7 maddede illüzyonun babası Houdini

7 maddede illüzyonun babası Houdini
7 maddede illüzyonun babası Houdini
Antik çağlarda büyücüler, sonrasında sihirbazlar ve günümüzde illüzyonistler... İmkansız sanılanı başarabilenler insanlık tarihinde her zaman ilgi çekmiştir. Bu gösteri türünün de gelmiş geçmiş en büyük üstadı Harry Houdini'dir. Bugün efsane ismin dünyaya geldiği gün. İllüzyonun doğum günü kutlu olsun!
Haber: Oktay Volkan Alkaya - oktay.alkaya@radikal.com.tr / Arşivi

Dünyanın en cesur insanları denince akla hep savaşçılar ve sporcular gelir. Ancak bir grup insan var ki, gerçekten dünyada kimsenin cesaret edemediği işlerin altına imza atmışlardır. Günümüzde gelişen teknolojinin yardımıyla çok daha güvenli bir şekilde gerçekleştirilebilen gösteriler, bir zamanlar canını ortaya koyan illüzyonistler sayesinde ortaya çıkmıştır. David Copperfield'a kadar uzanan süreçte pek çok illüzyon sanatçısı, çıkış noktası olarak Houdini'yi kabul eder ve üstat olarak kendisini görürler.

Bugün Harry Houdini'nin doğum günü. Bir anlamda modern illüzyonun da doğum günü diyebiliriz. Hayretler uyandıran gösteri sanatlarını "hokus pokus" kapsamından çıkartıp, birer cesaret gösterisine çeviren Houdini'nin hayatını ve başarılarını sizler için derledik...

1. Trapezle başlayan bir ömür

Harry Houdini, Macaristan'dan ABD'ye göç eden bir hahamın oğlu olarak dünyaya geldiğinde sene 1874'tü. 24 Mart'ta doğan Houdini, pek bilinmeyen bir özelliği olarak çalışma hayatına trapez olarak adım attı.

2. Erken yaşta gelen evlilik

Houdini 1894'te ömür boyu sürecek bir evliliğe imza attı. Wilhelmina Rahner , yani bilinen adıyla Beatrice Houdini ile evlendi. Bu düzenli hayat, Houdini'nin gösterileri için her daim disiplinli ve dikkatli olmasını sağlayarak aynı çağda gösteriler yapan diğer sanatçıların önüne geçmesini sağlamıştı.

3. 26 yaşında dünya çapında şöhret!

Sene 1900'lere geldiğinde Houdini; zincir, kelepçe, ip, asma kilit ve çeşitli tuzaklardan kurtulduğu gösterileriyle dünya çapında ün yapmıştı. Ansiklopedilerde adını geçirmeyi başaran Houdini, gelmiş geçmiş en şöhretli gösteri sanatçısı olma yolunda önemli mesafeler aşmıştı.

26 gifle beynimizin oynamayı en çok sevdiği oyun : Perspektif!

4. Kaçan adam

Houdini kendisine büyük şöhreti getiren gösterilerinde hep kilitlendiği yerlerden kaçmayı başarıyordu.

Bu görüntülerden de anlaşılacağı üzere Houdini'nin kaçışları toplum tarafından ilgiyle izleniyor ve günümüzdeki televizyon şovlarından çok daha büyük sansasyon yaratıyordu. Çünkü ortada en ufak bir hile bile yoktu. Houdini'nin en büyük özelliği de buydu. Gösterileri tamamen gerçekti ama illüzyon olarak tanımlanıyordu ve kimse yaptığı şeylerin sırrını bilmiyordu.

