167 puan toplayan Sertab Erener, Türkiye'nin 30 yıla yakın hasretini dindiriyor! 1. olan Türkiye'de halk sokaklara dökülüyor, "Everyway That I Can" ilk defa tüm sözleri İngilizce olan bir şarkı olarak Türkiye'ye zaferi getiren parça oluyor!

13. 4 Real!



"For Real" şarkısı Türkiye'nin 2004'te ikinci kez tamamı İngilizce olan bir şarkıyla katıldığı çalışma oluyor. Athena grubunun seslendirdiği şarkı Türkiye'ye kendi evinde Eurovision tarihindeki hala kırılamayan rekor puanı getiriyor. Tam 195 puan toplayan Athena, ancak 4. olabildiği yarışmada Türkiye'ye iyi bir derece kazandırıyor.

14. Rimi rimi ney?



Türkiye'ye son döneminin en kötü sonucunu getiren Gülseren'in "Rimi rimi ley" şarkısı, 92 puanla 13. olarak Türkiye'nin kabus yıllarını hatırlatan bir performans çıkartıyor. Sonraki yıllar ise Rimi Rimi Ley'in açtığı yarayı kapatmakla geçiyor adeta. Siberl Tüzün 11., Kenan Doğulu 4., Mor ve Ötesi 7. ve Hadise ancak 4. olabilerek son yıllarda Türkiye'yi en azından zirveyi kovalayan bir ülke yapıyorlar.

15. Şerefli ikincilik



2010 yılında ise Manga, 170 puan toplayarak 2. oluyor "We could be the same" şarkısıyla. Bu sonuç Türkiye'nin son 5 yılda aldığı en iyi sonuç oluyor çünkü ertesi sene Yüksek Sadakat, biraz çalıntı kokan "Live it up" şarkısıyla elemeleri geçemiyor!

Bonus: Son Eurovisioncu



2012 yılında Türkiye'yi en son Can Bonomo temsil ediyor ve aslında iyi bir performans gösterdiği yarışmada ancak 112 puan toplayabiliyor. 7. olduğu yarışmada büyük bir hüsran yaşayan Türkiye o gün Eurovision'a tövbe ediyor ve bir daha da katılmıyor.