6 başlıkta dizisi gelmeden önce Sex Criminals ile ilgili bilmeniz gerekenler

6 başlıkta dizisi gelmeden önce Sex Criminals ile ilgili bilmeniz gerekenler
6 başlıkta dizisi gelmeden önce Sex Criminals ile ilgili bilmeniz gerekenler
Ha geldi ha geliyor derken, Sex Criminals'ın dizi olacağı kesinleşti. Henüz tarihi belli değil ama, eli kulağındadır dersek yanlış olmaz. İşte Sex Criminals'ın dizisi gelmeden önce seriyle ilgili bilmeniz gerekenler... / Yiğitcan Erdoğan

Çizgi roman, çok garip bir sanat dalı gerçekten. Çoğu zaman ekseriyetle sinematik olarak adlandırılır ve pek çok defa da sinema sektörü oradan çıkacak hikayelere bel bağlar yeni hitleri için; ama aslında belki de sinemaya en uzak anlatım tekniklerini ve özellikleri barındırır içinde. Sadece iç monologların su gibi akmasından, panel yerleşiminin toplamda büyük bir hikaye anlatmasından falan söz etmiyorum. Çizilerek gösterilen şeylerin, gerçek insanlarla yapılan bir tasvirin ulaşamayacağı bir havası vardır.

Sex Criminals da, vaktiyle Alan Moore’un Watchmen için söylediği gibi bir çizgi roman olarak gören bir şey; ama geçenlerde duyurduk, dizisi geliyor işte. E madem öyle, madem büyük ihtimalle gelecek sene Suzie ve Jon’un maceralarını kara ekranda göreceğiz, dedik ki TIME tarafından 2013’ün en iyi çizgi romanı seçilen; Image Comics’in kudretli yelpazesi içerisinde özel bir yere sahip olan bu işi detaylarıyla ele alalım. Neymiş, ne değilmiş bir bakmak isterseniz, buyurun; altı başlıkta dizisi gelmeden önce Sex Criminals hakkında bilmeniz gerekenler.

 

1. Matt Fraction

Çizgi romanlarda çoğu zaman olduğu gibi burada da ilk selamı yazara çakmak gerekiyor. Matt Fraction, bir on sene sonra dönüp baktığımızda efsaneler arasındaki yerini almış olabilecek bir yazar. Henüz daha kırk yaşında olmasına rağmen dört tane Eisner ödülü var ve bunları sırasıyla Spider-Man, Iron Man, Hawkeye ve Sex Criminals ile aldı. Bundan bir yedi sene önce ilk çıkışını yaptığında zaten büyük bir yıldız olabileceği öngörülüyordu; Hawkeye ve Sex Criminals ile birlikte o eşiği fırladı ve geçti.

Ama bunu Sex Criminals’da çok net hissediyorsunuz zaten. Sex Criminals’ın yazım kalitesi cidden de hiç sektirmiyor. İlk sayısından itibaren neredeyse her sayfa dibine kadar alıntılanabilecek sözler, sizi durup “ulan harbiden” diye düşündürtecek aforizmalarla dolu. Hikayesi yer yer kağıt üzerinde çok garip noktalara gitmesine rağmen hiçbir zaman inandırıcılığını ve sürükleyiciliğini kaybetmiyor. Daha da önemlisi, kullandığı dördüncü duvarsız anlatım tekniği, otomatikman sizi karakterlere yaklaştırıyor ister istemez.

 

2. Chip Zdarsky

Fraction’ı yeterince övdüysek, o hâlde ikinci selamımızı da serinin çizeri Chip Zdarsky’ye çakabiliriz. Şimdi durum şu; bunu daha önce de söylemiştim, çizgi romanlarda deneysel çizim tarzlarına pek gelemiyorum. Benim için kafamdaki ‘benchmark’ net bir şekilde Jim Lee ve sanırım biraz haksız bir şekilde her çizgi romanın öyle gözükmesini istiyorum. İstiyor-dum, diyeyim, zira Zdarsky benim için bunun kırıldığı noktalardan biri oldu.

Zdarsky’nin çok akışkan ve renklendirmeleri şahane bir şekilde yapılmış tarzı; Sex Criminals’a o kadar iyi oturuyor ki ondan başka her kim gelirse gelsin, isterse Salvador Dali kalkıp Sex Criminals çizmeye başlasın bundan daha iyi bir şey çıkartamazdı ortaya. Her şeyden önce, Zdarsky’nin çizimlerinde harika bir ifadecilik var. Tüm karakterlerin duyguları oturup kalkışlarından; ufak mimiklerine kadar dışarıya yansıyor. Bu da inanılmaz faydalı bir şey, zira Sex Criminals her şeyden ötesinde hisle ilgileniyor.

 

3. Seks

Ama ortada bir seks var. Eserin ismi Sex Criminals iken başka bir şeyden söz etmemiz mümkün değil zaten. O hâlde sorun şu; bu kitabı çoluğa çocuğa okutabilir miyiz, annemiz bunu okuduğumuzu görse açıklama yapabilir miyiz, sevgilimiz elimizde bu kitapla bassa kendimizi kötü hisseder miyiz? Tek tek cevaplayayım, hayır; kitap çok net bir şekilde belli bir yaşın üzerine hitap ediyor, hayır, çünkü annelere Sex Criminals diye bir kitabın açıklaması yapılmaz ve hayır, kötü hissetmenize gerek yok çünkü bu pornografik bir eser değil.

