18 Maddede altın hakkında her şey

18 Maddede altın hakkında her şey
18 Maddede altın hakkında her şey
Ekonomiye her daim yön veren bir maddedir altın. İlk çağlardan bu yana geçerliliğini korumuş en önemli yatırım aracıdır. Peki nedir altını bu kadar önemli kılan, en nihayetinde taş gibi toprak gibi bir madde olan bu değerli maden, nasıl bu kadar özel olmayı başarabilmiştir? İşte size insanlık tarihine yön veren bir maden olan altın hakkında bilmedikleriniz!
Haber: Oktay Volkan Alkaya - oktay.alkaya@radikal.com.tr / Arşivi

Sürekli gündemde yer bulur kendisine altın. Fiyatı değişir, gramajı değişir haber olur. Başka hiç bir madenin ekonomik dengesi bu kadar önem taşımaz. Kaçımız biliriz bugün kurşunun değeri düşse? Ama çeyrek altında yaşanacak en ufak bir düşüş bile bir şekilde önümüze haber olarak gelir. Peki nedir bu altın, neden bu kadar önemlidir? Size altının insanlık tarihindeki serüvenini anlattığımız bu listede, altın hakkında belki de daha önce bilmediğiniz bir çok şeyi öğreneceksiniz.

1. Altının keşfi

 

 
Yapılan kazılardan alınan sonuçlarda altın madeninin ilk olarak M.Ö. 4000 yıllarında doğu Avrupa'da bilinçli olarak çıkartıldığı düşünülür. Bundan önceki tarihlerle ilişkili bulgular ilginç bir şekilde altının sıradan bir madde olarak kullanıldığını gösterir. Doğu Avrupa'daki bazı kabilelerin altını bilinçli olarak çıkartıp, çeşitli dayanıklı eşyalar yapmak için kullanması M.Ö. 4000 yıllarına rastlar ki, bu hesaba göre insanlık olarak altınla münasebetimiz 6000 yıl civarında!



2. Para olarak altın kullanımı


Her ne kadar parayı Lidyalılar keşfetmiş olsa da, ticari olarak ilk değer kazandığı yer M.Ö. 3000 civarında Mısır olarak düşünülür. Söz konusu dönemin Mısır'ında bugün kullandığımız modern bir para birimi şeklinde olmasa da, ticarete dayalı sistemde malların değeri altın üzerinden belirlenmekteydi. Mısır'da takip eden çağlarda özellikle firavunların altına olan düşkünlüğü, Mısır medeniyetinin tarihine de yön verdiğini biliyoruz. Altın kaplı tabutlar, altın dolu hazine odaları yıllarca definecilerin hedefinde olmuştur. Yakın bir zamana kadar, dedektörü kapan Sahra çölünün yolunu tutuyordu!


3. Altını üstünde taşıyan ilk medeniyet



M.Ö. 1000 civarında Güney Amerika'da bugün Peru olarak bildiğimiz bölgede yaşayan antik uygarlıklar bulunmaktaydı. Bu uygarlıklar altını bir takı olarak kullanmaya başlayan ilk insanlar olarak bilinmekte. Bu insanlar muhtemelen altından "beşi bir yerde" yapmıyordu ya da düğünlerde çeyrek altın takmıyorlardı ama altına yeni bir değer kazandırdıkları kesindi.

4. Yasal para birimi olarak altın



Çin tarihine baktığımızda M.Ö. 1000 civarında altının devlet ticaretinde belirleyici unsur olduğu görülmektedir. Devletin yasal para birimi altın olarak ilk defa Çin'de belirlenmiş olan altın, bugün hala merkez bankamızda işlem gören bir kur konumunda!