5. Perde yok!

Houdini'yi diğer illüzyonist ve sahne sanatçılarından ayıran en önemli özelliği herhangi bir şekilde aldatmaca öğesi kullanmamasıydı. Klişe olan perde kullanımı Houdini'nin gösterilerinde yoktu. Halkın gözü önünde tüm çıplaklığıyla gösterisini yapıyordu. Bunlar arasında en meşhuru 1918 yılında New York hipodromunda herkesin gözü önünde Jenny adlı bir fili yok etmesi yer alır ki bu gösterinin sırrı hala muammadır. Zamanında yayınlanan bazı makakaleler bu gösterinin sırrını deşifre etmeye çalışsa da bahsedilen şekilde gösterinin yapılıp yapılmadığı bilinmemekte ve gerçekçi bulunmamaktadır.

Renkler hakkında bilmediğimiz 15 şey

6. Film yıldızı

Houdini 1923 yılına kadar beş farklı sessiz filmde rol aldı. Bu filmlerde kameraların da yardımıyla pek çok yeni gösteriyi ortaya koyma fırsatı oldu. Bunların arasında en meşhuru, bir uçaktan diğerine atladığı "The Grim Game" adlı filmidir.

7. Ruhçuluk ve ölümü

Houdini kariyerinin son yıllarını ölüm ötesiyle ilgili şov yapan medyumlarla uğraşarak geçirmişti. Medyumların halkı kandırdığını ortaya koymak için pek çok çalışma yapan Houdini, bir yandan da bu konuyla ilgili kendi şovunu hazırlamaya çalışıyordu. Houdini aynı zamanda çok iyi bir vücut geliştiriciydi. Özellikle karın kasları çok gelişmişti. Gösterilerindeki başarısını da güçlü vücuduna borçluydu. Bu özelliği garip bir şekilde onun sonunu da getirecekti.

22 Ekim 1926´da Houdini, Montreal´de Princess Tiyatrosu´nda gösteri yapacaktı, aynı gün McGill Üniversitesi´nde Ruhçuluk üzerine bir konferans vermişti. Akşama doğru soyunma odasındaki yatakta yatarken üniversiteden genç bir boksör geldi. Houdini´nin mide kaslarının çok güçlü olduğunu duymuştu; gerçekten de böyle gösterileri vardı, vurulan yumrukların gücü ne olursa olsun dayanabiliyordu. Genç boksör bunu denemek istiyordu ve Houdini kabul edince boksör onu yumruklamaya başladı. Oysa Houdini gösterilerden önce uzun bir hazırlık yapıyor ve mide kaslarını adeta kitleyebiliyordu. O gün yeterince konsantre olmamıştı ama daha da kötüsü apandisitinin patladığını bilmiyordu. Yumrukların ardından gösteriye çıkmaya hazırlanırken birden fenalaştı ve hemen hastaneye kaldırıldı. Bu kez ölümden kaçamayacaktı, son kaçışını başaramadı ve hastanede ölüme yenik düştü. 30 yıldır yanından ayrılmayan karısı Bess´e söylediği son sözler ilginçti; "Eğer bir yol varsa, muhakkak geri dönecek ve seninle ilişki kuracağım." demişti. Büyük "Hayalet Avcısı" 31 Ekim 1926´da iç kanama ve zehirlenme nedeniyle öldü. Ölümü büyük üzüntü yarattı, on yıldır başkanlığını yaptığı Amerikan Sihirbazlar Birliği onun için özel bir mezar hazırladı. Houdini, yaşamını mesleği için feda etmişti, bugüne kadar hiçbir ünlü sihirbaz onun kadar yetenekli değildi, onun kadar çalışmadı ve başarılı olamadı. Kaçışlarının çoğunun sırrı hala bilinmemektedir.

Yıllar sonra hazırlanan bir belgesel Houdini'nin ölümüne yol açan yumruğu birebir şekilde canlandırmayı başarmıştır. Görüntülerdeki şekilde bir yumruk Houdini'nin ölümüne sebep olmuştu. Houdini anısına yıllarca pek çok film ve dizi projesisi gerçekleştirildi. Adı pek çok yapımda geçti ve her zaman bir üstat olarak anıldı. Houdini'nin hakkında yapılan son dizi projesinde Adrien Brody rol aldı ve History Channel'da yayınlandı. Mini bir seri olan Houdini, büyük beğeni topladı.