Belli bir yaşın üzerine hitap etmesi tamamen üzerine konuştuğu konunun -yani seksin- haliyle biraz ağır olması. Daha doğrusu şöyle diyelim; Sex Criminals bu konuyu biraz olgun tarafından ele alıyor. “Haha pompa” demekten ileri gidemeyen kimseye öneremem bu kitabı; çünkü asıl yaptığı şey seksin toplumdaki yeri; toplumun sekse bakış açısı ve bireyler arasındaki ilişkilerde seksin belirleyici yönüyle ilgili kelimeler sarf etmek.

 

4. Komedi

Ve bunu yaparken de komik olmak. Zaten orgazm olduklarında zamanı durdurabilen bir çiftten söz ediyoruz, bu bile komik değil mi? Fraction ve Zdarsky’nin bu noktada şahane bir ortaklıkları var. Zdarsky’nin ifadeye çok müsait çizim tarzı, Fraction’ın nokta atışı esprileri üzerinden harika yer buluyor kendisine. Çizgi roman okurken gülmek tabii ki şaşırtıcı bır şey değil; ama birkaç noktada insanın hakikaten yerlere yuvarlanası dahi geliyor. Burada yine övgüyü özel bir noktaya taşımak zorunda hissediyorum kendimi; hiçbir zaman komedi “haha pompa” seviyesinde de olmuyor.

Komediyi daha çok çocuksu masumiyetlerden, ikili ilişkilerden, karakter zaafiyetlerinden ve ağırlıklı olarak da dördüncü duvarı kırdığı meta anlardan çıkartıyor. Dördüncü duvar kırılıp, ana karakterler sizinle konuştuğunda bazı noktalarda bunun farkında olarak araya espriler sıkıştırabiliyorlar; ya da bazen sahnelerde Fraction bizzat araya girip müdahale edebiliyor. Bazen de yokluktan mizah çıkartıyorlar; Fat Bottomed Girls’in lisansını alamadıkları zaman üstüne koydukları notlar gibi!

 

5. Drama

Ama Sex Criminals silme bir komedi işi değil. Öyle de olamazdı zaten. Çünkü dedim ya, yer yer çok olgun materyallerle ilgileniyor. E bunların arasından da bir drama çıkıyor ister istemez. Bu noktada Fraction ve Zdarsky bunları çoğunlukla bir veya öteki şekilde bir mizahla çözmeye çalışıyorlar. Neredeyse tamamen drama yaratan problemleri yine seks, toplumun sekse bakış açısı ve bireyler arasındaki ilişkilerde seksin yeri üzerine.

Çok olgun bir şekilde anlatıyorlar bunları ve belki de yine o olgunluğun getirdiği bir kudretle sonunu bir gülücükle bağlıyorlar. Buna verebileceğim en iyi örnek, Suzie’nin ev arkadaşı Rachel’a yapılan ve kaba tabirle date rape olarak geçen o iğrenç davranışın öcünü aldığı sahne. Suzie mastürbasyon yapıyor, zamanı durduruyor ve derste oturmakta olan öküz herifin önünde ot içip, sigara dalını masasının altına bırakıyor. Zaman tekrar akmaya başlayınca olanlar olayın vehametine rağmen sizi gülümsetebiliyor ki; bu da bir yazar olarak büyük bir başarı ifade ediyor zaten.

 

6. İnsan

Geldik son, ama belki de en önemli başlığa. Sex Criminals’ın merkezinde ne seks, ne komedi, ne de drama var aslında. Sex Criminals merkezine çok harika bir şekilde portrelenmiş karakterlerini yerleştiriyor. Evet, Sex Police diyebileceğimiz karakterler görece biraz daha iki boyutlular; ama Suzie ve Jon’un o kadar çok boyutu var ki; yan karakterlerin biraz tekdüze olması gözünüze hiç mi hiç batmıyor.

Daha ilk sayıdan Suzie ve Jon ile ilgili çok mahrem diyebileceğiniz şeyleri öğrendiğiniz için karakterleri hızlıca tanıyorsunuz. Buna rağmen Fraction ve Zdarsky sizi zaman ilerledikçe şaşırtmaktan da geri kalmıyorlar. Öğrendiklerinizin bazıları sizi iyi anlamda ters köşe yapıyor ve bazen ikili zaman zaman Amerikan pop kültüründe yeri derin olan “bir ilişkide daha az haksız olan kişi kadındır” arketipine kayıp düşüyorlar; ama genel itibariyle çok iyi bir kazı çalışması yapıyorsunuz karakterlere; gittikçe daha derine iniyor ve orada altın buluyorsunuz. Böylece hem Suzie’yi, hem de Jon’u daha yakından tanıyorsunuz ve onların maceraları size daha anlamlı gelmeye başlıyor…