5. Paranın keşfi ve altın



M.Ö. 550 yıllarında bugün bozuk para olarak tabir ettiğimiz, sikke biçiminde altınlar "para" olarak tanımlanmış ve tüm ticaret bu sikkelerin birim adedi üzerinden alınıp satılmasına bağlanmıştır. Altın ile paranın birbirine eşitlendiği bu dönemde, bir sikkenin birden fazla sikkeyi temsil ettiği (1 bozuk paranın 5 kuruş olması gibi) bir sistem yoktu. Sonrasında altının diğer tüm madenlerden üstün görülmesi sebebiyle, bir sikkenin birden fazla birim sikkeye eşit olabilmesinin önü, farklı bir madenin tercih edilmesiyle açılmıştır. Kesin olan bir şey var ki bugün bozuk paralarımız hala altın olsa, banknotun yüzüne bakan olmazdı.


6. Peki ama neden başka bir maden değil de altın?



Altın en nihayetinde bir gariban element. 118 farklı element arasından neden altını seçmiş insanoğlu? Elbette tutup da "Neden cıva değil de altın?" demiyoruz. Ancak
altına benzer olabilecek; demir, bakır, alüminyum, kurşun gibi seçenekler varken insanların altına olan bu düşkünlüğü neden? Bilim insanlarına göre dünyada para olarak kullanılabilecek 8 element bulunuyor; platinyum, paladyum, rodyum, iridyum, osmiyum , rutenyum , gümüş ve altın. Bu elementlerin ortak noktası zor bulunmaları. Ayrıca gümüş ve altın dışındakiler ortalama 1700 santigrat üstünde bir sıcaklıkta eriyor. Yani misal platinyumu seçmiş olsaydık, para formuna dönüştürmek çok zor olacaktır. Gümüş de bildiğiniz üzere açık havada çok kolay kararma özelliğine sahip. Elimiz mahkum tek seçeneğimiz altın.

7. Peki altına değer veren özellikleri nedir?



Altın öncelikle kimyasal açıdan ilginçlikler taşımaz. Saftır. Durgun özelliklere sahip bir madendir. Kimyasal açıdan bozulmalar göstermez, paslanmaz ve işlenmesi de zor değildir. Bakır dışında tüm metaller griye çalan tonlara sahipken, altının ise parlak sarı rengiyle kolay ayırt edilmekte olması bir başka tercih sebebi. "E o zaman bakır da kullanabilirdik." demeyin, çünkü bakırın rengi nemle temas ettiğinde yeşile dönüyor.

8. Altının yeniden keşfi



Amerika kıtasının keşfedilmesi, aynı zamanda altının da yeniden keşfedilmesi manasına gelir. İlk maceracıların Avrupa'ya getirdiği altın takı örnekleri, batı dünyasının gözünü döndürünce M.S. 16. yüzyılın hemen başında İspanya kralı Ferdinand "Bana altın getirin!" diyerek yüzlerce filo gemiyi okyanusun karşı yakasına göndermiştir. Altın arama adı altında yapılan bu seferlerde Amerika yerli nüfusunun korkunç bir katliama uğraması da açgözlülüğün bedeli olsa gerek...

9. Altın fiyatlarının sabitlenmesi



Isaac Newton M.S. 18. yüzyılda iki yüzyıl sürecek şekilde altın fiyatlarını Londra darphanesinde sabitlemiştir. Keşke Newton yattığı yerden kalksa da bir ayarlama daha yapsa, düğünde çeyrek altın takacakların da yüreğine su serpilse...

10. Altına hücum



M.S. 19. yüzyılın hemen başlarında Kuzey Amerika'da genci yaşlısı binlerce insan maden ocaklarına ve dere yataklarına altın aramaya gitti. Gidiş o gidiş, ondan sonra bir daha durmadı Amerikalılar. Her yana hücum ettiler, süper güç oldular.


11. Roosvelt'in altınla imtihanı



1933'te ABD başkanı Roosvelt, altın-dolar değişimini durdurdu. Yetmedi Amerikan halkından tüm sahip oldukları altınları teslim etmelerini talep etti. Yetmedi altına günlük fiyatlar belirledi. O da yetmeyince altın fiyatlarını ons başına 35 dolar olarak sabitledi. Altın 1930'larda ABD'de milli bir mesele haline gelmişti. Büyük buhranı bildiniz mi?

12. Teknoloji ve altın



Yine 1930'larda Western Electic "Alaşım #1" adını verdikleri bir formülü devreye soktu. Tüm telekomünikasyon cihazlarında %69 oranında altın kullanmaya başladı. %31'lik kısımda ise gümüş ve platinyum kullanıyorlardı. Yaklaşık kırk yıl sonra, 1968'de Intel, altın devrelerle bağlı bir mikroçipi piyasaya sürdüğünde artık altın teknolojinin her yerine ulaşmıştı. Bugün bazı uyanık eskiciler, eski bilgisayar ve telefonları sırf altın elde etmek için kullanmaktalar. Hurdalığınızda yarım altın yatıyor olabilir bizden söylemesi.

13. Altın bizim içimizde



Altın her yerde, hatta içimizde bile bulunan bir elementtir. Yapılan incelemelere göre vücudumuzun milyarda yüzlük kısmı altın. Yani eğer 80 kilo biriyseniz, size önce maşallah dedikten sonra vücudunuzda 80 mg altın olduğunu söyleyebiliriz.

14. Dünyada ne kadar altın var?



Dünyada toplam 49.000 ton işlenebilir altın rezervi var. Durun! Dedektörlerinizi sakince yere bırakın, çünkü bu 49.000 ton altın öyle pamuk tarlası gibi öbek öbek değil. Bugün bir kazı yapmaya kalksanız bir ton kayadan sadece 5 mg altın edebilirsiniz. İşte altını çok değerli kılan faktörlerden biri de bu. Yani öyle toprağı eşelemekle bulunacak türden bir maden değil altın.

15. Kim ne kadar altın üretiyor?


Dünyadaki 49.000 ton altının %65'ini Çin, Güney Afrika, ABD, Avustralya ve Endonezya gibi ülkeler çıkartıyor. Bunlar arasında Çin 370 tonluk bir oranda birinci sırada yer alırken, ABD ancak 230 ton altın üretebiliyor. Türkiye ise işlenebilir altın rezervi bakımından metal bazında 840 tonluk bir değere sahip. Türkiye bu değerli madenden 2005 yılında 5 tonluk bir üretim yapabilirken, 2010'da 17 ton ve üstünde altın üretmeye başlamış! Bunun anlamı kuyumcuya gittik mi daha kolay yarım altın bulabileceğiz değil elbette. Ama gelişen üretim potansiyeli, önümüzdeki yıllarda Türkiye'yi dünyadaki ilk 15 üretici arasına sokabilecek gibi gözükmekte.

16. Kimler altın takıyor?



Ülke olarak altın üretiminde gelişmekte olan bir ülke olmamıza karşın takı üretiminde zirvede yer alıyoruz. Misal ABD takı olarak 220 ton altın üretiyor, Türkiye ise 303 ton. Çin bile 257 ton altın takı üretiyor. Bu konuda haklı olduğu tartışılır gururumuzu yaşayabiliriz ancak Hindistan 695 tonluk altın takı üretimiyle hepimizin ağzını açık bırakıyor.

17. Peki gerçekte kimin ne kadar altını var?



8000 tondan fazla altın rezerviyle ABD dünyanın zirvesinde yer alırken, 3395 ton rezerve sahip Almanya 2. sırada. Altın üretiminde başı çeken Çin'in ise 1054 tonluk bir rezervi bulunmakta.

18. "Altın"dan kalkılamayacak bir konu: arz-talep


Altın arz-talep dengesinden en çok etkilenen madenlerin başında geliyor, çünkü para ile çok sıcak bir teması var. 2001 yılı başında 260 dolardan işlem gören 1 ons altın, 11 Eylül'de gerçekleştirilen saldırılardan sonra birden 1.921 dolara fırlamıştır. Bugün hala daha 2001 yılı başındaki değerlere döndürülemeyen altın insanlık tarihindeki yolculuğuna inişlerle ve çıkışlarla devam edeceğe benziyor.